İstifham Nedir? Soru Sorma Sanatı ve Örnekleri
İstifham, bir bilgi edinmekten çok duygu veya düşünceyi güçlendirmek için soru biçiminden yararlanan söz sanatıdır. Sorunun cevabı metinde açıkça verilmeyebilir; önemli olan, sorunun sitem, şaşkınlık, hayranlık ya da çaresizlik gibi bir anlamı öne çıkarmasıdır.
Bu yazıda (7)
- ›Cevap Arayan Soru ile Duyguyu Taşıyan Soru Nasıl Ayrılır?
- ›İstifhamın Metinde Üstlendiği Duygusal Görevler
- ›Şiirde Soru Biçimi Anlamı Nasıl Yoğunlaştırır?
- ›İstifhamı Bir Dizede Bulmak İçin Üç Aşamalı Okuma Yöntemi
- ›Çözümlü Örnekler: Soru Kalıbından Anlama Ulaşmak
- ›İstifhamı Yakın Söz Sanatlarından Ayırma
- ›Sık Yapılan Hatalar ve Sınır Durumları
İstifham Nedir? Soru Sorma Sanatı ve Örnekleri
Bir metinde soru cümlesi görülmesi, o cümlenin mutlaka bilgi almak amacı taşıdığı anlamına gelmez. Bazen konuşan kişi cevabı zaten bilir veya karşısındaki kişiden cevap beklemez; soruyu, yaşadığı duyguyu daha etkili duyurmak için kullanır. Edebiyatta bu kullanım istifham olarak adlandırılır.
İstifhamı anlamanın anahtarı, soru kelimesine değil, sorunun metindeki görevine bakmaktır. Bir cümle okuyucudan gerçekten bilgi istiyorsa normal soru niteliğindedir. Buna karşılık soru, bir sitemi görünür kılıyor, bir yargıyı kuvvetlendiriyor veya okuyucuyu düşünmeye yöneltiyorsa istifham olabilir. Bu rehberde kavramı tanımından ayırıcı özelliklerine, şiir örneklerinden sınavda uygulanabilecek çözüm adımlarına kadar inceleyeceğiz.
Cevap Arayan Soru ile Duyguyu Taşıyan Soru Nasıl Ayrılır?
İstifhamın temel ölçütü, cümlenin soru biçiminde olması değil, soru sorma amacıdır. Normal soruda konuşan kişi bilmediği bir bilgiyi öğrenmek, bir durumu netleştirmek veya karşısından açıklama almak ister. Örneğin 'Toplantı saat kaçta başlayacak?' cümlesinde beklenen şey somut bir bilgidir. Bu nedenle bu cümlede söz sanatı aramak gerekmez.
İstifhamda ise soru görünüşte bilgi ister; fakat asıl anlam başka bir yerde bulunur. 'Beni mi unuttun sen?' cümlesini kullanan kişi çoğu bağlamda unutulup unutulmadığını öğrenmeye çalışmaz. Soru, unutulmuşluk duygusunu ve sitemi öne çıkarır. Cevap verilse bile cümlenin asıl işlevi bilgi alışverişi değil, duygusal vurgu oluşturmaktır.
Bir sorunun istifham olup olmadığını anlamak için şu üç kontrol yapılabilir:
- Konuşan kişi gerçekten bilmediği bir bilgiyi mi arıyor?
- Sorunun cevabı metnin bağlamında zaten belli mi veya cevap beklenmiyor mu?
- Soru, cümlenin ardındaki sitemi, hayranlığı, şaşkınlığı ya da başka bir duyguyu mu güçlendiriyor?
İkinci ve üçüncü sorulara olumlu cevap veriliyorsa istifham ihtimali güçlenir. Ancak yalnızca soru işaretinin bulunması yeterli değildir. Her soru cümlesi istifham sayılmaz.
İstifhamın Metinde Üstlendiği Duygusal Görevler
İstifham, aynı soru kalıbıyla farklı duygular oluşturabilir. Bu nedenle soruyu tek başına değil, çevresindeki kelimeler ve metnin genel yönüyle değerlendirmek gerekir.
Sitem amacıyla kullanılan sorularda konuşan kişi, karşı tarafın davranışını eleştirir veya beklediği ilgiyi göremediğini belirtir. 'Hani beni bırakıp giderken üzülmeyecektin?' biçimindeki soru, bilgi istemekten çok verilen sözün tutulmadığını hatırlatır. Buradaki baskın anlam sitem ve hayal kırıklığıdır.
Şaşkınlık veya hayranlık bildiren sorularda, görülen durumun etkileyiciliği öne çıkar. 'Bu güzellik karşısında kim şaşırmaz?' sorusunun amacı tek tek kişilerden cevap toplamak değildir; güzelliğin etkisini güçlü biçimde vurgulamaktır.
Çaresizlik ve yakınma da istifhamla aktarılabilir. 'Şimdi bir de bunları mı yapacağım?' diyen kişi, çoğu zaman yapılacak işin ne olduğunu sormaz. Yorgunluğunu ve iş yükü karşısındaki bıkkınlığını dile getirir.
Öfke veya uyarı anlamı taşıyan sorularda soru biçimi, doğrudan azar ya da yargıdan daha etkili olabilir. 'Sen hiç dikkat etmeyecek misin?' cümlesinde cevap beklenmiyor; dikkatsizlik eleştiriliyor. Burada anlamı belirleyen unsur, soru sözcüğü değil, konuşma bağlamı ve tonlamadır.
Bu işlevler birbirinden kesin çizgilerle ayrılmak zorunda değildir. Aynı istifham cümlesinde sitemle üzüntü, şaşkınlıkla hayranlık birlikte bulunabilir. Doğru yorum için baskın duyguyu metnin tamamından çıkarmak gerekir.
Şiirde Soru Biçimi Anlamı Nasıl Yoğunlaştırır?
Şiirde istifham, doğrudan bir yargı cümlesine göre daha güçlü bir etki oluşturabilir. 'Sevgilim bana haksızlık ediyor' demek yerine 'Beni candan usandırdı, cefadan yâr usanmaz mı?' denildiğinde, şair yalnızca bir bilgi sormaz; yaşadığı eziyetin artık dayanılmaz hâle geldiğini hissettirir.
Fuzûlî’ye ait verilen beyitte iki soru art arda kullanılır:
'Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı? Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı?'
İlk soruda sevgilinin eziyet etmekten bıkıp bıkmayacağı sorulur. Bağlam, şairin gerçek bir cevap beklemediğini; sitemini ve çaresizliğini dile getirdiğini gösterir. İkinci soruda ise şairin ahının felekleri yakacak kadar güçlü olduğu düşüncesiyle dileğinin neden gerçekleşmediği sorgulanır. Böylece soru biçimi, karşılıksız kalan isteği ve yoğun yakınmayı görünür hâle getirir.
İstifhamın şiirdeki bir başka etkisi, okuyucuyu metnin içine çekmesidir. Düz bir cümle hazır bir yargı sunarken soru, okuyucunun zihninde kısa süreli bir cevap arama süreci oluşturur. Okuyucu çoğu zaman cevabı kendisi tamamlar. Bu süreç, şiirdeki duygu veya düşüncenin daha dikkat çekici algılanmasına yardım eder.
Bununla birlikte, her şiir sorusunu otomatik biçimde istifham olarak işaretlemek doğru değildir. Şair gerçekten bir kişiye, zamana veya olaya ilişkin bilgi arıyor olabilir. Karar verirken sorunun cevabının beklenip beklenmediği ve sorunun hangi duyguyu öne çıkardığı incelenmelidir.
İstifhamı Bir Dizede Bulmak İçin Üç Aşamalı Okuma Yöntemi
Bir metinde istifham ararken yalnızca soru eklerini veya soru işaretini taramak yeterli olmaz. Aşağıdaki üç aşamalı yöntem, sorunun söz sanatı taşıyıp taşımadığını belirlemeye yardımcı olur.
İlk aşama, cümlenin görünüşteki sorusunu belirlemektir. 'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?' dizesinde yüzeyde sorulan şey, vatan uğruna kimlerin fedakârlık yapacağıdır.
İkinci aşama, beklenen cevabı düşünmektir. Bu dizede beklenen cevap belirli bir kişi veya sınıf değildir; anlam, 'vatan için herkes fedakârlık yapar' yönündedir. Soru, bilgi toplamak için sorulmadığından retorik nitelik kazanır.
Üçüncü aşama, sorunun metne kattığı duyguyu adlandırmaktır. Verilen dizede soru, vatan sevgisinin ve fedakârlık düşüncesinin yaygınlığını kuvvetlendirir. Bu nedenle istifhamın işlevi, vatan uğruna fedakârlığı etkili biçimde vurgulamaktır.
Bu yöntemde cevap 'evet' veya 'hayır' olmak zorunda değildir. Bazı istifhamlarda soru, bir olayın nedenini sorguluyor gibi görünür; fakat asıl amaç yakınma, şaşkınlık veya eleştiridir. Sınav sorularında seçenekler çoğu zaman 'cevap almak', 'duyguyu güçlendirmek' ve 'düşünceyi vurgulamak' ayrımı üzerinden kurulur. Bu nedenle önce amaç, sonra duygu belirlenmelidir.
Çözümlü Örnekler: Soru Kalıbından Anlama Ulaşmak
Örnek 1
Verilen dize: 'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?'
Çözüm adımları:
- Soru biçimini belirleyelim: Dizede 'kim' soru sözcüğü kullanılmış ve cümle soru biçiminde kurulmuştur.
- Beklenen cevabı inceleyelim: Dize, belirli bir kişinin adını öğrenmeye çalışmaz. Anlam, vatan için fedakârlık yapmayacak kimsenin bulunmadığı yönündedir.
- Asıl yargıyı düz cümleye çevirelim: 'Bu vatan uğruna herkes fedakârlık yapar.'
- Soru biçiminin görevini saptayalım: Düz cümledeki vatan sevgisi ve fedakârlık düşüncesi, soru yoluyla daha etkili ve coşkulu biçimde vurgulanmıştır.
- Sonucu yazalım: Bu dizede istifham vardır; baskın işlev, vatan sevgisini ve fedakârlık düşüncesini güçlendirmektir.
Örnek 2
Verilen cümle: 'Beni mi unuttun sen?'
Çözüm adımları:
- Görünüşteki anlamı belirleyelim: Konuşan kişi, karşısındaki kişinin kendisini unutup unutmadığını soruyor gibi görünür.
- Bağlamı değerlendirelim: Cümle, sevilen kişinin ilgisizliği veya uzaklaşması üzerine söyleniyorsa konuşan kişinin gerçek amacı bilgi edinmek değildir.
- Duyguyu bulalım: 'Beni mi' vurgusu, unutulmuşluk hissini ve karşı tarafa yöneltilen sitemi öne çıkarır.
- Normal soruyla karşılaştıralım: 'Beni ne zaman aradın?' sorusu bilgi edinmeye yöneliktir; 'Beni mi unuttun sen?' ise bağlama göre sitemi güçlendirir.
- Sonucu yazalım: Cümledeki soru, cevap almak için değil, sitem ve kırgınlığı etkili biçimde anlatmak için kullanılmıştır; bu nedenle istifham örneğidir.
Bu iki örnek arasındaki fark önemlidir. İlkinde soru, herkes için geçerli bir yargıyı coşkulu biçimde vurgular. İkincisinde ise kişisel kırgınlık ve sitem öne çıkar. İkisinde ortak olan nokta, sorunun bilgi açığını kapatmak yerine anlatımın etkisini artırmasıdır.
İstifhamı Yakın Söz Sanatlarından Ayırma
İstifham, soru biçimine dayandığı için başka söz sanatlarıyla karıştırılabilir. Ayırıcı ölçüt, kullanılan temel anlatım yoludur.
Teşbihte bir varlık veya kavram başka bir varlığa benzetilir; benzerlik ilişkisi kurulması gerekir. İstifhamda ise belirleyici özellik benzetme değil, sorunun retorik amaçla kullanılmasıdır.
İstiarede benzetmenin unsurlarından biri söylenerek örtülü bir benzetme yapılır. Cümlede soru bulunması, o cümleyi istiare yapmaz. Sorunun gerçekten bir benzetme mi kurduğu, yoksa duyguyu soru yoluyla mı aktardığı ayrıca incelenmelidir.
Kinayede söz, hem gerçek hem de mecaz anlamı düşündürecek biçimde kullanılır; asıl amaç çoğu zaman mecaz anlamı sezdirirken gerçek anlamı da mümkün bırakmaktır. İstifhamda ise temel ayırıcı, cevap beklenmeyen veya vurgulama amacı taşıyan sorudur. Bir cümlede iki özellik aynı anda bulunabilir; bu durumda sorunun yanı sıra mecaz veya örtülü anlam da ayrıca gösterilmelidir.
Teşhis ve intakta insan dışı varlıklara insan özelliği verme ya da onları konuşturma bulunur. Bir dize hem soru biçiminde kurulup hem de cansız bir varlığı konuşturabilir. Böyle durumlarda yalnızca tek bir sanat aramak yerine, her sanatın hangi unsurdan kaynaklandığını belirlemek gerekir.
Mecaz-ı mürselde benzetme amacı olmadan, anlam ilişkisi yoluyla bir söz başka bir söz yerine kullanılır. Bu sanatın bulunması için soru biçimi şart değildir. Dolayısıyla soru kelimesi gördüğümüzde mecaz-ı mürsel, kinaye veya istiare sonucuna doğrudan atlamak yerine, cümlenin ana anlatım mekanizmasını saptamalıyız.
Sık Yapılan Hatalar ve Sınır Durumları
İlk hata, her soru cümlesini istifham kabul etmektir. 'Bugün ders saat kaçta?' cümlesi gerçekten bilgi almak için soruluyorsa istifham değildir. Soru işareti, tek başına söz sanatı kanıtı sayılmaz.
İkinci hata, istifhamda hiçbir şekilde cevap bulunamayacağını düşünmektir. İstifhamın ayırt edici yönü cevabın fiziksel olarak imkânsız olması değil, cevabın alınmasının asıl amaç olmamasıdır. Cevap metinde açıkça verilebilir veya herkesçe tahmin edilebilir; yine de soru, vurgulama amacı taşıyorsa istifham olabilir.
Üçüncü hata, yalnızca olumsuz soruları istifham sanmaktır. 'Kim bu vatan için fedakârlık yapmaz?' gibi olumsuz kurulmuş bir soru, olumlu bir yargıyı vurgulayabilir. Fakat istifhamın olumlu veya olumsuz soru biçimine bağlı olmadığı unutulmamalıdır.
Dördüncü hata, sorunun hangi duyguyu taşıdığını belirtmemektir. 'İstifham vardır' demek çoğu çözümde eksik kalabilir. Sorunun sitem, şaşkınlık, hayranlık, öfke, yakınma veya çaresizlikten hangisini öne çıkardığı bağlamla açıklanmalıdır.
Beşinci hata, istifhamı doğrudan retorik soru sözüyle sınırlamaktır. Retorik soru, cevabı beklenmeyen veya cevabı sorunun içinde bulunan sorular için kullanılan açıklayıcı bir ifadedir; istifham ise edebî bir sanat olarak bu soru kullanımının anlatım değerini vurgular. Terimler birçok metinde yakın anlamda kullanılabilse de sınavda asıl ölçüt, sorunun bilgi edinme amacı taşıyıp taşımamasıdır.
Son olarak, aynı cümlede birden fazla sanat bulunabileceği gözden kaçırılmamalıdır. Soru biçimi istifhamı, insan dışı varlığa insan davranışı verilmesi teşhisi, örtülü benzetme ise istiareyi düşündürebilir. Her birini metindeki ayrı dayanağıyla açıklamak gerekir.
Uzun bir iş gününün sonunda eve gelip birikmiş bulaşıkları gören kişinin 'Şimdi bir de bunları mı yıkayacağım?' demesi somut bir istifham örneğidir. Bu kişi çoğu durumda evdeki başka birinden bilgi istemez; bulaşıkların orada olduğunu zaten görmektedir. Soru biçimi, yorgunluk, bıkkınlık ve o anki iş yükü karşısındaki yakınmayı doğrudan 'Çok yoruldum' cümlesinden daha canlı biçimde aktarır.
TYT ve AYT Türkçe-edebiyat sorularında istifhamı bulmak için önce soru biçimine, ardından sorunun amacına bakın. Soru gerçek bir bilgi istiyorsa söz sanatı aramayın; cevap zaten belli, beklenmiyor veya soru bir duyguyu ve yargıyı güçlendiriyorsa istifhamı değerlendirin. Son adımda yalnızca sanatın adını değil, işlevini de yazın: 'sitemi vurgulama', 'vatan sevgisini güçlendirme' veya 'şaşkınlığı artırma' gibi. Özellikle 'kim ... olmaz ki?' kalıbında sorunun çoğu zaman herkesi kapsayan olumlu bir yargıyı güçlendirdiğini, ancak bu sonucun dize ve bağlamla desteklenmesi gerektiğini unutmayın.
Sık sorulan sorular
İstifham her soru cümlesinde bulunur mu?
Hayır. İstifham için soru biçiminin yanında, sorunun bilgi edinmekten çok duygu veya düşünceyi güçlendirme amacı taşıması gerekir. Gerçekten cevap bekleyen günlük bilgi soruları istifham sayılmaz.
İstifhamda cevap hiç verilemez mi?
Böyle bir zorunluluk yoktur. Cevap metinde bulunabilir, herkesçe bilinebilir veya soru içinde sezdirilebilir. Belirleyici ölçüt, cevap almanın sorunun asıl amacı olup olmamasıdır.
İstifham hangi duyguları anlatabilir?
Bağlama göre sitem, kırgınlık, şaşkınlık, hayranlık, öfke, yakınma, çaresizlik ve umutsuzluk gibi duyguları güçlendirebilir. Aynı soru birden fazla duyguyu taşıyabilir; baskın duygu metnin tamamından çıkarılmalıdır.
İstifham ile normal soru arasındaki en kısa fark nedir?
Normal soru bilgi almak için, istifham ise çoğunlukla bir anlamı veya duyguyu daha etkili kılmak için kullanılır. Bu nedenle soru işareti değil, cümlenin amacı belirleyicidir.
İstifham yalnızca şiirde mi kullanılır?
Hayır. Şiirin yanı sıra roman, hikâye, deneme, hitabet ve günlük konuşmada da görülebilir. Edebî değer, sorunun bağlam içinde nasıl kullanıldığına bağlıdır.
İstifham başka söz sanatlarıyla birlikte bulunabilir mi?
Evet. Bir cümlede istifhamın yanında teşhis, intak, istiare veya kinaye gibi başka bir sanat da bulunabilir. Her sanat, metindeki kendi dayanağı üzerinden açıklanmalıdır.
- •İstifhamtr.wikipedia.org
- •İstifham (Soru Sorma) Söz Sanatı - Türk Dili ve Edebiyatıturkedebiyati.org
- •İstifham nedir? Edebiyatta istifham sanatı özellikleri nelerdir?hurriyet.com.tr