Ana sayfafelsefeTYT FelsefeTYT Felsefe Soru Dağılımı
🤔
Felsefe · Sınav Rehberi

TYT Felsefe Soru Dağılımı: Konu Önceliği ve Çalışma Planı

TYT Felsefe· lise· TYT· 10 dk okuma· Son güncelleme: 19 Temmuz 2026
Öğreniyo İçerik Ekibi tarafından hazırlandı · Editör: Yusufhan Seyis
Kısaca

TYT Sosyal Bilimler testinde Felsefe alanı 5 sorudan oluşur. Geçmiş sınav eğilimlerine dayalı yaklaşık dağılım, çalışma planı için yalnızca bir başlangıç noktasıdır; genel öncelik öğrencinin hata oranı, konu eksikleri ve geçmiş sınav eğilimleri birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. En verimli çalışma, kavramı ezberlemek yerine soru metnindeki görüşü tanımaya, benzer kuramları karşılaştırmaya ve yanlışları konu başlığına göre analiz etmeye dayanır.

Bu yazıda (8)
🤔
Felsefe

TYT Felsefe Soru Dağılımı: Konu Önceliği ve Çalışma Planı

TYT Felsefe sorularında yalnızca filozof adı veya tanım ezberi yeterli olmayabilir. Soru kökü çoğu zaman bir düşünceyi, kısa bir açıklamayı ya da günlük bir durumu verir; öğrenciden bu metnin hangi kavramla veya görüşle ilişkili olduğunu bulması beklenir. Bu nedenle soru dağılımını bilmek, çalışmanın yalnızca başlangıç planını oluşturur. Asıl hedef, her konu başlığında kavramın ne anlama geldiğini, hangi görüşlerden ayrıldığını ve soruda hangi ipuçlarıyla tanınacağını öğrenmektir.

TYT Sosyal Bilimler testinde Felsefe alanından 5 soru bulunur. Geçmiş sınav eğilimlerine dayalı konu dağılımları kesin bir sınav kotası değildir; hangi konudan kaç soru geleceği sınavdan sınava değişebilir. Aşağıdaki rehber, konu eğilimlerini kesin soru sayıları değil, çalışma planı oluşturmak için kullanılabilecek yaklaşık bir çerçeve olarak ele alır.

Yaklaşık soru aralıklarını çalışma önceliğine çevirmek

TYT Felsefe’de geçmiş sınavlara bakıldığında Bilgi, Varlık, Ahlak, Sanat, Din, Bilim ve Siyaset Felsefesi ile Felsefenin Konusu ve Yöntemi başlıklarından sorularla karşılaşılabilir. Bu başlıkların soru ağırlıkları sınavdan sınava değişebilir ve toplam 5 felsefe sorusu üzerinden değerlendirilmelidir. Bu nedenle belirli bir konu için verilen yaklaşık eğilimler kesin soru sayısı veya garanti edilmiş kota gibi okunmamalıdır.

Çalışma önceliği belirlerken iki ölçüt kullanılabilir. İlk ölçüt, geçmiş sınavlardaki yaklaşık konu eğilimleridir; ancak eşit veya benzer eğilim gösteren konular genel ağırlık bakımından birbirinden üstün kabul edilmemelidir. İkinci ölçüt, kişisel hata oranıdır: Örneğin Bilgi Felsefesi’nde 10 sorudan 4’ünü, Din Felsefesi’nde 10 sorudan 1’ini yanlış yapan bir öğrenci, yalnızca genel eğilimlere bakarak değil, kendi yanlışlarına bakarak da zaman ayırmalıdır.

Pratik bir sıra şöyle kurulabilir: Önce felsefenin soru çözme dilini ve temel kavramlarını öğrenin; ardından Bilgi Felsefesi ile Ahlak Felsefesi’ni karşılaştırmalı çalışın. Varlık Felsefesi’ni kavram ayrımları üzerinden tamamlayın. Bilim ve Siyaset Felsefesi’ni de çalışma kapsamına alın. Sanat ve Din Felsefesi’ni daha kısa ama düzenli tekrarlarla koruyun. Bu yaklaşım, herhangi bir konu başlığını tamamen bırakmadan, geçmiş sınav eğilimlerine ve kendi hata oranınıza göre zaman ayırmayı sağlar.

Bilgi Felsefesi’nde kaynak, doğruluk ve gerekçe ayrımı

Bilgi Felsefesi’nde üç ayrı soruyu birbirine karıştırmamak gerekir: Bilgi nereden gelir, doğru bilgi nasıl belirlenir ve bilginin sınırı nedir? Mevcut makalede rasyonalizm, bilginin kaynağında aklı; empirizm ise duyu ve deneyimi öne çıkaran görüş olarak tanımlanır. Bu ayrım, her rasyonalistin duyuları bütünüyle reddettiği veya her empiristin aklın hiçbir işlevi olmadığını savunduğu anlamına gelmez. Sınav sorusunda belirleyici olan, metnin hangi kaynağı temel ve öncelikli gördüğüdür.

Bir paragrafta matematiksel kesinlik, doğuştan gelen ilkeler veya zihinsel çıkarım öne çıkarılıyorsa rasyonalizm yönünde ipucu aranır. Gözlem, deney, yaşantı ve duyulara başvurma vurgulanıyorsa empirizmle ilişki kurulabilir. Ancak yalnızca 'akıl' veya 'deneyim' kelimesini görüp seçenek işaretlemek yerine, bu unsurun bilgi için temel kaynak olarak mı sunulduğunu kontrol edin.

'Gerekçelendirilmiş doğru inanç' biçimindeki JTB yaklaşımı, klasik bir bilgi tanımıdır. Klasik yaklaşıma göre bir önermenin bilgi sayılması için kişinin ona inanması, önermenin doğru olması ve inancın gerekçelendirilmiş olması gerekir. Ancak çağdaş epistemolojide, Gettier tipi örnekler nedeniyle bu üç koşulun her durumda bilgi için yeterli olduğu kabul edilmez. İnanç, doğruluk ve gerekçe birbirinden ayrı koşullardır; bunların birlikte bulunması klasik yaklaşımı açıklar, fakat bilgi kavramının tartışmasız ve genel geçer tanımını oluşturmaz.

Soru çözerken şu karar zincirini uygulayın: Önce kişinin neye inandığını bulun, sonra bu inancın doğru kabul edilip edilmediğine bakın, son olarak metinde kanıt veya gerekçe gösterilip gösterilmediğini arayın. Bu üçlüden biri eksikse, seçenek klasik bilgi tanımını bütünüyle karşılamıyor olabilir; üçü bulunsa bile soru çağdaş bilgi tartışmalarına gönderme yapıyorsa ek koşulların aranabileceğini unutmayın.

Varlık Felsefesi’nde 'var mı?' ile 'nasıl bir varlık?' sorusunu ayırmak

Varlık Felsefesi, varlığın doğasını, özünü ve kategorilerini sorgular. Bu konudaki sorular yalnızca bir şeyin bulunup bulunmadığını sormaz; var olanın ne olduğu, hangi özelliklerle açıklanacağı ve varlık ile mahiyet arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağı üzerinde de durabilir. Metafizik başlığı da bu tür varlık sorularıyla ilişkilendirilir.

Soru kökünde bir nesnenin veya var olanın 'ne olduğu' tartışılıyorsa mahiyet ya da öz kavramına yaklaşılır. 'Gerçekten var olmak ne demektir?' gibi bir sorgulama ise varlık kavramının kendisine yönelir. Bu iki soruyu ayırmak önemlidir: Bir şeyin tanımını veya özünü açıklamak, onun dış dünyada gerçekten var olduğunu tek başına kanıtlamaz.

Varlık sorularında soyut ifadeler öğrenciyi yanıltabilir. Bu nedenle paragrafı şu iki soruyla okuyun: Metin, var olanların özelliklerini mi açıklıyor; yoksa var olmanın anlamını mı sorguluyor? Ayrıca seçeneklerde verilen kavramın, sorudaki tartışma düzeyiyle uyuşup uyuşmadığını kontrol edin. Gündelik bir nesne üzerinden örnek verilse bile, soru nesnenin kullanımını değil, onun varlık bakımından nasıl düşünüldüğünü soruyor olabilir.

Ahlak kuramlarını aynı olay üzerindeki kararlarıyla karşılaştırmak

Ahlak Felsefesi’nde üç yaklaşım özellikle ayırt edilmelidir. Deontoloji, eylemi görev ve kurallarla ilişkilendirir. Faydacılık, eylemin sonuçlarına ve en çok mutluluğu sağlamasına odaklanır. Erdem etiği ise tek bir eylemin sonucundan çok kişinin karakterini ve erdemli davranış biçimini öne çıkarır.

Bu tanımlar, üç kuramı ezberlemek için başlangıç sağlar; fakat sınavda asıl ayrım çoğu zaman aynı olay karşısında hangi ölçütün kullanıldığının bulunmasıyla yapılır. 'Kural gereği yapılmalıdır' vurgusu deontolojik bir ölçüte; 'en fazla kişiye en fazla yarar' vurgusu faydacı ölçüte; 'dürüst, ölçülü veya erdemli insan nasıl davranır?' sorusu ise erdem etiğine işaret edebilir.

Karar verirken olayın sonucuna bakmak tek başına yeterli değildir. Bir davranış iyi sonuç doğurmuş olsa da kuram eylemin kurala uygunluğunu öne çıkarabilir. Benzer şekilde bir davranışın kurala uygun olması, faydacı yaklaşım açısından sonuçları ayrıca değerlendirmeye engel değildir. Sınavdaki doğru cevap, öğrencinin kendi ahlaki kanaati değil, paragrafta kullanılan değerlendirme ölçütüdür.

Ahlak sorularında 'iyi', 'doğru', 'görev', 'yarar', 'mutluluk' ve 'erdem' kelimelerini ayrı ayrı işaretleyin. Ardından metnin kararını hangi kelimenin belirlediğini bulun. Bu yöntem, aynı soruda birden fazla tanıdık kavramın bulunması hâlinde kavramların görevini ayırmaya yardımcı olur.

Sanat ve Din Felsefesi’nde tanım yerine tartışmanın eksenini bulmak

Sanat Felsefesi, sanatın ne olduğu, güzelliğin nasıl değerlendirileceği ve estetik yargıların nesnel olup olmadığı gibi soruları ele alır. Bir seçenekte sanatın duyguları ifade etmesi, başka bir seçenekte teknik beceriye dayanması vurgulanabilir. Bu ifadelerden birini kişisel olarak daha ikna edici bulmanız, sorunun cevabını tek başına belirlemez. Önce soru kökünün sanatın tanımını mı, estetik yargının niteliğini mi, yoksa güzellik anlayışını mı sorduğunu belirleyin.

'Güzel' yargısının kişiden kişiye değişmesi ile estetik yargıların nesnel bir temeli olup olmadığı aynı iddia değildir. İlki öznel farklılığa, ikincisi estetik yargının ölçütlerine ilişkin bir tartışmaya işaret eder. Bu ayrımı kurmadan seçeneklerdeki 'herkes', 'hiç kimse' veya 'tek ölçüt' gibi ifadeleri kabul etmek hataya yol açabilir.

Din Felsefesi’nde ise teizm, ateizm ve agnostisizm gibi Tanrı inancına ilişkin yaklaşımlar ile din-bilim ilişkisi ve inanç-bilgi ayrımı öne çıkar. Bir soru Tanrı’nın varlığı konusunda bir tutumu soruyorsa, din-bilim ilişkisine dair seçeneği sırf konu din olduğu için işaretlemeyin. Önce sorunun eksenini belirleyin: Tanrı’nın varlığı mı, bilgi ve inanç ilişkisi mi, yoksa bilimle din arasındaki ilişki mi?

Bu iki konu için kısa tekrar yöntemi etkilidir: Her kavramı bir cümleyle tanımlayın, ardından onu en çok karıştırdığınız kavramla tek cümlede karşılaştırın. Böylece konu eğilimi daha düşük görünen alanlar ihmal edilmeden düzenli tutulabilir.

Çözümlü örnekler: paragraftaki ölçütü seçeneğe dönüştürmek

Örnek 1 — Bilgi Felsefesi

Verilenler: Bir öğrenci, bir sayının asal olduğunu yalnızca tahmin eder. Daha sonra yaptığı matematiksel inceleme, bu tahminin doğru olduğunu ve neden doğru olduğunu gösterir. Soru, bu durumu klasik bilgi tanımı açısından değerlendirmeyi istemektedir.

Çözüm adımları:

  1. İnanç unsurunu bulun: Öğrenci sayının asal olduğuna inanmış veya bunu kabul etmiştir.
  2. Doğruluk unsurunu kontrol edin: İnceleme, önermenin doğru olduğunu göstermiştir.
  3. Gerekçeyi arayın: Matematiksel inceleme, doğru kabulü destekleyen gerekçedir.
  4. Sonucu kurun: Klasik JTB yaklaşımına göre olayda gerekçelendirilmiş doğru inanç koşulları bulunur; bu nedenle olay, rastlantısal doğru tahminden daha güçlüdür. Ancak çağdaş epistemolojide bu üç koşulun her durumda bilgi için yeterli kabul edilmediğini de unutmayın.

Sonuç: Soruda yalnızca 'tahmin doğru çıktı' denilseydi gerekçe unsuru eksik kalabilirdi. Doğru cevabı belirleyen, sonucun doğru olması kadar onu destekleyen incelemenin bulunmasıdır.

Örnek 2 — Ahlak Felsefesi

Verilenler: Bir kişi, kişisel çıkarı azalacak olsa bile verdiği sözü yerine getirir. Paragrafta davranışın sonucu değil, söz verme yükümlülüğüne bağlı kalma vurgulanmaktadır.

Çözüm adımları:

  1. Davranışın sonucunu ikinci plana alın: Kişinin çıkarının azalması, metindeki temel ölçüt değildir.
  2. Karar ölçütünü bulun: 'Verilen sözü yerine getirme' bir görev veya kural olarak sunulmuştur.
  3. Kuramları karşılaştırın: Deontoloji görev ve kural temelli yaklaşım; faydacılık sonuç ve yarar temelli; erdem etiği karakter temellidir.
  4. En uygun kavramı seçin: Metin, kişinin nasıl bir karakter geliştirdiğinden çok görevini yerine getirmesine dayanır.

Sonuç: Bu paragraf deontolojik yaklaşımla ilişkilendirilir. Eğer metin 'bu davranış en fazla kişiye mutluluk sağladı' deseydi karar ölçütü faydacılığa yaklaşırdı; 'dürüst bir insan böyle davranır' vurgusu bulunsaydı erdem etiği daha uygun olurdu.

Yedi haftalık planı soru analiziyle tamamlamak

Mevcut makalede yedi haftalık bir çalışma sırası önerilmiştir: İlk hafta felsefenin tanımı, temel kavramlar ve düşünme yöntemi; ikinci ve üçüncü haftalar Bilgi Felsefesi; dördüncü hafta Varlık Felsefesi; beşinci hafta Ahlak Felsefesi; altıncı hafta Sanat, Din, Bilim ve Siyaset Felsefesi; yedinci hafta ise tüm TYT konu başlıklarını kapsayan tekrar, deneme ve yanlış analizi.

Bu planı verimli kılmak için her haftanın sonunda yalnızca konu bitirme işareti koymayın. Her yanlışın yanına üç bilgi yazın: Sorunun konu başlığı, yanılgının nedeni ve doğru seçeneği belirleyen kelime veya cümle. Örneğin 'empirizm-rasyonalizm karıştı; metinde gözlem temel kaynak olarak verilmiş' şeklindeki bir not, yalnızca 'yanlış yaptım' notundan daha işlevseldir.

Mevcut içerikte haftada 4-5 saatlik çalışma önerilmektedir; bunun her öğrenci için kesin olarak yeterli olduğu söylenemez. Başlangıç düzeyi, diğer derslerin yoğunluğu ve denemelerdeki hata oranı süreyi değiştirebilir. Bu yüzden süreyi sabit bir başarı garantisi olarak değil, düzenli çalışma için başlangıç ölçüsü olarak kullanın.

Yedinci haftada denemeyi yalnızca net ölçmek için değil, konu dağılımını ve tüm TYT başlıklarındaki eksikleri kontrol etmek için kullanın. Bilgi sorularında sürekli kaynak ayrımı, ahlak sorularında ise kuramların ölçütü karıştırılıyorsa yeni konu eklemekten önce bu iki ara beceriyi düzeltin. Bilim veya Siyaset Felsefesi sorularında eksik olduğunuzu görürseniz bu başlıkları tekrar planına ekleyin. Zor bir soruda uzun süre kalmak yerine bildiğiniz soruları önce çözmek ve soru kökündeki 'değildir' gibi olumsuzlukları yeniden kontrol etmek zaman yönetimine katkı sağlar.

Sık yapılan hatalar ve karıştırılan sınır durumları

  1. Tahmini dağılımı kesin sınav tablosu sanmak: Geçmiş sınav eğilimleri ve yaklaşık konu ağırlıkları kesin soru sayıları değildir. Bunları garanti edilmiş soru sayıları olarak kullanmayın; tüm konu başlıklarını en azından temel düzeyde çalışın.

  2. Rasyonalizm ile empirizmi tek kelimeye indirgemek: Rasyonalizmde akıl, empirizmde duyu ve deneyim öne çıkar; fakat soruyu yalnızca bir kelimeye bakarak değil, metnin bilgi kaynağına verdiği önceliğe göre çözün.

  3. Doğru tahmini bilgiyle eşitlemek: Klasik JTB yaklaşımında doğruluk tek başına yeterli değildir; inanç ve gerekçelendirme unsurlarını da arayın. Ayrıca çağdaş epistemolojide bu üç koşulun her durumda yeterli kabul edilmediğini unutmayın.

  4. Mahiyet ile varlığı aynı kabul etmek: Bir şeyin ne olduğuna ilişkin açıklama, o şeyin gerçekten var olduğunu tek başına göstermez. Soru öz mü, varlık mı tartışıyor, bunu ayırın.

  5. Ahlak sorusunda kendi görüşünü kullanmak: Sınav, sizin 'iyi' veya 'doğru' bulduğunuzu değil, paragrafın kullandığı ölçütü sorar.

  6. Deontoloji, faydacılık ve erdem etiğini yalnızca tanım olarak ezberlemek: Aynı olayı üç ölçütle değerlendirin. Kural mı, sonuç mu, karakter mi belirleyici; önce bunu bulun.

  7. 'Sanat güzeldir' ifadesini sanat tanımı sanmak: Sanatın ne olduğu ile estetik yargının nesnel veya öznel oluşu farklı tartışmalardır.

  8. Soru kökündeki olumsuzluğu atlamak: 'Hangisi değildir?' ifadesi, seçenekleri doğrulama yönünü değiştirir. Cevabı işaretlemeden önce soru kökünü bir kez daha okuyun.

Formül

Gerekçelendirilmiş doğru inanç (klasik JTB yaklaşımı); çağdaş epistemolojide bu üç koşulun her durumda bilgi için yeterli olduğu kabul edilmez.

Günlük hayatta

Bir arkadaşınız, verdiği sözü kişisel çıkarı azalmasına rağmen tutuyor; başka biri ise aynı sözü, bu davranışın daha fazla kişiye yarar sağlayacağı için yerine getiriyor. İlk açıklamada görev ve kural, ikincisinde sonuç ve yarar öne çıkar. Bu tek olay, deontoloji ile faydacılığı ayırmak için kullanılabilir; kişinin 'dürüst biri olarak böyle davranması gerektiği' vurgulanırsa erdem etiği boyutu da eklenir.

Sınavda

TYT Sosyal Bilimler testinde Felsefe alanı 5 sorudan oluşur. Geçmiş sınav eğilimlerine dayalı konu dağılımları kesin soru garantisi değildir. Çalışma planını yalnızca konu ağırlığına göre değil, kendi hata oranınıza ve konu eksiklerinize göre kurun. Bilgi, Ahlak, Varlık, Sanat, Din, Bilim ve Siyaset Felsefesi ile felsefenin konusu-yöntemi başlıklarını çalışma kapsamına alın. Her denemeden sonra yanlışları yalnızca net hesabına eklemeyin: konu, karıştırılan kavram, soru kökündeki ipucu ve hatanın nedeni şeklinde kaydedin. Felsefe sorularında önce soru kökünü, özellikle 'değildir' ve 'ulaşılamaz' gibi ifadeleri okuyun; sonra paragrafın hangi ölçütü savunduğunu bulun. TYT bağlamında hedef, uzun süren ezber tekrarından çok kısa kavram karşılaştırmaları ve paragraf uygulamasıdır.

Sık sorulan sorular

TYT Sosyal Bilimler testinde Felsefe kaç sorudan oluşur?

TYT Sosyal Bilimler testinde Felsefe alanından 5 soru bulunur. Geçmiş yıllardaki konu dağılımları yaklaşık eğilimleri gösterir; hangi konudan kaç soru geleceği kesin bir kota değildir ve sınavdan sınava değişebilir.

Hangi konulara önce çalışmalıyım?

Önceliği yalnızca geçmiş sınav eğilimlerine göre belirlemeyin. Kendi denemelerinizdeki hata oranı, konu eksikleriniz ve geçmiş sınavlarda görülen konu eğilimleri birlikte değerlendirilmelidir. Eşit veya benzer eğilim gösteren konular genel ağırlık bakımından birbirinden üstün kabul edilmemeli; Bilim ve Siyaset Felsefesi de çalışma kapsamına alınmalıdır.

JTB yaklaşımındaki üç unsur nasıl kullanılır?

Klasik JTB yaklaşımında bir önermenin bilgi sayılması için kişinin ona inanması, önermenin doğru olması ve inancın gerekçelendirilmiş olması aranır. Ancak Gettier tipi örnekler nedeniyle çağdaş epistemolojide bu üç koşulun her durumda yeterli olduğu kabul edilmez. Sadece doğru çıkan bir tahmin, gerekçe yoksa klasik ölçütü karşılamayabilir.

Deontoloji ile faydacılık nasıl ayırt edilir?

Deontoloji eylemi görev ve kurala göre değerlendirir. Faydacılık ise ortaya çıkan sonucu ve en çok mutluluğu veya yararı sağlamayı öne çıkarır. Soru metninde hangi ölçütün karar verdiğini bulmak, kavramı ayırt etmenin anahtarıdır.

TYT Felsefe’ye kaç haftada hazırlanılır?

Mevcut makalede 6-8 hafta ve haftada 4-5 saatlik bir çalışma önerisi yer alıyor; ancak bu süre her öğrenci için kesin yeterlilik ölçüsü değildir. Başlangıç düzeyi, yanlış oranı ve diğer derslerin yükü dikkate alınarak süre kişiselleştirilmelidir.

Kaynaklar
SıradakiTYT Felsefe Nasıl Çalışılır