Endoplazmik retikulum, hücrede hücre zarı ile çekirdek arasında madde taşıyan ince kanalcıklardır.

1945 yılında Porter, elektron mikroskobu ile yaptığı çalışmalarda, hücre sitoplazmasının dantel şeklinde bir ağ manzarası görünümünde olduğunu saptamıştır. Bu ağ yapı hücrenin ektoplazmasında görülmediği için Porter ve arkadaşları buna endoplazmik retikulum (plazma içi ağı) adını vermişlerdir. Yapılan daha derin çalışmalar endoplazmik retikulum’un sitoplazmada bulunan bir koful sistemi olduğu ve bu sistemin bir zarla çevrilmiş olduğu saptanmıştır. Endoplazmik matriks ise koful sisteminin dışında yani kofullar arasında kalan alanı doldurur. Endoplazmik retikulum ,golgi aygıtı ve lizozomun oluşturduğu yapıya endoplazmik vakoul sistemi adı verilir.

Endoplazmik retikulumun zarı 50-60 A° kadardır. Kalınlığı hücre zarından az olduğu halde aynı yapıyı gösterir. İki koyu ve arasında açık renk tabakadan yapılmıştır. Bu zar sistemin yüz genişliği bazı dokularda ölçülmüştür. Endoplazmik retikulumu kargoya benzetebiliriz. Hücre içi ve dışı taşımayı sağlar. Aynı zamanda bazı hücreleri depolar, üzerinde genellikle ribozomlar bulunur. Üzerinde ribozom olanlar granüllü endoplazmik retikulum, ribozom olmayanlar granülsüz endoplazmik retikulum adını alır.

Granüllü endoplazmik retikulum

Endoplazmik retikulum ağsı yapısı üzerinde ribozom taşıyan tiplerine ‘granüllü endoplazmik retikulum’ denir. Bu tip endoplazmik retikulumlar protein sentezinde görevlidirler. Sentezledikleri proteinleri golgi cisimciğine taşırlar. Protein sentezinde görevli olan hücrelerde daha fazla görülürler.

Granülsüz endoplazmik retikulum

Granülsüz endoplazmik retikulumlar lipid sentezinde görevli hücrelerde bulunurlar. Membran üzerinde ribozomlar bulunmaz. Bir nevi paketleme görevi üstlenirler. Bu organel aynı zamanda hücrenin bir nevi damarı olarak kullanılır ve bazı maddelerin hücre içinde dağılmasını sağlar. Bir çok metabolik reaksiyonda, karaciğerdeki metabolik reaksiyonlarda, steroid yapılı hormonların sentezinde, fosfolipid sentezinde, lipid transportunda, karaciğerdeki metabolik reaksiyonlarda, kas hücrelerinde Ca depolayarak -sarkoplazmik retikulum- kasılmada görev alır. Kas hücrelerinde bulunan tiplerine sarkoplazmik retikulum adı verilir.

Özellikleri ve Yapısı

  • Neredeyse bütün ökaryot hücrelerde bulunur (alyuvarlar hariç).
  • Hücre zarından başlayıp çekirdek zarına kadar uzanır.
  • Hücre içi kanallardan ve keseciklerden oluşan bir sistemdir.
  • Hücre bölünmesi sırasında eriyerek kaybolur ve bölünme tamamlandığında ise yeniden yapılır.
  • Bazılarının üzerinde ribozomlar bulunur, bazılarında bulunmaz.

Görevleri

  • Genel anlamda hücreye destek olur.
  • Hücre çekirdeğinin belirli bir bölgede sabit kalmasını sağlar.
  • Asidik-bazik tepkimelerin birbirinden ayrılmasını ve hücre içerisinde maddelerin taşınmasını sağlar.
  • Ribozomlarda üretilen proteinler paketlenerek küçük keseler halinde Golgi aygıtına gönderilir.
  • Yağ moleküllerini sentezler.
  • İlaç ve alkollerin zehirleyici etkilerinin yok eder.
  • Karaciğer hücrelerinde depolanan glikojenin glikoza parçalanmasında görev alır.
  • Steroit yapılı bazı hormonların sentezinde görev alır.