Mineraller (biyolojik elementler) canlılar tarafından üretilemeyen, su ve besinlerle dışardan hazır olarak alınan inorganik yapılı maddelerdir. Mineraller, kayaçlardaki minerallerin varlığı nedeniyle yaygın olarak kayaçlarla ilişkilidir.  Bu kayalar bir tür mineralden oluşabilir veya farklı fazlara ayrı ayrı ayrılmış iki veya daha fazla farklı mineral türünün bir toplamı olabilir.

Jeoloji ve mineralojide “mineral” terimi genellikle; kimyasal olarak iyi tanımlanmış ve özel bir kristal yapısına sahip olan bileşikleri ifade eder.

Mineral maddelerin sınıflandırılması

İnsan ve hayvan organizmasında varlığı tespit edilebilen çok sayıda mineralden (biyolojik element) 26’sı yaşam için önemlidir. Bunlardan dördü (C, H, O ve N) temel elementler olup canlı organizmaların temel yapı birimlerini oluşturduklarından mineral madde olarak dikkate alınmazlar.

Mineraller vücudumuzda bulunan miktarına göre makro veya mikro elementler olarak ikiye ayrılırlar.Kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, klor, magnezyum ve kükürt makro elementler olarak adlandırılırlar ve C, H, O ve N ile birlikte canlı organizmaların % 99‟undan fazlasını oluştururlar.

Makro mineraller

Vücut dokularında kilogramda/gram olarak bulunan minerallerdir. Vücutdumuzun yapısında en çok bulunan minerallerdir. Bu mineraller; kalsiyum (Ca), fosfor (P), potasyum (K), magnezyum (Mg), sodyum (Na), klor (Cl)‟dur.

Mikro (iz mineraller)

Vücut dokularında kilogramda/miligram olarak bulunan elementlerdir. Vücudumuzun yapısında makro elemetlere göre daha az bulunan mineral sınıfıdır. Bu mineraller; demir (Fe), çinko (Zn), iyot (I), selenyum (Se), bakır (Cu), mangan (Mn)‟ dır.

Minerallerin Önemini ve Fonksiyonları

  • Bitkisel ve hayvansal gıdaların yakılması sonucu külde kalan inorganik maddelerdir.Organizmalar kendi kendine mineral maddeleri üretemediği için besinlerle dışarıdan almak zorundadırlar.
  • Elementler organizmaya gıdalar yanında su ve havadan da alınabilir.
  • Hepsinin belli bir kimyasal sembolü vardır.
  • Mineraller hücrede protein, karbonhidrat, yağ gibiorganik maddelere bağlı olarak bulundukları gibi hücrede tuz hâlinde de (proteinlerde fosfor, enzimlerde metal iyonları vb.) bulunabilirler. Çözünür durumdaki mineral tuzlarının bir kısmı pozitif yüklü katyon, bir kısmı da negatif yüklü anyonlar şeklindedir.
  • Bir değerlikli elementler (Na+, K+, Cl-, I-) gıdalarda çözünebilen tuz formunda, çok değerlikli elementler (Ca+2, Mg+2, Fe+2, Fe+3, P-3 vb) ise organik bileşiklerle kompleks oluştururlar (klorofil, hemoglobin, miyoglobin, kalsiyum kazeinat, B12vitamini vb.)
  • İnsan vücudunun yaklaşık % 15‟i mineral maddelerden oluşur. 70 kg ağırlığındaki bir insanda ortalama 3 kg mineral tuzları vardır. Bunun çoğunluğunu iskelet sistemindeki kalsiyum ve fosfor oluşturur.
  • Mineral maddeler de vitaminler gibi vücutta enerjiye dönüşmezler.
  • Sindirilmeden direkt olarak kana alınırlar.
  • Gıdalardaki mineraller beslenme fizyolojisi yanında gıdanın lezzetini etkilemeleri, birçok enzimin inhibitör ya da aktivatörü olmaları nedeniyle de önemlidirler.
  • İdrar, ter ve dışkı ile dışarı atıldığından mineral içeren besinlerin düzenli olarak vücuda alınması gereklidir.
  • Mineraller kanın ve vücut sıvılarının osmotik basıncı ve pH’ının ayarlanmasında, kas kasılmasında, kanın pıhtılaşmasında ve sinirlere uyarının iletilmesinde önemli role sahiptir.
  • Vücut içindeki birçok enzim, vitamin, hormon ve hemoglobin gibi moleküllerin yapısını oluştururlar. Bunlar demir, fosfor gibi elementlerdir.
  • Kemiklerin ve dişlerin normal olarak gelişmesini sağlarlar. Bunlar için gerekli olan madensel maddeler, kalsiyum, fosfor ve magnezyumdur.
  • Gıdalarda bulunan mineral tuzları vücuda alındıklarında bir kısmı alkali bir kısmı asit özelliği gösterirler. Bu özelliklerinden dolayı vücudun asit-baz dengesi üzerinde etkilidirler. Alkali oluşturan başlıca mineraller kalsiyum, magnezyum, sodyum, potasyum; asit oluşturanlar ise fosfor, klor ve kükürt‟ tür.
  • Vücut çalışmasında bu öğelerin her biri ayrı ayrı görev yaptığı gibi birbirleri ile ilişkili vücuttaki görevleride vardır; demirin kullanılmasında bakırın yardımcı olması gibi.
  • Mineraller şeker, nişasta gibi saflaştırılmış yiyeceklerde bulunmaz.