İntak (Konuşturma) Nedir? Teşhisle Farkı ve Örnekleri
İntak, insan dışındaki canlı veya cansız varlıkların insan gibi konuşturulmasıdır. Bir hayvanın, bitkinin ya da eşyanın yalnızca insana özgü bir özellik taşıması teşhis; doğrudan söz söylemesi ise intak sanatıdır. İntak, teşhisi de kapsar; ancak her teşhiste intak bulunmaz.
Bu yazıda (7)
- ›İntakı belirleyen asıl ölçüt: İnsan dışı varlığın söz söylemesi
- ›Teşhis ile intak arasındaki sınır nasıl çizilir?
- ›Fabllarda hayvanların konuşturulması ne işe yarar?
- ›Şiir ve anlatıda intak hangi anlatım görevlerini üstlenir?
- ›İntak örneğini metin içinde adım adım tanıma
- ›Çözümlü örnekler: Teşhis mi, intak mı?
- ›Sık yapılan hatalar ve karıştırılan kavramlar
İntak (Konuşturma) Nedir? Teşhisle Farkı ve Örnekleri
Edebî metinlerde insan dışındaki varlıkların söz söylemesi, gerçek hayatta mümkün olmayan bir durumu hayal gücü aracılığıyla görünür hâle getirir. Bir tilkinin kargaya öğüt vermesi, bir ağacın insana seslenmesi ya da bir saatin geciken kişiyi uyarması, anlatıcının mesajını doğrudan açıklamak yerine bir varlığın ağzından aktarmasını sağlar. Bu anlatım biçimi intak, diğer adıyla konuşturma sanatıdır.
İntak yalnızca masal ve çocuk kitaplarında kullanılan eğlenceli bir teknik değildir. Fabl, şiir, hikâye ve roman gibi türlerde de insan davranışlarını eleştirmek, bir düşünceyi somutlaştırmak veya anlatıma hareket kazandırmak için kullanılabilir. Ancak bir cümlede intak bulunduğunu söyleyebilmek için temel ölçüt, insan dışı bir varlığın gerçekten söz söylemesi ya da bir konuşma içinde yer almasıdır. Sadece rüzgârın öfkeli esmesi, çiçeklerin utanması veya denizin susması tek başına intak sayılmaz; bunlar konuşturma yoksa kişileştirme kapsamında değerlendirilir.
İntakı belirleyen asıl ölçüt: İnsan dışı varlığın söz söylemesi
İntak; hayvan, bitki, doğa unsuru, eşya veya başka bir insan dışı varlığın insan gibi konuşmasıdır. Konuşturulan varlık, düşüncesini, duygusunu, isteğini, öğüdünü ya da tepkisini kendi ağzından ifade eder. Örneğin "Karga, tilkiye 'Söylediklerine hemen inanma' dedi" cümlesinde karga ve tilki insan dışı varlıklar olmasına rağmen konuşma eylemi gerçekleştirir; bu nedenle intak vardır.
İntak için konuşmanın mutlaka tırnak içinde verilmesi gerekmez. "Dağ, yolcuya neden bu kadar acele ettiğini sordu" cümlesinde doğrudan alıntı bulunmasa da dağın soru sorması, insan dışı bir varlığa konuşma yetisi verildiğini gösterir. Buna karşılık "Dağlar sessizce bekliyordu" cümlesinde dağlara insana özgü bir davranış yüklenmiş olabilir; fakat bir söz veya konuşma eylemi bulunmadığı için bu cümlede intak aranmaz.
Konuşturulan varlık cansız da olabilir. "Eski kapı, 'Beni artık onar' diye gıcırdadı" örneğinde kapı, insan gibi bir istek dile getirdiği için intak özelliği taşır. Burada gıcırdama sözcüğü gerçek bir ses çıkarma anlamında kullanılabilse de sözün anlamlı bir iletiye dönüşmesi, sanatın oluşmasını sağlar. Değerlendirmede varlığın gerçekten insan diliyle konuşup konuşmadığına ve bir düşünceyi sözle aktarıp aktarmadığına bakılır.
Teşhis ile intak arasındaki sınır nasıl çizilir?
Teşhis, insan dışındaki varlıklara insana özgü duygu, düşünce veya davranışların verilmesidir. İntak ise bu varlıkların insan gibi konuşturulmasıdır. Bu iki sanat arasındaki farkı bulmak için cümledeki eyleme bakmak gerekir.
"Rüzgâr öfkeyle pencerelere vuruyordu" cümlesinde rüzgâra öfke duygusu verilmiştir. Rüzgârın bir insan gibi öfkelenmesi teşhistir; fakat rüzgârın söylediği bir söz yoktur. "Rüzgâr, 'Bu gece kimseyi uyutmayacağım' diye seslendi" cümlesinde ise rüzgâr doğrudan konuştuğu için intak vardır. Okul edebiyatı sınıflandırmasında bu örnek aynı zamanda teşhis olarak da kabul edilir; çünkü konuşma eylemi insanlara özgü bir özellik olarak aktarılmıştır.
Pratik karar kuralı şöyledir: İnsan dışı varlık yalnızca üzülüyor, kızıyor, düşünüyor, bekliyor veya davranıyorsa teşhis; bir şey söylüyor, soruyor, cevaplıyor, sesleniyor ya da diyaloga giriyorsa intak aranır. Başka bir ifadeyle intak, konuşturma eyleminin görünür olduğu daha özel bir durumdur. İntak, teşhisi de kapsar; ancak her teşhiste intak bulunmaz. Bu nedenle "İntak varsa teşhis de bulunabilir; teşhis varsa mutlaka intak vardır" biçimindeki ifade yanlıştır.
Fabllarda hayvanların konuşturulması ne işe yarar?
İntak, özellikle fabllarda olay örgüsünün kurulmasını ve öğüdün aktarılmasını sağlar. Fabl türünde hayvanlar, insanlara özgü konuşma ve düşünme özellikleriyle hareket eder; tilki kurnazlığı, aslan güç ve karga saflık gibi özelliklerle bir davranış biçimini temsil edebilir. Böylece anlatı, yalnızca bir hayvanın başından geçen olay olmaktan çıkar; insan davranışlarını dolaylı biçimde tartışan bir örneğe dönüşür.
Örneğin tilkinin kargaya aşırı övgüler yöneltmesi ve karganın bu sözlere karşılık vermesi, övgüye kolayca kapılma davranışını gösterebilir. Mesajın doğrudan "İnsanlar övgülere kanmamalıdır" biçiminde verilmesi yerine hayvanların konuşması, öğüdü olay ve diyalog içinde görünür hâle getirir. Bu kullanımın amacı yalnızca metni eğlenceli kılmak değildir; eleştiriyi daha dolaylı, hatırlanabilir ve hayal gücüne dayalı bir biçimde sunmaktır.
Bununla birlikte, bir metinde hayvanların bulunması tek başına intak göstergesi değildir. Hayvanlar doğal davranışlarıyla anlatılıyorsa, örneğin "Kuşlar daldan dala uçtu" cümlesinde konuşturma yoktur. İntak kararı, türden veya varlığın kendisinden değil, konuşma eyleminden çıkarılır.
Şiir ve anlatıda intak hangi anlatım görevlerini üstlenir?
İntak, metne birkaç farklı yönden katkı sağlar. İlk olarak anlatımı hareketlendirir. İnsan dışı varlıkların birbirine seslenmesi, olayın yalnızca anlatıcı tarafından özetlenmesini önler ve metne diyalog özelliği kazandırır. "Deniz, kıyıya 'Uzaklardan haber getirdim' dedi" cümlesi, denizi pasif bir manzara unsuru olmaktan çıkarıp anlatının konuşan bir parçasına dönüştürür.
İkinci olarak soyut duygu ve düşünceleri somutlaştırabilir. Zaman, yalnızlık, umut veya doğa gibi kavramlar bir varlığın ağzından konuştuğunda okuyucu bu kavramlarla daha belirgin bir ilişki kurar. Örneğin konuşan bir saat, geçen zaman düşüncesini yalnızca göstermekle kalmaz; bu düşünceyi bir uyarı veya sitem biçiminde dile getirir.
Üçüncü olarak intak, yazarın eleştirisini dolaylı biçimde vermesine yardım eder. Hayvanların veya eşyaların konuşması, insan davranışlarını doğrudan hedef almak yerine bir temsil üzerinden değerlendirebilir. Bu yüzden intak, fabl ve masallarda öğüt veya eleştiri aktarımına elverişlidir.
Bu işlevler her metinde aynı yoğunlukta görülmez. Bir cümlede intak bulunması, metnin mutlaka ahlaki bir ders verdiği anlamına gelmez. Bazen sanat yalnızca hayal gücünü genişletmek, şaşırtıcı bir bakış açısı kurmak veya şiirsel bir atmosfer oluşturmak için kullanılır.
İntak örneğini metin içinde adım adım tanıma
Bir soruda intakı bulmak için şu sırayla ilerlenebilir:
- Konuşan veya iletişim kuran varlığı belirleyin. Bu varlık insan mı, yoksa hayvan, bitki, doğa unsuru veya eşya mı?
- Varlığın yaptığı eylemi inceleyin. Yalnızca hareket etmek, üzülmek ya da beklemek mi söz konusu; yoksa söylemek, sormak, cevap vermek veya seslenmek mi?
- İnsan dışı varlık anlamlı bir söz söylüyorsa intak seçeneğini değerlendirin.
- Aynı cümlede insana özgü duygu veya davranış da veriliyorsa teşhisle birlikte kullanılmış olabileceğini unutmayın.
- Konuşma yalnızca anlatıcının benzetmeli bir ifadesi mi, yoksa varlığın söz söylediği açıkça belirtilmiş mi, bunu ayırın.
Örneğin "Kitap, yıllardır okunmadığı için üzgündü" cümlesinde kitap insana özgü bir duygu taşıdığı için teşhis vardır; fakat kitap konuşmamıştır. "Kitap, 'Beni yeniden aç' diye seslendi" cümlesinde ise kitabın doğrudan söz söylemesi intakı gösterir. Tırnak işareti yardımcı bir ipucu olabilir, ancak tek başına yeterli ölçüt değildir; "kitap okuyucuya seslendi" gibi dolaylı aktarımlar da konuşturma anlamı taşıyabilir.
Çözümlü örnekler: Teşhis mi, intak mı?
Örnek 1 Verilen cümle: "Ağaç, çocuklara 'Dallarımı kırmayın; ben de canlıyım' diye seslendi."
Çözüm adımları:
- Konuşan varlık ağaçtır ve ağaç insan dışı bir varlıktır.
- Ağaç, çocuklara doğrudan bir uyarı iletmektedir.
- "Dallarımı kırmayın" sözü, ağacın insan gibi konuştuğunu gösterir.
- Bu nedenle temel sanat intaktır.
- Ağacın kendisini anlatması ve çocuklardan ricada bulunması insana özgü özellikler taşıdığı için teşhis de intakla birlikte bulunur.
Sonuç: Cümlede intak vardır; aynı zamanda teşhis de yer alır. Sınavda yalnızca "konuşturma" soruluyorsa cevap intak olur.
Örnek 2 Verilen cümle: "Yorgun bulutlar akşam boyunca kentin üzerinde ağır ağır ilerledi."
Çözüm adımları:
- Bulutlara "yorgun" sıfatı verilmiştir.
- Yorgunluk insana özgü bir durum olarak aktarılmıştır; bu nedenle teşhis düşünülebilir.
- Bulutların söylediği bir söz, sorduğu bir soru veya kurduğu bir diyalog yoktur.
- Konuşma eylemi bulunmadığı için intak sonucu çıkarılamaz.
Sonuç: Bu cümlede teşhis vardır; intak yoktur. İki sanatı ayıran temel nokta, insan dışı varlığın dile gelip gelmemesidir.
Sık yapılan hatalar ve karıştırılan kavramlar
-
Her insana özgü özelliği intak sanmak: Bir varlığın gülmesi, üzülmesi veya düşünmesi konuşturma değildir. Bu özellikler doğrudan söz söyleme içermiyorsa teşhis kapsamında kalır.
-
Konuşma fiilini dar yorumlamak: İntak yalnızca "dedi" fiiliyle kurulmaz. "Sordu", "cevap verdi", "seslendi", "uyardı" ve "rica etti" gibi iletişim bildiren eylemler de konuşturmayı gösterebilir.
-
Yalnızca hayvanların konuşturulabileceğini düşünmek: Bitkiler, dağ, deniz, rüzgâr, saat, kitap veya oyuncak gibi cansız varlıklar da insan gibi konuşturulabilir.
-
Tırnak işaretini zorunlu sanmak: Doğrudan alıntı işaretleri güçlü bir ipucudur; fakat "Saat bana geç kaldığımı hatırlattı" gibi bir cümlede de eşya, insanî bir iletişim kuran özne olarak verilebilir. Yine de bağlamın gerçekten konuşma anlamı taşıyıp taşımadığı incelenmelidir.
-
Fabl ile intakı aynı şey sanmak: Fabl bir edebî türdür; intak ise bir söz sanatıdır. Fabl içinde intak sık kullanılabilir, fakat her intak örneği fabl değildir. Bir şiirde veya çocuk kitabında yer alan konuşturma da intak olarak adlandırılır.
-
İntakı mecaz, teşbih veya istiareyle karıştırmak: İntakta belirleyici unsur insan dışı varlığın konuşturulmasıdır. Bir sözün gerçek anlamı dışında kullanılması mecazla; iki unsur arasında benzerlik kurulması teşbihle; benzetmenin unsurlarından birinin örtülü bırakılması istiareyle ilgilidir. Aynı cümlede birden fazla sanat bulunabilse de soruda aranan ölçüt ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bir öğrencinin masasında duran alarm saati çaldıktan sonra ona "Bugün de beni erteledin; sınava hazırlanma zamanı geldi" diye seslendiğini hayal etmesi, cansız bir eşyanın insan gibi konuşturulmasına dayanan somut bir intak örneğidir. Saatin yalnızca çalması gerçek bir olaydır; ona anlamlı bir uyarı sözü söyletilmesi ise konuşturma sanatını oluşturur.
TYT Türkçe veya AYT edebiyat sorularında önce konuşan varlığı, ardından konuşma eylemini bulun. İnsan dışı bir varlık doğrudan ya da dolaylı biçimde söz söylüyor, soru soruyor, cevap veriyor veya birine sesleniyorsa intak aranır. Yalnızca "kızgın rüzgâr", "düşünceli ağaç" ya da "üzgün çiçek" gibi ifadelerde konuşma yoksa teşhis vardır. Kısa karar kuralı: Konuşma varsa intak; insana özgü özellik var fakat konuşma yoksa teşhis. Ayrıca fablın tür, intakın ise söz sanatı olduğunu unutmayın.
Sık sorulan sorular
İntak ile kişileştirme arasındaki temel fark nedir?
Teşhis ya da kişileştirme, insan dışı varlıklara insana özgü duygu, düşünce ve davranışlar vermektir. İntak ise bu varlıkların insan gibi konuşturulmasıdır. İntak içeren örneklerde teşhis de bulunur; ancak her teşhis örneğinde intak bulunmaz.
İntak için tırnak işareti gerekli midir?
Hayır. Tırnak içinde verilen sözler intakı kolayca gösterir; ancak "Deniz, yolcuya nereye gittiğini sordu" cümlesinde olduğu gibi dolaylı anlatımla kurulan konuşmalarda da intak olabilir. Ölçüt, insan dışı varlığın anlamlı bir iletişim kurmasıdır.
Cansız varlıklar intak sanatında kullanılabilir mi?
Evet. Kitap, saat, kapı, oyuncak veya masa gibi cansız varlıkların insan gibi söz söylemesi intak oluşturabilir. "Saat, 'Geç kalıyorsun' diye uyardı" cümlesi buna örnektir.
Hayvanların bulunduğu her cümlede intak var mıdır?
Hayır. Hayvanın doğal biçimde hareket etmesi veya ses çıkarması tek başına intak değildir. İntak için hayvanın insan gibi konuşması, soru sorması, cevap vermesi ya da bir düşünceyi sözle aktarması gerekir.
Fabl ile intak arasındaki fark nedir?
Fabl, çoğunlukla hayvanların insan davranışlarını temsil ettiği ve bir öğüt ya da sonuç taşıdığı anlatı türüdür. İntak ise insan dışı varlıkların konuşturulmasını ifade eden söz sanatıdır. Fabl içinde intak kullanılabilir; fakat intak yalnızca fabllara özgü değildir.
İntak metne hangi katkıları sağlar?
Metne diyalog ve hareket kazandırabilir, soyut düşünceleri somutlaştırabilir, eleştiri veya öğüdü dolaylı biçimde aktarabilir ve okuyucunun hayal gücünü harekete geçirebilir. Bu katkının türü, sanatın kullanıldığı bağlama göre değişir.
- •İntak (Konuşturma) Söz Sanatı - Türk Dili ve Edebiyatıturkedebiyati.org
- •İntak, Konuşturma Nedir, Örnekleri | 9.Sınıf Edebiyat | AYT ...youtube.com
- •İntak Nedir? İntak Örnekleri (Konuşturma Sanatı), İntak Konu ...edebiyatciyim.com