A vitamini; embriyo gelişmesi, büyüme, görme, üreme, kan yapımı, bağışıklık sistemi ve doku hücresi farklılaşmasında gerekli bir vitamindir.  Isıya dayanıklı bir vitamin olup suda çözünmez ancak yağ da erir, emilimi için safra asitlerine ihtiyaç vardır.

A vitami açısından yeterli beslenen bir birey günlük ihtiyacın 10 katı kadar A vitamini alırsa zehirlenir, belirtileri; baş ağrısı, baş dönmesi, kusma şeklindedir. Çok fazla miktarda tüketildiğindeyse; karaciğerde büyüme, eklemlerde ağrı, baş ağrısı, kuru ve pul pul dökülen deri, kusma ve iştah kaybı, uzun kemiklerde kalınlaşma, saç dökülmesi, deride sararma, sinir sisteminde hasar ve doğumsal bozukluklar gözlenebilir.

Hayvansal kaynaklı vitamindir; karaciğer, balık yağı, süt, tereyağı, yumurta gibi besinlerde, bitkisel kaynaklardan ise; beta karoten gibi karotenoidleri alınıp bunlar karaciğerinizde A vitaminine dönüştürülür.

Görevleri

  • Vücudun hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin oluşumunda yardımcıdır.
  • Kemik dokusunun ve üreme sisteminin gelişiminde yardımcıdır.
  • Gözlerinizin karanlıkta normal olarak görmesine ve alacakaranlığa alışmasına yardım eder.
  • Epitel doku (bağırsak, deri vb.) yapımı, gelişimi ve korunmasında görev alır.
  • Solunum ve üreme sistemi ile sindirim sisteminde; ağız, mide ve ince bağırsakların ve idrar yollarındaki deri ve dokuların sağlıklı bir şekilde devamlılığını sağlayarak, enfeksiyonlara karşı korur.
  • Karotenoid formları bir antioksidan olarak çalışırlar ve çeşitli kanser türleri ile yaşlanmaya bağlı hastalıklara karşı koruyucu etki gösterebilirler.

Yetersizliğinde

  • Epitel dokuların (derinin kuru ve pütürlü bir durumda olması, gözdeki epitel dokunun bozulması, kuruması ve koruyucu tabakanın kaybı) bozulması.
  • Bağışıklık sisteminin bozulması nedeniyle enfeksiyon hastalıklarına yakalanma sıklığının artması.
  • Sindirim organlarında da kendini göstermekte ve mide yaraları oluşabilmektedir.
  • Çocuklarda normal büyüme ve gelişme sağlanamamaktadır. Özellikle çocuklarda sık görülen enfeksiyon hastalıkları, vücut direncinin düşük olması büyümede gerilik konusunun önemini ortaya çıkarmaktadır.

Ayrıca Bakınız;