Gerçek anlam, sözcükler tek başına kullanıldığında ifade ettiği anlamdır. Gerçek anlam, temel anlam ile yan anlamların bileşkesidir. Bir sözcüğün mecaz olmayan tüm anlamlarını kapsar.

Örneğin; tatlı sözcüğü Türkçede “şekerli” anlamına gelen bir sıfattır ve bu anlam sözcüğün temel, yani birinci anlamıdır. Bu anlamdan “tatlı yiyecek” anlamında “tatlı” ismi türemiştir ve sözcüğün yan anlamlarından birini oluşturmuştur. Zamanla bu sözcük insanlar ya da hayvanlar için “sevimli” anlamında mecaz olarak kullanılmaya başlanmıştır:

  • “Tatlı” sözcüğünün tek başına kullanımında ifade ettiği anlam; şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek
    • Bu kadar tatlı elmayı daha önce yememiştim. (gerçek ve temel anlam)
    • Anne! Akşama kadayıf tatlısı yap da yiyelim. (gerçek ve yan anlam)
    • Ne kadar da tatlı bi çocuk. (mecaz anlam)
  • “İnce” sözcüğünün aklımıza gelen ilk anlamı; dar olan, kalınlığı az olandır.
    • Üzerinde ince bir gömlek vardı. (gerçek ve temel anlam)
    • Uzun ve ince bir adamdı. (gerçek ve yan anlam)
    • Bu kadar ince hesap yapanı görmedim. (mecaz anlam)

Fiillerin de gerçek ve mecaz anlamları olabilir:

  • Koskocaman bina alev alev yandı. (gerçek ve temel anlam)
  • Bu yaz güneşte çok iyi yandım. (gerçek ve yan anlam)
  • Bu durum ortaya çıkarsa ikimiz de yanarız. (mecaz anlam)
  • Su topu akıntıya kapılarak gözden kayboldu. (gerçek)
  • Bilgisayar oyunlarına kapılarak derslerini ihmal etmeye başladı. (mecaz)