26 Kasım, tarihte kritik nükleer savaşın eşiğinden dönülen bir günü, II. Dünya Savaşı'nın önemli cephelerini ve Türkiye'nin Cumhuriyet dönemi devrimlerini barındırıyor. Ayrıca, önemli arkeolojik keşifler ve bilim insanlarının doğumu ve ölümü de bu güne damga vuruyor.
20. yüzyılın ortalarından sonlarına kadar süren, ABD ve Sovyetler Birliği liderliğindeki iki ideolojik blok arasındaki küresel siyasi ve askeri gerilim dönemidir. Doğrudan bir savaş olmasa da, vekalet savaşları, nükleer tehdit ve ideolojik rekabetle karakterize edilir.
Keşfet →Sesten hızlı yolcu uçağı Concorde, son uçuşunu gerçekleştirerek havacılık tarihinde bir dönemin sonunu getirdi.
Howard Carter ve Lord Carnarvon, Mısır Firavunu Tutankhamun'un mezarına 3000 yıl sonra giren ilk insanlar olarak tarihin en önemli arkeolojik keşiflerinden birini yaptı.
Hindistan'ın Mumbai şehrinde Leşker-i Tayyibe örgütü tarafından düzenlenen terör saldırılarında 164 kişi hayatını kaybetti, 308 kişi yaralandı.
Rus Yarbay Stanislav Petrov, Sovyet füze erken uyarı sistemindeki bir hatayı fark ederek olası bir nükleer savaşı engelledi ve milyonlarca hayatı kurtardı.
II. Dünya Savaşı'nın dönüm noktalarından biri olan Stalingrad Muharebesi'nde Sovyet Ordusu, Alman Ordusuna karşı büyük bir karşı saldırı başlattı.
Yugoslavya'da Anti-Faşist Halk Kurtuluş Konseyi kuruldu; bu oluşum, II. Dünya Savaşı sırasında faşist işgale karşı direnişin önemli bir parçasıydı.
Küba Füze Krizi'nin ardından ABD, Türkiye'de konuşlandırdığı Jüpiter füzelerini kaldırma kararı alarak Soğuk Savaş döneminde gerilimi düşürdü.
Türkiye, Birleşmiş Milletler çağrısı üzerine Kore Savaşı'na katılarak uluslararası arenada aktif rol aldı ve NATO üyeliğine giden yolu açtı.
Türkiye'de 'Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla, Efendi, Bey, Paşa, Hanım' gibi lakap ve unvanlar kaldırıldı; bu kanunla vatandaşlar arasında eşitlik hedeflendi.