Bilimsel yöntem; özellikle fen bilimlerinde yeni bir bilgi edinmek amacıyla kullanılan ve deneyci bir yaklaşıma sahip bilgi edinme yöntemidir. Bu yöntemle bilim insanları zaman içersinde bilgilerin toplanması ile evrendek olayların doğru ve güvenilir bir şekilde betimlemeyi, anlamayı amaçlar. Bu yöntemi kullanan bilim insanları 17. yy’dan itibaren bilimin gelişmesini şekillendirmiştir.

Yöntem en basit haliyle aşağıdaki şekilde özetlenir;

  1. Evrende gerçekleşen bir olay zaman içerisinde gözlemlenir.
  2. Gerçekleşen bu olaya ait, gözlemler ile tutarlı ancak kesin olmayan, deneysen bir açıklama getirilir. (Hipotez oluşturulur.)
  3. Gözlenen olay ile açıklama karşılaştırılır.
  4. Açıklamalar deneylerle veya ek gözlemlerle test edilir. Alınan sonuçlar ışığında hipotezde gerekli değişiklikler yapılır.
  5. Eğer deney ile gözlenen olay arasında bir tutarlılık olmazsa 3. ve 4. adımlar tekrarlanarak olay anlaşılmaya çalışılır eğer tutarlılık sağlanırsa hipotez artık gözlemlerin açıklanabilip yeni akıl yürütmelerin yapılabileceği bir kuram haline gelir

Böylece bir olayı açıklayan kolay anlaşılır ve tutarlı bir önermeler grubu oluşturulur.

Farklı Görüşler

Bilim felsefesinin önemli isimlerinden olan Paul Feyerabend, bilimsel yöntemiş genelleştirilmesi ve tek geçerli yöntem olarak mutlaklaştırılmasını eleştirmekte, bunun kuramsal ve felsefi olarak temellendirilemez olduğunu öne sürmüştür. Bu görüşlerini açıkladığı “Yönteme Hayır” adlı eserinde bu şekilde mutlaklaştırılan bilimsel yöntem anlaşıyının yanlış olduğunu hem bilim tarihi içinden örneklerle göstermiş, hem de gözlem, deney, önerme, hipotez, kuram gibi terimlerin kendi eleştirisine uygun anlamlarını belirtmiştir.