Golgi aygıtı veya cisimciği, bir hücre organelidir. Çekirdeğe uzak sentriyolün civarında bulunan kanalcık ve kesecik sistemidir.

Granülsüz endoplazmik retikuluma benzer, yani üzerinde ribozom yoktur. Golgi aygıtı, salgı yapan hücrelerde ve sinir hücrelerinde iyi gelişmiştir. Alyuvar, sperm ve bakteri gibi hücrelerde bulunmaz. Golgi aygıtı lizozomların zarını oluşturur.

Keşfi

Oldukça büyük boyutundan dolayı, golgi aygıtı keşfedilip ayrıntılarıyla incelenen ilk organellerden biridir. Bu aygıt ilk defa 1897 yılında İtalyan tabip Camillo Golgi tarafından sinir sistemi üzerinde yapılan bir inceleme sonucu keşfedilmiştir. Bu organeli kendi mikroskobunda ilk keşfinde yapıyı apparato reticolare interno (Türkçe: dahili ağsı aygıt) olarak adlandırdı. Bu yapının adı, keşfinden 1 yıl sonra Camillo Golgi’nin soyadıyla yeniden adlandırıldı. Ancak bazıları ilk başlarda keşiften şüphe duydu, bu yapının aslında sadece Golgi’nin gözlem tekniğinden kaynaklanan bir optik yanılsama olduğu iddia edildi. 20. yüzyılda modern mikroskopların gelişmesiyle keşif doğrulandı.

Görevleri

Golgi aygıtı, lipoprotein, glikoprotein, mukus ve bitkilerde selüloz gibi maddelerin üretilip, salgılanmasını sağlar. Hücre zarı yapımında zar fabrikası gibi çalışır. Gerektiği zaman yağları depolar. Uzun zaman pek önemli bir organel olmadığı gerekçesiyle dikkate alınmayan golgi aygıtı; son zamanlarda hücre zarının özgüllüğünü saptamada önemli görev alması nedeniyle dikkatleri üzerine çekmiştir.

Golgi aygıtının bozulması, salgıların azalmasına neden olur. Örneğin; tükürük bezinden salgılanan tükürüğün azalmasında golgi aygıtı etkilidir. Tükürüğün azalması ağzın kurumasına neden olur.

Mitoz esnasında Golgi aygıtı(cisimciği)

Hayvan hücrelerinde, mitozun başlangıcından sonra ayrışır ve kaybolur. Mitozun telofaz evresi esnasında tekrar ortaya çıkar; ancak bunun nasıl olduğu konusunda hala kesin bir kanıya varılamamıştır.

Yanıltıcı bir şekilde bitkilerin veya mayaların hücrelerindeki golgi aygıtlarının hücre döngüsü boyunca bozulmadan durduğu gözlenmiştir. Bu farklılığın nedeni bilinmemekle birlikte kısmen golgi proteinlerinin farkından kaynaklandığı düşünülmektedir.


Ayrıca bakın;