Periyodik tabloda 2. periyot 7A grubunda bulunur ve atom numarası 9’dir. Bir ametaldir. Kokusu ozonu andıran, soluk sarı renkte, halojenler grubunun ilk elementidir. 1529 yılında Georigius Agricola, kalsiyum florür bileşiğini tanımlamıştır. İlk defa 1886 yılında Henri Moissan tarafından saf olarak elde edilmiştir.

Flor adını akan anlamına gelen Latince “fluere” kelimesinden almıştır. Halojenler içinde en küçük atom yarıçapına sahip olan flor elementidir. Dolayısıyla elektronegatifliği en yüksek olan ve en iyi yükseltgende flor elementidir. Flor çok aktif olduğundan soygazlar hariç tüm elementlerle doğrudan reaksiyon verebilir.

Doğada Bulunuşu

 

Florun doğada bulunan en önemli bileşiği flüorit (CaF2)’tir. Doğada tek izotopu bulunan 22 element vardır ki flor bunlardan biridir. Flor bunlardan başka kriyolit Na3(AlF6) ve apatit Ca5F(PO4)3 mineralleri hâlinde de bulunur. Ayrıca flor az miktarda da olsa deniz ve bazı kaynak sularında, diş, kemik ve kanda da bulunur

Elde Edilme Yöntemleri

Elementlerin en elektronegatifi olduğundan ve floru yükseltgeyecek başka bir yükseltgeme aracı olmadığından tek elde edilme yöntemi elektrolizdir. Sıvı HF’nin elektroliziyle anotta flor gazı oluşur.

Eritilmiş susuz florürlerin örneğin; KHF2(KF.HF) veya KF.2HF elektroliziylede elde edilir. Florun saf olarak eldesi 1/2 oranında sıcak erimiş KF, HF bileşiklerinin CaF2 katalizörlüğünde elektrolizi ile gerçekleşir. Moisson elektroliz için platin kap kullanmıştır. Bugün Ni, Cu, Mg alaşımları ya da çelik kaplar kullanılmaktadır. Flor bu metallerin yüzeylerinde florürler oluşturarak bu alaşımlara passivite (pasiflik) kazandırır ve yüzeydeki bu ince florür filmi iç kısmı korozyondan korur. Anot olarak grafit çubuklardan yararlanılır. Katot ve anot bir bölme ile birbirinden ayrılmalıdır. Bu yapılmazsa katottaki H2 ile anottaki F2 patlama şeklinde reaksiyona girer.

Özellikleri

Flor açık sarı renkli, keskin kokulu çok tahriş edici bir gazdır. Sıvı hâlde de sarı renklidir. Flor tüm elementlerle hatta O ve N ile bileşik verir. Flor H2O ile atomal hâlde O açığa çıkararak reaksiyona girer. Bilindiği üzere atomal oksijenin var olduğu yerde ozon oluşumu söz konusudur.

En önemli flor bileşiği HF dir. Bu madde elementlerinden patlama şeklinde bir reaksiyonla oluşur.

Yüksek oluşum entalpisinden dolayı HF oluşumu ile 4000 ºC’lik sıcaklık elde edilebilir. Hidrojen ve flor -78 ºC’de herhangi bir reaksiyon olmadan saklanabilir. Fakat katalitik olarak etki eden demir, bakır, nikel gibi elementlerin çok azı bile ortamda bulunmamalıdır. HF suda çok kolay çözünür, sulu çözeltisi florür asidi adını alır. Florür asidi camı şiddetle aşındırdığından dolayı platin, parafin veya polietilen kaplarda saklanır. Teknik florür asidi %40’lıktır (d=1,13g/cm3). Saf sıvı HF ve diğer hidrojen halojen bileşikleri elektriği iletmezler, ancak suda çözündükleri zaman iyonize olur ve elektriği iletir. HF’nin erime noktasının -83,1 ºC ve kaynama noktasının 19,54 ºC olması diğer hidrojen halojenürlere göre çok anormaldir. Bunun nedeni HF moleküllerinin gaz hâlinde (HF)6, (HF)7, (HF)8 molekül grupları şeklinde hidrojen köprüleri ile birbirine bağlı olmalarıdır. Aynı nedenle HF suda çok az çözünür. Yani zayıf bir asittir.

Kullanıldığı Yerler

Florun endüstride kullanılan en önemli polimeri teflon adıyla bilinen politetrafloroetilendir (-CF2-CF2-)n. Teflon, elektrik yalıtımında, yüksek sıcaklığa dayanıklı plastik üretiminde ve mutfak eşyası yapımında (teflon tava vb.) kullanılır.

Flor buzdolabında soğutma işlemlerinde kullanılan freon (CCl2F2) gazı bileşiminde kullanılır. Freon soğutma sistemlerinde amonyak yerine kullanılır. Yakın zamana kadar bu tür kloroflorokarbon (CFC) erime noktasıçok düşük olduğundan spreylerde çözücü olarak kullanılıyordu. Fakat bu gazın ozon tabakasını tahrip edici etkisi sebebiyle endüstride kullanımından vazgeçilmiştir.

Florun en önemli bileşiği olan HF cam ve porselen kaplarda saklanamaz. Çünkü camın hammaddesi olan silise etki eder. Dolayısıyla cam malzemelere şekil verilip, üzerine yazı yazılmasında kullanılır. Element hâlindeki flor yüksek itici gücü nedeniyle roket itici sitemlerinde de denenmektedir. Diş macunlarının içeriğinde bulunan kütlece milyonda bir oranındaki florda diş sağlığı açısında çok önemlidir. Ancak aşırı flor dişlerin kararmasına ve çürümesine yol açar. Yarı iletken yapımında da flor elementi bileşikleri hâlinde kullanılır.

Önemli Bileşikleri

Florürün en önemli bileşiği hidrojen florürdür(HF). Bu madde kendini oluşturan maddelerin kuvvetle reaksiyona girmesiyle patlama şeklinde bir reaksiyonla oluşur. Diğer bir önemli bileşiği olan politetrafloroetilendir. Tetrafluoroetilen eldesinde, hekzaklor etandan başlayarak, 1,2 diklor, 1-1, 2-2 tetrafluor etan elde edilir. Bu da çinko ile reaksiyona sokulursa tetrafluoretilen elde edilir. Tetrafluoretileni kloroformdan başlayarak da elde etmek mümkündür. Elde edilen tetrafluoretilen, yüksek sıcaklıkta peroksidin katalitik etkisiyle polimerize edilir. Renksiz kokusuz yanıcı olmayan, temas ettiği metalleri paslandırmayan bir gaz türü olan Freon ise -30 ºC’lik kaynama noktası 180/200ºC’lik erime noktası ile soğutma sistemlerinde kullanılır. Çevreye zarar veren ve vermeyen türleri vardır. Sık kullanılan freon gazı R404 gazı olarak da bilinir. Sıvı yakıtlı roketlerde yakıcı ve yanıcı sıvı tankları olmak üzere iki kısım vardır. Flor (F2) sıvı hâlde yakıcı tankta bulunur. Tank içinde saklanan sıvı hidrojen ile patlama şeklinde reaksiyona girerek 4000ºC’lik sıcaklıklara ulaşılmasını sağlar.