Periyodik tabloda 2. periyot 6A grubunda bulunur ve atom numarası 7’dir. Bir ametaldir. Normal şartlarda, elementin iki atomu birbirine bağlanarak (O2) çok soluk ve mavi renkte, kokusuz, tatsız, diatomik yapıdaki dioksijen gazını oluşturur.

Adı, Fransızca oxygène “Lavoisier’ye göre asitlerin oluşumuna yol açan kimyasal gaz” sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1787 Antoine de Lavoisier, Fr. kimyacı.)

Keşfi

Oksijen Carl Wilhelm Scheele tarafından 1773 yılında veya daha erken yıllarda Uppsala’da ve Joseph Priestley tarafından 1774 yılında Wiltshire’da keşfedilmiştir. Fakat öncelik genellikle Priestley’e verilir çünkü onun çalışması daha önce yayınlanmıştır. Oksijen ismi, bu elementle yaptığı deneylerle o zamanlar popüler olan korozyon ve yanma ile ilgili filojiston teorisinin gözden düşmesine sebep olan Antoine Lavoisier tarafından 1777 yılında türetilmiştir.

Genel özelikleri

Oksijeni periyodik tablodaki kalkojen grubu elementlerin üyesidir ve neredeyse tüm elementler ile kolayca bileşik oluşturabilecek, büyük ölçüde reaktif olan bir elementtir. Güçlü bir oksidanttır ve tüm elementler içinde ikinci en yüksek elektronegatifliğe sahiptir (yalnızca folar daha yüksek elektronegatifliğe sahiptir).

Hidrojen ve helyumdan sonra evrende en bol bulunan elementtir.Serbest oksijen, sudan oksijen elde etmek için Güneş ışığını kullanan bazı fotosentetik organizmalar olmadan Dünya üzerinde bulunamayacak derecede fazla reaktiftir. Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8’ini oluşturur.

Suyun kütlesinin %88’i oksijendir, bu yüzden canlı organizmaların kütlesinin büyük bir kısmını oluşturur. Organizmadaki hem organik (proteinler, yağlar ve karbonhidratlar) hem de inorganik (dış iskelet, dişler ve kemikler) neredeyse tüm ana moleküllerin yapısında oksijen bulunur. Element halindeki oksijeni; siyanobakteriler, Algler, bitkiler üretir ve tüm kompleks yaşam biçimlerindeki canlılar hücresel solunumda kullanır.

Oksijenin başka bir formu (allotrop) Ozon (O3), biyosferin morötesi radyasyondan korunmasına yüksek irtifadaki ozon tabakası yardımcı olur, ancak yeryüzüne yakın yerlerde hava kirliliğinin yan ürünü olarak çevreyi kirletici özelliği de bulunmaktadır. Daha yüksekte alçak Dünya yörüngesi irtifasında kayda değer miktarda atomik oksijen bulunur ve uzay araçlarında erozyona neden olur.

Oksijen, sıvılaştırılmış havanın ayrımsal damıtılmasıyla, zeolitlerin basınç salınım adsorpsiyonu ile kullanılarak oksijenin havadan ayrılarak yoğunlaştırılmasıyla, suyun elektroliziyle ve diğer yollarla endüstriyel olarak üretilir. Oksijenin kullanım alanları arasında çelik, plastik ve tekstil üretimi; roket yakıtı; oksijen terapisi; ve hava taşıtlarında, denizaltılarda, insanlı uzay uçuş programlarında ve dalgıçlıkta yaşam destek üniteleridir.