Prokaryot yapılı hücre; zar ile çevrili gerçek bir çekirdeği, plastitleri, E.R ve mitokondrisi bulunmayan ancak histonlarla bağlanmamış bir veya birkaç DNA molekülü içeren hücredir.

Elektron mikroskobunun geliştirilmesi ile birlikte bilim insanları hücre için inceleme fırsatı buldular ve hücre içerisindeki organelleri keşfettiler. Yapılan araştırmalarla calılar aleminde prokaryotik ve ökaryotik olmak üzere iki çeşit hücre yapısı olduğunu açıkladılar. Bu yapılardan prokaryotik hücre yapısına sahip canlılar bakterilerdir ve yapıları basittir. Geriye kalan canlıların tümü daha karmaşık bir yapısı olan ökaryotik hücre yapısındadır.

Prokaryota; bakteriler, mavi-yeşil algler, riketsiyalar, aktinomisetler ve mikoplazma gruplarını içine alan; gerçek bir çekirdek zarları ya da zara bağlı organelleri olmayan, fosfolipid barındıran hücre ve tek helezonlu DNA molekülü hücre içinde serbest halde bulunan mikroorganizmaları kapsayan canlılar alemidir.

Bu canlılarda özellişmiş organeller ve sitoplazma bulunmaz, en gelişmişleri mavi-yeşil alglerdir. Neredeyse hepsi kromozom olarak proteinle çevrilmiş çember şeklinde bir DNA zinciri içerirken, mitoz bölümme yapmazlar. Her hücrede haploit olan tek kromozom, açılarak bir hücrenin bir ucundan diğer ucuna hareket ederek kendini eşler ve hücre bölünür. Evrim sürecinde, 2,5-3 milyar yıl önce, kese şeklindeki ilk hücrelerden evrimleştikleri düşünülmektedir.

Prokaryot hücre çeşitleri

Virüsler

Çok küçük yapılı olan ve çıplak gözle görünmeyen canlılar oldukları için uzuk süre varlıkları fark edilmemiştir. Neden oldukları hastalıkların uzun süre bakterilerin sebep olduğu düşünülmüş, elektron mikroskobunun geliştirilmesiyle birlikte varlıkları anlaşılmıştır.

İlk keşfeidlen vitüs tütün bitkisinin yapraklarında hastalık meydana getiren virüstür. Daha önce bakterilerden kaynaklandığı düşünülen hastalık incelendğinde bakterilere rastlanmıyordu. Mikroskobun geliştirilmesiyle birlikte hasta yaprakların elektron mikroskobu altında izlenmesiyle hastalığa sebep olanın bakterilerden farklı mikroorganizmalar olduğu görüldü. Görülen bu mikroorganizmalar, daha önce hiç rastlanılmamış ve bilinmeyen bir yapıya sahipti. Normal hücre yapısına benzemiyor, dış tarafında protein kılıf ve içerisinde nükleik asit bulunmaktaydı. Bunların dışında sitoplazma ve organelleri yoktu ve bu sebeple parazit olarak yaşamlarını sürdürüyordu.

Virüslerin herhangi bir organeli ve enzimleri olmadığı için normal bir hücre gibi yaşamlarını sürdürebilmeleri mümkün değildir. Yaşamak için mutlaka canlı bir hücreye girmeleri gerekir. Hücre dışında kristal yapılıdır ve bu yüzden cansızlık ile canlılık arasında geçiş formu olarak kabul edilirler.

Bakteriler

Moneralar alemini oluşturan prokaryot hücre yapılı canlıların en çok bilinen ve yaygın olan grubudur. Genel olarak organik atıkların bolca bulunduğu yerlerde ve sularda yaşarlar. Bununla birlikte -90°C buzullar içinde +80 °C kaplıcalarda yaşayabilen bakteri türleri de vardır. Hava veya su damlacıkları ile uzak mesafelere taşınabilirler. Deneysel olarak ilk defa 17. yüzyılda gözlenmiş ve şekilleri Antoni Van Lövenhuk tarafından açıklanmıştır. Yaşamsal faaliyet gösteren en basit canlılar olup hepsi mikroskobik ve tek hücrelidir.


Ayrıca Bakınız;