Ana sayfaedebiyatTürkçe Dil BilgisiYapım ve Çekim Ekleri
📖
Edebiyat · Konu Anlatımı

Yapım ve Çekim Eklerini Ayırt Etme Rehberi

Sözcük Bilgisi· genel· 9 dk okuma· Son güncelleme: 19 Temmuz 2026
Öğreniyo İçerik Ekibi tarafından hazırlandı · Editör: Yusufhan Seyis
Kısaca

Yapım eki kelimenin anlamını veya türünü değiştirerek yeni bir kelime oluşturur; çekim eki ise kelimeyi cümledeki görevine uyarlar. "Göz-lük-çü-ler" örneğinde "-lük" ve "-çü" yapım, "-ler" ise çekim ekidir. Ayırım yaparken yalnızca ekin biçimine değil, ekten sonra ortaya çıkan anlam ve kelimenin cümledeki görevine bakılmalıdır.

Bu yazıda (7)
📖
Edebiyat

Yapım ve Çekim Eklerini Ayırt Etme Rehberi

Türkçede kelimeler, köklerine art arda ekler getirilmesiyle genişler. Bu eklerin bir bölümü yeni bir kavram veya yeni bir sözcük türü oluşturur; bir bölümü ise mevcut kelimeyi cümle içindeki ilişkilere bağlar. İlk gruptaki ekler yapım eki, ikinci gruptaki ekler çekim eki olarak adlandırılır.

Bu ayrım, yalnızca ezberlenecek ek listelerinden ibaret değildir. Aynı ek biçimi farklı kelimelerde farklı görevler üstlenebilir; ayrıca bir kelimede yapım ve çekim ekleri aynı anda bulunabilir. Bu nedenle önce kelimenin kökü ve varsa gövdesi bulunmalı, ekler kelimeye geliş sırasına göre incelenmeli, son olarak anlam ve cümledeki görev kontrol edilmelidir. Örneğin "evlerimizden" sözcüğünde "ev" köktür; "-ler" çoğul, "-imiz" iyelik, "-den" ayrılma durumunu bildirir. Bu eklerin hiçbiri yeni bir sözlük kelimesi oluşturmadığı için çekim ekidir.

Kökten gövdeye: Yeni kelimenin hangi aşamada oluştuğu

Kök, bir kelimenin anlamlı en küçük parçasıdır. Kökün üzerine yapım eki geldiğinde yeni bir kelime ortaya çıkar ve bu yeni kelimeye gövde denir. Gövde daha sonra başka bir yapım eki veya çekim eki alabilir. Bu yüzden ekleri soldan sağa, yani kelimeye geliş sırasıyla incelemek gerekir.

"Gözlükçüler" sözcüğünü ele alalım:

  • "göz": kök ve isimdir.
  • "göz + lük": "gözlük" oluşur. "-lük" yeni bir nesne adı oluşturduğu için yapım ekidir.
  • "gözlük + çü": "gözlükçü" oluşur. "-çü", gözlükle ilgili işi yapan kişiyi bildiren yeni bir isim oluşturduğu için yapım ekidir.
  • "gözlükçü + ler": "gözlükçüler" olur. "-ler" birden fazla gözlükçü bulunduğunu bildirir; yeni bir kelime üretmediği için çekim ekidir.

Burada "gözlük" ve "gözlükçü" ayrı ayrı gövdelerdir. Bir kelimenin sonunda çekim eki bulunması, daha önce gelen yapım eklerini ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde, bir kelimede çekim eki bulunması o kelimenin bütünüyle çekim ekiyle oluştuğu anlamına gelmez.

Kökü belirlerken yalnızca kelimenin ilk hecesine bakmak doğru değildir. Kök, kelimenin anlamıyla ilişkili olmalıdır. Sınav sorularında ses bakımından benzer görünen ancak anlam ilişkisi kurulamayan parçalar kök olarak sunulabilir. Bu nedenle "ek çıkarılınca geriye bir parça kalıyor mu?" sorusundan önce "kalan parça kelimenin anlamını taşıyor mu?" sorusu sorulmalıdır.

Yapım ekinin dört yönü: İsimden ve fiilden türetme

Yapım ekleri, kaynak kelimenin türünü değiştirebilir veya aynı tür içinde yeni bir anlam oluşturabilir. Başlıca dört türetme yönü vardır:

  1. İsimden isim: "göz + lük → gözlük" ve "simit + çi → simitçi" örneklerinde isimden yeni isimler oluşur. Yeni kelimeler, kökle ilişkili olsa da artık farklı bir kavramı karşılar.
  2. İsimden fiil: "baş + la → başla" örneğinde isim kökünden eylem bildiren fiil türetilir.
  3. Fiilden isim: "yaz + ı → yazı" ve "gör + gü → görgü" örneklerinde fiil kökünden isim oluşur.
  4. Fiilden fiil: "gel + dir" ve "oku + n" örneklerinde fiil kökü yine fiil olarak kalır; ancak eylemin kuruluşunda yeni bir anlam veya ilişki ortaya çıkar.

Tür değişikliği, yapım ekini anlamada güçlü bir ipucudur; fakat tek ölçüt değildir. "Gözlük"te tür isim olarak kaldığı hâlde anlam değiştiği için ek yapım ekidir. Buna karşılık çekim eki alan "gözlükler" kelimesi çoğul anlamı kazanır, fakat yeni bir nesne adı oluşturmaz.

Yapım ekiyle oluşan kelime zamanla kökten uzaklaşmış veya kalıplaşmış olabilir. Öğrenci açısından önemli ölçüt, kelime ile kök arasında anlam bağlantısı kurulabilmesi ve ekin yeni bir sözlük birimi oluşturmasıdır. Bir ekin biçimini ezberlemek yerine, ekin kelimeye kattığı işlev incelenmelidir.

Çekim ekleri kelimeyi cümleye nasıl bağlar?

Çekim ekleri yeni bir kelime türetmez; kelimenin cümledeki ilişkisini, sayısını, kime ait olduğunu veya fiilse zaman-kip ve kişisini bildirir. İsimlere gelen çekim ekleri ile fiillere gelen çekim eklerini ayrı düşünmek, çözümü kolaylaştırır.

İsim çekim eklerinden bazıları şunlardır:

  • Çoğul eki: "kitap + lar → kitaplar". Birden fazla varlığı bildirir.
  • İyelik eki: "ev + im → evim". Varlığın birinci kişiye ait olduğunu gösterir.
  • Yönelme durumu: "okul + a → okula". Yönelme veya hedef ilişkisi kurar.
  • Bulunma durumu: "ev + de → evde". Bir yerde bulunma anlamı verir.
  • Ayrılma durumu: "iş + ten → işten". Ayrılma veya çıkış ilişkisi kurar.
  • Belirtme durumu: "Kalemi gördüm" örneğinde "kalem + i → kalemi" biçimindeki "-i" belirtme durumu ekidir; "Onun kalemi" örneğinde ise "-i" üçüncü tekil kişi iyelik ekidir.

Fiil çekiminde ise "gel + di → geldi" geçmiş zaman; "oku + yor + um → okuyorum" şimdiki zaman ve birinci tekil kişi; "git + meli → gitmeli" gereklilik anlamı bildirir. Bu ekler fiilin cümledeki zamanını, kipini veya yapan kişiyi gösterir.

Bir ekin çekim eki olup olmadığını anlamak için şu karşılaştırma yapılabilir: Ek çıkarıldığında kelimenin temel kavramı korunuyor, yalnızca cümledeki sayı, kişi, zaman, yön veya ilişki bilgisi kayboluyorsa ek çekim ekidir. "Evde"den "-de" çıkarıldığında "ev" kalır; konum bilgisi kaybolur, fakat yeni bir kelime oluşmaz.

Eklerin dizilişi: Yapım önce, çekim sonra

Türkçede bir kelime birden fazla ek alabilir. Genel olarak yapım ekleri köke, çekim ekleri sona daha yakın bulunur; ancak bu kesin bir kural değildir. Örneğin "ev-de-ki" sözcüğünde bulunma durumu eki olan "-de"den sonra "-ki" gelir. "Gözlükçüler" örneğinde ise sıralama göz + yapım eki + yapım eki + çekim eki şeklindedir.

Benzer biçimde "ev-li-ler-im" dizilişinde önce "ev + li" ile yeni bir kelime olan "evli" oluşur; ardından çoğul ve iyelik bilgisi eklenir. Ancak eklerin cümledeki görevini anlamak için yalnızca son eke bakmak yeterli değildir. "Evlerimizde" sözcüğünde:

  • "ev": kök,
  • "-ler": çoğul çekim eki,
  • "-imiz": iyelik çekim eki,
  • "-de": bulunma durumu çekim ekidir.

Bu örnekte yapım eki bulunmaz; çünkü kelime yeni bir kavrama dönüşmemiş, yalnızca sayı, aitlik ve bulunma ilişkileri almıştır.

Ses uyumu ve ünsüz değişmeleri eklerin yüzeydeki biçimini değiştirebilir. Çoğul eki "-lar/-ler", bulunma eki "-da/-de/-ta/-te", ayrılma eki ise "-dan/-den/-tan/-ten" biçimlerinde görülebilir. Bu biçimleri ayrı ayrı ekler sanmak yerine, aynı ekin kelimenin ses yapısına uyarlanmış biçimleri olarak değerlendirmek gerekir. Sınavda "kitapta" ve "evde" örneklerindeki eklerin biçimi farklı olsa da ikisinin de bulunma durumu bildirdiği unutulmamalıdır.

Anlam değişikliği ile cümle görevi arasındaki sınır

Yapım ve çekim eki ayrımında en sık kullanılan karar noktası anlam değişikliğidir. "Göz" ile "gözlük" aynı şey değildir; biri organı, diğeri bir kullanım aracını karşılar. Bu nedenle "-lük" yapım ekidir. "Ev" ile "evler" arasındaki ilişki ise farklıdır: İkinci kelime, aynı varlık türünün birden fazla olduğunu bildirir. Buradaki "-ler" çekim ekidir.

Fakat anlam değişikliğini yalnızca kelimenin cümlede farklı görev üstlenmesiyle karıştırmamak gerekir. Çekim ekleri sözcüğü sıfata dönüştürmez; sözcüğün cümledeki görevini ve diğer sözcüklerle ilişkisini belirler. Sıfatlaşma varsa bunun nedeni yapım eki, kalıplaşmış kullanım veya bağlam olabilir. "Kitap" ve "kitabı" aynı temel kavramı taşır, ancak "kitabı okudum" cümlesinde "-ı" eki nesnenin belirtildiğini gösterir.

Sözcük türü bakımından da dikkatli olunmalıdır. Yapım eki, isimden sıfat veya fiilden isim türetebilir. "Evli" sözcüğü isim kökü olan "ev"den türemiş bir sıfattır; "susuz" da "su" kökünden türeyerek yokluk bildiren bir niteleme sözcüğü olarak kullanılabilir. Buna karşılık çekim eki alan bir isim, cümlede sıfat gibi başka bir görev üstlenebilir; bu durum tek başına çekim ekinin tür değiştirdiğini göstermez. Değerlendirme, kelimenin sözlük anlamı ve aldığı ekin işlevi birlikte incelenerek yapılmalıdır.

Çözümlü örnekler: Ekleri geliş sırasına göre ayırma

Örnek 1

Verilen: "Gözlükçüler dükkânda çalışıyor." İncelenecek sözcük: "gözlükçüler"

Çözüm adımları:

  1. Sözcüğün anlamlı en küçük parçasını bulalım: "göz". Bu, organ adı olan isim köküdür.
  2. "-lük" çıkarıldığında "göz" kalır; fakat "gözlük" yeni bir nesnenin adıdır. Bu nedenle "-lük" yapım ekidir.
  3. "-çü" eki, gözlükle ilgilenen veya gözlük işi yapan kişiyi bildiren "gözlükçü" kelimesini oluşturur. Yeni bir isim türediği için "-çü" de yapım ekidir.
  4. Son ek "-ler"dir. "Gözlükçüler" birden fazla kişiyi ifade eder; yeni bir meslek veya nesne adı oluşturmaz. Bu nedenle "-ler" çoğul çekim ekidir.

Sonuç: göz + lük + çü + ler = kök + yapım eki + yapım eki + çekim eki.

Örnek 2

Verilen: "Kitaplarımızı okulda okuduk." İncelenecek sözcükler: "kitaplarımızı" ve "okulda"

Çözüm adımları:

  1. "Kitaplarımızı" sözcüğünde kök "kitap"tır.
  2. "-lar" çoğul ekidir; kitap sayısının birden fazla olduğunu bildirir.
  3. "-ımız" iyelik ekidir; kitapların birinci çoğul kişiye, yani "biz"e ait olduğunu gösterir.
  4. "-ı" belirtme durumu ekidir; cümlede belirli nesne görevini kurar. Sözcükte yeni bir kitap türü oluşmadığından bu üç ek de çekim ekidir.
  5. "Okulda" sözcüğünde "okul" kök, "-da" bulunma durumu ekidir. "Okulda" sözcüğü okul kavramını değiştirmez; yalnızca eylemin gerçekleştiği yeri belirtir.

Sonuç: "kitaplarımızı" yalnızca çekim ekleri almıştır; "okulda" da kök + bulunma durumu çekim eki biçimindedir. Cümledeki görev değişiklikleri, bu ekleri yapım eki yapmaz.

Sık yapılan hatalar ve karıştırılan kavramlar

  1. Her son eki çekim eki sanmak: Bir kelimenin sonunda bulunması, ekin çekim eki olduğunu göstermez. "Gözlükçü"deki "-çü" sondadır; ancak yeni isim oluşturduğu için yapım ekidir. Eklerin kelimeye geliş sırası ve anlam etkisi birlikte incelenmelidir.

  2. Her anlam farklılığını yapım eki saymak: Çoğul, iyelik, yönelme veya zaman bilgisi de kelimeye yeni bir anlam katmanı ekler; fakat bunlar yeni sözlük kelimesi oluşturmaz. "Evde"deki yer bilgisi ve "geldi"deki geçmiş zaman, çekim işlevleridir.

  3. Kök ile gövdeyi karıştırmak: "Gözlükçüler"in kökü "göz"dür; "gözlük" ve "gözlükçü" ise yapım eki almış gövdelerdir. Yapım ekiyle oluşan her yeni aşama, sonraki eklerin dayandığı gövde olabilir.

  4. Tür değişikliğini tek ölçüt yapmak: Yapım eki aynı tür içinde de yeni kelime oluşturabilir. "Göz" ve "gözlük" ikisi de isimdir; buna rağmen anlamları farklı olduğu için "-lük" yapım ekidir.

  5. Ek biçimlerini farklı ekler sanmak: "-lar/-ler" çoğul ekinin, "-da/-de/-ta/-te" bulunma ekinin farklı ses koşullarındaki biçimleri olabilir. Biçim değişikliğini görev değişikliğiyle karıştırmamak gerekir.

  6. Çekim ekinin sözcük türünü kesin olarak değiştirdiğini düşünmek: Çekim eki, kelimeyi cümlede özne veya nesne yapabilir; bu, ekin yapım eki olduğu anlamına gelmez. Tür ve cümle görevi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

  7. Yalnızca eki çıkararak karar vermek: Eki çıkarınca kalan parçanın anlamlı olup olmadığı kadar, ekli biçimin yeni bir kavram oluşturup oluşturmadığı da kontrol edilmelidir. Mekanik biçimde ek silmek, kök analizinde yanıltıcı sonuç verebilir.

Günlük hayatta

Bir öğrenci okul çantasını anlatırken "kitaplıklarımızdaki kitapları" diyebilir. "Kitap + lık" bölümündeki "-lık", kitap konulan yeri bildiren yeni bir isim oluşturduğu için yapım ekidir; "-larımız" içindeki "-lar" çoğul, "-ımız" iyelik ekidir. "-da" bulunma durumu çekim ekidir. Bunlardan sonra gelen "-ki", "kitaplıklarımızda bulunan" anlamında sıfat oluşturduğu için yapım eki kabul edilir. Böylece tek bir ifadede önce yeni kelime türetme, sonra sayı, aitlik, bulunma ilişkisi ve sıfatlaştırma işlemleri birlikte görülür.

Sınavda

TYT Türkçe ve AYT Türk Dili ve Edebiyatı dil bilgisi sorularında önce kelimeyi kök + ekler biçiminde ayırın, sonra ekleri geliş sırasına göre sınıflandırın. Pratik kontrol sırası şöyledir: 1) Kökün anlamını bulun. 2) İlk ekten sonra yeni bir kelime oluşuyor mu bakın. 3) Yeni kelime oluşuyorsa bu ek yapımdır ve sonraki aşamayı gövde olarak değerlendirin. 4) Sonraki eklerin çoğul, iyelik, hâl, zaman, kip veya kişi bildirip bildirmediğini kontrol edin. "Gözlükçüler" gibi bir örnekte birden fazla yapım eki bulunabileceğini unutmayın. Ayrıca "-ler"i gördüğünüz her kelimeyi yalnızca çoğul sanmayın; ekin cümledeki işlevi ve kelimenin anlamı birlikte değerlendirilmelidir. Sorularda özellikle kök-gövde ayrımı, bir kelimede hem yapım hem çekim ekinin bulunması ve yapım ekinin kelime türünü değiştirmeden yeni anlam oluşturması ölçülebilir.

Sık sorulan sorular

Bir kelimede hem yapım hem çekim eki bulunabilir mi?

Evet. "Gözlükçüler" sözcüğünde "göz" kökünden önce "-lük", sonra "-çü" yapım ekleriyle yeni kelimeler türemiş; sonuna gelen "-ler" ise çoğul çekim eki olmuştur.

Yapım eki alan kelimeye neden gövde denir?

Kök, anlamlı en küçük parçadır. Kökün üzerine yapım eki geldiğinde yeni bir kelime oluşur ve bu kelime gövde olarak adlandırılır. Gövde başka yapım veya çekim ekleri alabilir.

Çekim ekleri kelimenin türünü değiştirir mi?

Çekim eklerinin temel görevi tür değiştirmek değil, kelimeyi cümledeki görevine ve diğer kelimelerle ilişkisine bağlamaktır. Bir kelimenin cümlede farklı görev üstlenmesi, tek başına yapım eki aldığı anlamına gelmez.

Küçültme ekleri yapım eki sayılır mı?

Mevcut içerikteki okul bilgisine göre "-cik" gibi küçültme ekleri genellikle isimden isim yapım eki kabul edilir. "Ev + cik → evcik" örneğinde kelimeye küçük ev anlamı katılır ve yeni bir anlam oluşur.

Yapım ve çekim ekini ayırmanın en kısa yolu nedir?

Ekten sonra yeni bir kavram veya yeni bir kelime oluşuyorsa yapım eki; kelime yalnızca çoğul, aitlik, hâl, zaman, kip ya da kişi bilgisi kazanıyorsa çekim eki olma ihtimali yüksektir. Son karar için kök, anlam ve cümledeki görev birlikte incelenmelidir.

Aynı ek biçimi her kelimede aynı görevde midir?

Hayır. Eklerin görevi biçimden çok kelimeye kattıkları işleve göre belirlenir. Bu nedenle yalnızca ekin yazılışına bakmak yerine, ekten sonra yeni kelime oluşup oluşmadığı ve cümlede hangi ilişkinin kurulduğu kontrol edilmelidir.

Kaynaklar
SıradakiSözcükte Yapı