Korona virüsü, görüntüsü

Virüsler, DNA ya da RNA içeren, hücre içi ve dışı durumda bulunabilen yapılardır. Ayrıca  hücre yapısı bulunmayan ve tek başlarına metabolik aktiviteleri bulunmayan (başka bir canlıya muhtaç) enfeksiyon etmenleri olarak da tanımlanabilir. Hayvanlardan ve bitkilerden, bakterilerin ve arkelerin de içinde bulunduğu mikroorganizmalara kadar her türlü canlıya bulaşabilirler. Latince’den gelen vīrus kelimesi zehir anlamına gelmektedir.

Genel özellikleri

Virüsler mutlak hücre içi parazitidir. Bir hücrenin içerisine girdiğinde hücre içi dönemi başlar ve bu dönemde virüs çoğalır. Virüs genomu yapılır ve virüs kılıfını oluşturan moleküller sentezlenir. Bir virüs genomu bir hücreye girip de çoğalırsa bu olay enfeksiyon olarak adlandırılır. Virüslerin çoğaldığı hücre artık enfekte olmuştur.

Virüslerin çoğalma (replikasyonu) aşamaları;

 

  1. Tutunma: Virüs konak hücre yüzeyine tutunur.
  2. Penetrasyon: Virüs genetik materyali hücre içerisine aktarılır. Kapsit hücre dışında kalır.
  3. Replikasyon (Eşleme): Virüs genetik materyali bakteri DNA’sı ile birleşerek
    kendini kopyalar.
  4. Sentez: Konak hücre içerisinde yeni virüsün parçaları sentezlenir.
  5. Birleştirme: Sentezlenen parçalar konak hücrede birleştirilir.
  6. Serbest Kalma: Oluşan virüsler konak hücreyi parçalayarak serbest kalır ve diğer hücreleri enfekte ederek parazitik yaşamlarına devam ederler.

Virüs konukçunun metabolizmasını kendi çoğalmasını sağlayacak şekilde yönlendirir. Bu nedenle virüsler hem hastalık ajanı hem de kalıtım ajanıdır. Hastalık ajanı oldukları zaman virüsler hücre içine girer ve hücre içerisinde zararlı değişimlere neden olurlar. Sonuç olarak konak hücre fonksiyonu durur ve hücre ölür.

Katılım ajanı olduklarında ise hücre içine girer ve genetik değişiklikleri başlatır ancak bu değişiklikler genellikle zararlı değildir bazen yararlı bile olabilir. Bu açıdan virüsler günümüzde genetik mühendisliği çalışmalarında gen aktarılmasında bir aracı olarak kullanılabilmektedir.

Sınıflandırılması

Virüslerin sınıflandırılmasında kullanılan yaygın bir yöntem yoktur. Kullanılan sınıflandırma kriterleri diğer mikroorganizmalarda kullanılanlardan farklıdır. Virüslerin enfekte ettikleri konak hücre çeşidi (bitki/hayvan vb.), virüs simetrisi (kübik, helikal,kompleks), virüs kimyasal yapısı (zarflı, zarfsız) ve virüs nükleik asidinin çeşidi (DNA veya RNA, çift iplikli veya tek iplikli oluşu) sınıflandırmada bir kriter olarak kullanılabilir.

Yapıları

Virüsler 20-300 nanometre boyutlarında olduğundan normal mikroskopla görülemez ancak elektron mikroskobu ile görülebilir. Elektron mikroskopları 1.000.000 kattan daha fazla görüntü büyütmeyi sağlar. Elektron mikroskobu ile yapılan incelemeler sonucunda gözlenenlere göre virüsler yapısal olarak aşağıdaki kısımlardan oluşmaktadır:

Nükleik Asit: Genetik materyal olarak yapılarında bir tane nükleik asit bulunur (ya DNA ya da RNA). Virüs nükleik asitlerinin bazıları tek iplikli bazıları ise çift iplikli olup doğrusal, halkasal veya parçacıklar şeklindedir.

Kapsid: Nükleik asidi olumsuz etkilerden koruyan yapıya kapsid adı verilir. Görevleri arasında;

  • Nükleik asidi dış etkenlerden koruma,
  • Virüsün şeklini sağlama,
  • Hücre dışında yaşama,
  • Yeni hücrelere girmeye olanak sağlama,
  • Virüsün konak hücreye yapışmasını sağlama gibi görevler vardır.
  • Hücre dışında bulunurken virüs protein ile çevrili bir nükleik asit içerir. Bu fazda virüs partikülü virion (nükleik asit + kapsid) olarak da adlandırılır.

Virüs kapsidleri genel olarak üç çeşit morfolojiye sahiptir;

Helikal, kübik ve kompleks yapılı virüslerdir.

Helikal Simetrili Virüsler: Silindirik bir yapıdır. Yapısal birimler bir eksen etrafında heliks olacak şekilde dizilmiştir. Nükleik asit olarak sadece RNA içerir. İnsanlarda enfeksiyon oluşturanlar zarflı yapıdadır; Rabdovirüsler ve Paravirüsler bu helikal simetriye sahiptir.

Kübik Simetrili Virüsler: 20 tane eşkenar üçgen yüzeye sahiptir. Nükleik asit olarak hem DNA hem de RNA bulundurabilir; Adenovirüsler, Picorco virüsler bu yapıya sahiptir.

Kompleks Yapılı Virüsler: Karmaşık yapıya sahiptirler ancak bir tuğlayı andıran görünümdedir; Pox virüsler, Herpes virüsleri kompleks yapılı virüslerdir.

Viral Zarf: Bazı virüslerin dışarısında kapsidide koruyan bir dış örtü mevcuttur. Buna viral zarf veya membran örtü adı verilir.

Virüslerin insanlarda neden olduğu hastalıklardan bazıları

Kuduz

Kedi, köpek, tilki, yarasa gibi bazı hayvanların salyasında bulunur ve genellikle ısırma yoluyla insana bulaşır. Bu hastalığa yol açan virüs sinir sistemine yerleşerek etkisini gösterir. Kuduza karşı en etkili yöntem aşıdır. Sahipsiz başıboş hayvanlar tarafından bir kişi ısırıldığına, hemen yara bol sabunlu su ile yıkanmalı, zaman geçirilmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Gerek duyulduğu takdirde aşı yapılarak, ısıran hayvan 10 gün boyunca gözetim altında tutulmalıdır. Sahipli hayvanlara düzenli olarak kuduz aşısı yapılmalıdır.

Hepatit B

Hepatit hastalığı karaciğer iltihaplanmasıdır. Hepatite yol açan çeşitli virüsler bulunmaktadır. Hepatit B virüsü karaciğerde çoğalır ve karaciğeri tahrip eder, siroz ve karaciğer kanserine sebep olabilir. Bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalığa yakalanan insanların bir kısmı tam olarak iyileşemez ve taşıyıcı olarak kalır. Hepatit B taşıyıcısı olan insanlar hasta değildir ancak hastalık virüsünün yayılmasına neden olurlar.

Ülkemizde yeni doğanlarda Sağlık Bakanlığı tarafından rutin hepatit B aşısı ücretsiz olarak yapılmaktadır.

  • Hepatit B virüsünün en yaygın bulaşma yolu kandır.
  • Kan ve diğer vücut sıvılarıyla direk temastan kaçınılmalıdır.
  • Korunmasız cinsel ilişkiye girilmemelidir.
  • Risk altında olan bireyler aşılanmalıdır.
  • Tıraş jileti, tırnak manikür pedikür makasları, küpe gibi kişisel eşyalar ortaklaşa kullanılmamalıdır.
  • Çeşitli amaçlar için kullanılan iğne ve şırıngaların steril olmasına dikkat edilmelidir.

Grip

Solunum yollarına yerleşerek burada çoğalır. Grip olan insanlarda yüksek ateş, terleme, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, kuru öksürük gibi belirtiler görülür. Hasta yaklaşık bir hafta içinde iyileşir. Bu sürede bol sıvı, taze meyve ve sebze tüketmeli, istirahat etmelidir. Grip tedavisinde antibiyotik kullanılmamalıdır. Antibiyotikler bakterilere etki eder. Grip virüsü hapşırma ve öksürme ile etrafa yayılır ve solunum yoluyla diğer insanlara bulaşır. Hasta ile yakın temastan kaçınmalı ve ortak eşya (havlu, bardak vb.) kullanılmamalıdır. Eller sık sık sabunlanmalı, yaşlılar, kronik hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar hekimlerine danışarak grip aşısı olmalıdır.

Uçuk (Herpes)

Uçuk virüsü sinir hücrelerine yerleşir ve bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda etkin hâle geçer. Bulaşıcı olan bu hastalık deride kızarık minik su damlacıkları şeklinde belirti verir. Genellikle ağız, dudak ve burun çevresinde çıkar. Stres, heyecan, ateşli hastalıklar, yorgunluk, gibi durumlar uçuk oluşumunu tetikler.

  • Uçuğun ilerlemesini durdurmak için ilaç tedavisi uygulanmaktadır.
  • Uçuğu olan bireylerle havlu, bardak gibi aynı eşyalar kullanılmamalıdır.
  • Uçuğa dokunmamalı, dokunulduğu takdirde eller su ve sabunla yıkanmalıdır.
  • Uçuk yarasının kabuğu kaldırılmamalıdır.

AIDS İnsanlarda HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü)

Bağışıklık sistemini bozan AIDS’e neden olan bir virüstür. Bağışıklık sistemi bizi bakteri virüs gibi mikroplardan ve kanser gibi hastalıklardan korur. HIV virüsü vücudun savunma sistemini zayıflatmaktadır. Bu yüzden normal koşullarda tedavi edilebilen hastalıklar, vücudun savunma gücü zayıfladığından tedavi edilemez. HIV bulaştıktan sonra AIDS hastalığının belirtileri kişinin yaşam koşullarına ve direncine göre birkaç yıl hatta daha uzun süre ortaya çıkabilir. Lenf bezlerinde büyüme, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri, kilo kaybı, ishal, öksürük, ağız ve deride tekrarlayan uçuk belirtileri arasında sayılabilir. Kesin tanı için anti-HIV (Eliza) testi yapılır.

  • Kan ve kan ürünleri, korunmasız cinsel ilişki, anneden bebeğe geçiş, steril olamayan iğne ve enjektör kullanımı virüslerin bulaşmasına yol açan en önemli faktörlerdendir.
  • Dokunmak, sarılmak, el sıkışmak, aynı yerde oturmak, aynı banyoyu ve tuvaleti paylaşmak, aynı giysileri giymek, aynı tabağı, bardağı kaşığı kullanmakla HIV virüsü bulaşmamaktadır.
  • Korunmasız cinsel ilişkiye girilmemelidir.
  • Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, diş hekimliği aletleri vs. kullanılmamalıdır.
  • Tıraş jileti, tırnak manikür pedikür makasları, küpe gibi kişisel eşyalar ortaklaşa kullanılmamalıdır.
  • Açık yaralar, vücuda virüsün girişini engellemek için bantla kapatılmalıdır.

Korona (Kovid-19/Covid-19)

Koronavirüs hastalığı veya Vuhan zatürresi; kısaltmasıyla COVID-19 ya da KOVID-19, insanları etkileyen ve şiddetli akut solunum yolu sendromuna neden olan solunum yolu sendromudur. Hastalığın kuluçka süresinin (virüsün vücuda yerleşmesi ile hastalık belirtilerinin görülmesi arasında geçen zaman) 24 gün sürdüğü görülmüştür.

Korona (Kovid-19) virüsü hayvanlarda yaygın olarak görülen büyük bir virüs grubudur. Ancak nadir durumlarda (bilim insanlarının zoonotik olarak adlandırdığı durumlarda) hayvanlardan insanlara bulaşabilirler. (bakın: Korona virüs)

Viral hastalıklardan korunmak için;

  • Yemekten önce ve sonra, tuvaletten önce ve sonra eller, sabun ve bol su ile iyice yıkanmalıdır.
  • Kişisel temizliğe ve hijyene özen gösterilmeli, hastalık durumunda insanlarla doğrudan temastan kaçınılmalıdır.
  • Toplu yaşanılan yerlerde öksürürken, aksırırken ağız bir mendille kapatılmalıdır.
  • Sokaklara tükürülmemelidir.
  • Islak veya kâğıt mendil ya da havlu kullanmalıdır.
  • İçme ve kullanma suyu ihtiyacı güvenli kaynaklardan karşılanmalı, şüpheli durumlarda içme suları kaynatılmalı veya klorlanmalıdır.
  • Çiğ tüketilen meyve ve sebzeler, bol su ile yıkandıktan sonra tüketilmelidir.
  • Gıdalar, olabildiğince taze tüketilmeli ve buzdolabında saklanmalı; açıkta satılan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünlerden kaçınılmalıdır.
  • Hayvansal gıdalar iyice pişirilmeli, soğuk hava odalarında saklanmalıdır.
  • Hastalıklara karşı aşı yaptırılmalıdır.