Makale Nedir? Kanıt, Yapı ve Yazım Teknikleri
Makale; bir düşünceyi, bilgiyi veya iddiayı belge, veri ve güvenilir açıklamalarla destekleyerek ele alan yazı türüdür. Türk edebiyatında Batılılaşma hareketlerinin etkisiyle Tanzimat Dönemi'nde görülmeye başlamış; edebî ve bilimsel konularda kullanılan bir anlatım biçimi hâline gelmiştir.
Bu yazıda (7)
- ›Makale sayılmasını sağlayan üç ölçüt: konu, amaç ve dayanak
- ›İddia, kanıt ve yorum arasındaki zincir nasıl kurulur?
- ›Edebî makale ile bilimsel makale aynı tür içinde nasıl ayrılır?
- ›Makalede bölüm düzeni: okuyucuyu iddiadan sonuca taşımak
- ›Çözümlü örnek: Bir metnin makale niteliğini belirleme
- ›Çözümlü örnek: Makale ile denemeyi kanıt üzerinden ayırma
- ›Sık yapılan hatalar ve karıştırılan sınır durumları
Makale Nedir? Kanıt, Yapı ve Yazım Teknikleri
Bir metin yalnızca bir konu hakkında konuştuğu için makale sayılmaz. Makaleyi belirleyen asıl unsur, yazarın ele aldığı konuyu açıklarken veya savunduğu görüşü ortaya koyarken dayanak göstermesidir. Bu dayanak; istatistiksel veri, bilimsel araştırma sonucu, tarihî belge, uzman görüşü ya da doğrulanabilir bir gözlem olabilir.
Bu nedenle makaleyi okurken yalnızca 'Yazar ne söylüyor?' sorusu sorulmaz. 'Bu düşünce hangi kanıta dayanıyor?', 'Verilen bilgi nasıl yorumlanıyor?' ve 'Yazarın amacı bilgilendirmek mi, kanıtlamak mı?' soruları da sorulur. Makale, bilgi ile yorum arasındaki ilişkiyi görünür kılan; özellikle gazete, dergi, akademik yayın ve edebiyat-kültür yazılarında kullanılan bir türdür.
Makale sayılmasını sağlayan üç ölçüt: konu, amaç ve dayanak
Makale, bir konuda bilgi vermek, bir düşünceyi açıklamak veya savunmak amacıyla yazılan; görüşlerini gerekçe, örnek, alıntı, veri ya da başka uygun dayanaklarla temellendiren düşünce yazısıdır. Bu tanımın anlaşılması için üç ölçütü birlikte değerlendirmek gerekir.
İlk ölçüt konuya yöneliktir: Makale edebiyat, dil, sanat, tarih, toplum, bilim veya güncel bir problem gibi farklı alanları ele alabilir. Konunun bilimsel olması tek başına metni bilimsel makale yapmaz; asıl önemli olan konunun hangi yöntem ve dayanaklarla işlendiğidir.
İkinci ölçüt amaçtır. Yazar, okuyucuya ayrıntılı bilgi vermek, bir düşünceyi açıklamak veya belirli bir görüşü kanıtlamak isteyebilir. Bu amaçlar aynı metinde birlikte de bulunabilir. Ancak makalenin merkezinde kişisel duyguları paylaşmak değil, düşünceyi açıklanabilir ve denetlenebilir hâle getirmek vardır.
Üçüncü ölçüt dayanak kullanımıdır. 'Bu konu önemlidir' demek bir iddiadır; fakat neden önemli olduğunu göstermek için konuya uygun gerekçe, örnek, alıntı, metin çözümlemesi, karşılaştırma, veri veya başka güvenilir dayanaklar kullanılabilir. Bunlardan belirli birinin her makalede bulunması gerekmez. Bu yüzden makalede iddia ile dayanağın birbirine bağlanması beklenir.
Makale çoğunlukla nesnel bir yaklaşım taşır. Bu, yazarın hiçbir görüşünün bulunamayacağı anlamına gelmez. Yazar bir görüş ileri sürebilir; fakat bu görüşü yalnızca kişisel beğeniye değil, açıklanabilir gerekçelere ve doğrulanabilir bilgilere dayandırmalıdır.
İddia, kanıt ve yorum arasındaki zincir nasıl kurulur?
Makale yazarken düşünce zinciri genellikle şu sırayla kurulabilir: iddia, kanıt, yorum ve sonuç. İddia, yazarın ortaya koyduğu temel düşüncedir. Kanıt, bu düşünceyi destekleyen somut malzemedir. Yorum, kanıtın iddiayı neden desteklediğini açıklar. Sonuç ise okuyucunun hangi çıkarıma ulaşması gerektiğini gösterir.
Örneğin 'Bir eserin dili, dönemin toplumsal değişimlerinden etkilenir' cümlesi tek başına bir iddiadır. Bu iddiayı desteklemek için eserden seçilen dil özellikleri, döneme ait edebiyat görüşleri veya tarihî belgeler kullanılabilir. Ardından bu unsurların toplumsal değişimle bağlantısı açıklanır. Sadece alıntı yapmak yeterli değildir; alıntının neyi kanıtladığı da belirtilmelidir.
Kanıtın varlığı da tek başına yeterli sayılmaz. Kullanılan veri konu ile ilgili olmalı, doğru aktarılmalı ve kapsamı aşan bir sonuca dönüştürülmemelidir. Örneğin tek bir kişinin görüşü, bütün toplumun düşüncesini gösteren kesin bir veri gibi sunulmamalıdır. Bir istatistik veriliyorsa hangi durumu açıkladığı ve metindeki iddiayı nasıl desteklediği belirtilmelidir.
Bu zinciri okuma sırasında tespit etmek, makaleyi deneme veya sıradan bir köşe yazısından ayırmayı kolaylaştırır. Metinde güçlü duygular ve kişisel ifadeler bulunabilir; fakat temel düşünceyi taşıyan bölümde kanıt-gerekçe ilişkisi kurulmamışsa makale niteliği zayıflar.
Edebî makale ile bilimsel makale aynı tür içinde nasıl ayrılır?
Makaleler ele aldıkları alana ve kullanılan anlatım biçimine göre farklı görünümler kazanabilir. Edebî makale; edebiyat, dil ve sanat konularında yazılır. Yazar, bir sanat anlayışını, edebî dönemi, eseri veya dil sorununu inceleyebilir. Böyle metinlerde anlatımın daha etkileyici olması ve edebî bir üslubun kullanılması mümkündür. Buna rağmen yazının temelinde bilgi verme ve görüşü dayanaklarla açıklama amacı bulunur.
Bilimsel makale ise fen, sosyal bilimler, tıp gibi alanlarda belirli bir araştırmanın sonuçlarını veya bilimsel bir tezi sunar. Bu türde yöntem, veri, bulgu ve sonuç arasındaki ilişki daha belirgin biçimde kurulabilir. Bilimsel makalede kişisel beğeni yerine araştırmanın nasıl yürütüldüğü ve hangi sonuçlara ulaşıldığı önem taşır.
İki tür arasındaki ayrım, 'Edebî makale öznel, bilimsel makale nesneldir' biçiminde kesinleştirilmemelidir. Edebî makale de kanıt ve gerekçeye dayanabilir; bilimsel makalenin yazarı da araştırma sonuçlarını yorumlayabilir. Ayrım daha çok konu, yöntem, kullanılan kaynaklar ve üslup üzerindedir.
Sınav açısından pratik karar şudur: Metin dil, edebiyat veya sanat üzerine bir görüşü açıklıyor ve bunu bilgi-gerekçelerle destekliyorsa edebî makale; araştırma sonuçlarını bilimsel yöntem ve verilerle sunuyorsa bilimsel makale yönü ağır basar.
Makalede bölüm düzeni: okuyucuyu iddiadan sonuca taşımak
Mevcut kaynaklarda makalenin tek ve değişmez bir bölüm şablonu ayrıntılı biçimde verilmemektedir. Bununla birlikte bir makalenin anlaşılabilir olması için düşüncenin düzenli ilerlemesi gerekir. Uygulamada metin; konuya giriş, iddianın ve dayanakların açıklanması, ardından genel sonucun ortaya konması şeklinde kurulabilir.
İlk kısımda konu ve problem tanıtılır. Okuyucu, yazının hangi soruya cevap aradığını veya hangi görüşü inceleyeceğini burada anlamalıdır. İkinci kısımda iddia gerekçelendirilir; bilgi, örnek, belge ve açıklamalar arasında bağlantı kurulur. Son kısımda ise dağınık bilgilerin ne gösterdiği toparlanır.
Bu düzen, her makalenin mutlaka aynı başlıkları taşıması gerektiği anlamına gelmez. Özellikle gazete ve dergi yazılarında başlıklar farklı olabilir. Ölçüt, başlıkların adı değil, düşüncenin kopukluk yaşamadan ilerlemesidir. Bir paragrafta birden fazla iddia bulunuyor ancak hiçbirinin kanıtı açıklanmıyorsa metnin yapısı zayıflar.
Yazım öncesinde şu plan kullanılabilir: Konuyu tek cümleyle sınırlandır, temel iddianı yaz, her iddia için uygun bir dayanak belirle, dayanağın neyi gösterdiğini açıkla ve sonuçta ulaşılabilecek çıkarımı kontrol et. Böylece makale yalnızca bilgi sıralayan değil, bilgileri anlamlı bir düşünce etrafında birleştiren bir metne dönüşür.
Çözümlü örnek: Bir metnin makale niteliğini belirleme
Verilen metin: 'Kentlerde yeşil alanların artırılması gereklidir. Bunun nedeni yalnızca görüntü güzelliği değildir. Yazıda, son yıllara ait sıcaklık ölçümleri, farklı bölgelerdeki yeşil alan oranları ve uzman açıklamaları karşılaştırılmış; bu verilerden hareketle yeşil alanların kent yaşamına etkisi açıklanmıştır.'
Adım 1 - Konuyu belirle: Metin, kentlerdeki yeşil alanların gerekliliğini ele alıyor. Konu toplumsal ve çevresel bir problemdir.
Adım 2 - Temel iddiayı bul: 'Kentlerde yeşil alanların artırılması gereklidir' cümlesi metnin ana iddiasıdır.
Adım 3 - Dayanakları ayır: Sıcaklık ölçümleri, yeşil alan oranları ve uzman açıklamaları kanıt olarak kullanılmıştır. Bunlar yalnızca kişisel izlenim değildir.
Adım 4 - Kanıtın iddiayla ilişkisini kontrol et: Veriler, yeşil alan ile kent yaşamı arasındaki ilişkiyi incelemek için kullanılmıştır. Metin, kanıtların hangi sonuca bağlandığını da söylemektedir.
Adım 5 - Tür kararını ver: Metin, bir görüşü dayanaklarla açıklayıp bilgi verme amacı taşıdığı için makale niteliği gösterir. Yalnızca 'Kentleri yeşil görmek hoşuma gider' biçiminde bir beğeni cümlesi bulunsaydı bu, makale için yeterli olmazdı.
Sonuç: Metni makale yapan unsur, konu başlığının çevre olması değil; iddianın ölçüm, karşılaştırma ve uzman görüşü gibi dayanaklarla açıklanmasıdır.
Çözümlü örnek: Makale ile denemeyi kanıt üzerinden ayırma
Verilen A metni: 'Kitap okumak insanı geliştirir. Bence iyi bir kitabın değeri, okuyucuda bıraktığı duyguyla ölçülür. Her okur, aynı eserde farklı bir anlam bulabilir.'
Verilen B metni: 'Kitap okuma alışkanlığının eğitim üzerindeki etkisi incelenmiştir. Metinde araştırma sonuçları, okuma sıklığına ilişkin veriler ve bu verilerin nasıl yorumlandığı açıklanmıştır.'
Adım 1 - Amaçları karşılaştır: A metni daha çok yazarın kişisel düşüncesini ve değerlendirmesini yansıtır. B metni ise bir araştırma sonucunu açıklamayı amaçlar.
Adım 2 - Dil işaretlerini incele: A metnindeki 'bence' ifadesi öznel yaklaşımı açıkça gösterir. Bu ifade tek başına bir metni deneme yapmaz; ancak burada düşünceyi destekleyen belge veya veri bulunmamaktadır.
Adım 3 - Dayanakları karşılaştır: A metninde araştırma, belge, veri ya da uzman görüşü yoktur. B metninde araştırma sonuçları ve verilerden söz edilmektedir; ayrıca bu verilerin yorumu da verilmektedir.
Adım 4 - Sonuca ulaş: A, kişisel düşüncelerin kanıtlama amacı olmadan anlatıldığı deneme türüne yakındır. B, bilgi ve araştırma sonuçlarını dayanaklandırdığı için makale niteliğine yakındır.
Sonuç: Makale-deneme ayrımında yalnızca konuya bakılmaz. Her iki metin de kitap okumayı ele alabilir; belirleyici fark, düşüncenin kanıtlanıp kanıtlanmadığı ve anlatımın nesnel bilgi verme yönünün bulunup bulunmadığıdır.
Sık yapılan hatalar ve karıştırılan sınır durumları
-
Her uzun bilgi yazısını makale sanmak: Uzunluk tek başına ölçüt değildir. Metin, iddia ile kanıt arasında bağ kurmuyorsa yalnızca bilgilendirici bir yazı olarak kalabilir.
-
Her gazete köşe yazısını makale kabul etmek: Gazetedeki yazının türü başlığına değil, içeriğine ve yazılış amacına göre değerlendirilir. Bazı köşe yazıları kanıtlı analiz niteliği taşıyabilir; bazıları ise kişisel yorum ağırlıklı olabilir.
-
Nesnelliği duygusuzlukla karıştırmak: Nesnel yaklaşım, yazarın hiçbir değerlendirme yapmaması değil, değerlendirmeyi doğrulanabilir dayanaklarla kurmasıdır.
-
Kanıt ile örneği aynı görmek: Bir örnek açıklayıcı olabilir; fakat tek bir örnek, kapsamlı bir iddiayı tek başına kanıtlamayabilir. Örneğin bir kişinin yaşantısı, bütün insanların aynı biçimde davrandığını göstermez.
-
Uzman görüşünü kesin gerçek gibi aktarmak: Uzman görüşü bir dayanak türüdür; görüşün hangi soruya cevap verdiği ve iddiayı ne ölçüde desteklediği açıklanmalıdır.
-
Edebî makaleyi denemeyle karıştırmak: Edebiyat veya sanat üzerine yazılması, metni otomatik olarak deneme yapmaz. Edebî makalede görüşü destekleyen bilgi, eser incelemesi veya gerekçelendirme bulunur.
-
Tanzimat bilgisini yanlış yorumlamak: Makale türünün Türk edebiyatında Tanzimat Dönemi'nde ortaya çıkması, bu dönemden önce hiçbir düşünce yazısının bulunmadığı anlamına gelmez. Buradaki bilgi, Batılı anlamdaki makale türünün edebiyatımıza giriş dönemiyle ilgilidir.
-
İddia ile sonucu tekrar etmek: Sonuç bölümü, önceki cümleleri aynen yinelemek yerine kanıtların ne gösterdiğini açıklamalıdır. Böylece makalenin düşünce zinciri tamamlanır.
Bir okulun web sitesinde yayımlanan 'Kütüphane kullanımının öğrencilerin okuma alışkanlığına etkisi' başlıklı yazıyı düşünün. Yazı, kütüphane kullanımından önce ve sonra yapılan öğrenci anketlerini karşılaştırıyor, sonuçları sayısal verilerle açıklıyor ve bir öğretmenin değerlendirmesini bu verilerle ilişkilendiriyorsa tek başına makale sayılmaz. Yazar bu unsurların yanı sıra bir düşünceyi açıklıyor ya da savunuyor, verileri yorumlayarak bir sonuca ulaşıyor ve bunu düzenli biçimde temellendiriyorsa metin makale niteliği kazanabilir. Buna karşılık yalnızca 'Kütüphanemizi çok seviyoruz' cümlesi, olumlu bir görüş bildirse de tek başına makale oluşturmaz.
TYT ve AYT Türk Dili ve Edebiyatı sorularında önce metnin konusuna değil, düşüncenin nasıl sunulduğuna bakın. 'Belge, veri, araştırma sonucu, uzman görüşü, kanıtlama, nesnel bilgi' gibi ifadeler makaleyi düşündürür. 'Bence, bana göre, hoşuma göre, duygu ve izlenim' ifadeleri ise öznel anlatıma işaret eder; ancak yalnızca bir kelimeye bakarak karar vermek yerine metnin tamamında kanıt bulunup bulunmadığını kontrol edin. Makale-deneme ayrımında temel soru şudur: Yazar düşüncesini kanıtlamaya mı çalışıyor, yoksa kişisel düşüncesini serbestçe mi paylaşıyor? Tanzimat Dönemi bilgisi sorulursa makalenin Türk edebiyatına Batılılaşma hareketleriyle birlikte girdiği; Türk edebiyatında ilk makale örneği olarak Şinasi'nin 'Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi'nin gösterildiği ve Namık Kemal'in 'Lisan-ı Osmanî'nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazatı Şamildir' adlı yazısının ise ilk edebî makale örneklerinden biri olduğu hatırlanmalıdır.
Sık sorulan sorular
Makale ile deneme arasındaki temel fark nedir?
Makale, bir görüşü belge, veri veya gerekçelerle açıklama ve kanıtlama amacı taşır. Denemede ise yazar, kişisel düşünce ve izlenimlerini kanıtlama zorunluluğu olmadan, daha öznel bir biçimde dile getirir.
Bir yazıda veri bulunması onu otomatik olarak makale yapar mı?
Hayır. Verinin konu ile ilgili olması, doğru aktarılması ve temel iddiayla ilişkisinin açıklanması gerekir. Sadece sayı veya alıntı sıralamak, makaledeki kanıt-gerekçe zincirini kurmaya yetmez.
Edebî makale ile bilimsel makale arasındaki fark nedir?
Edebî makale dil, edebiyat ve sanat konularını işler; edebî bir üslup taşıyabilir. Bilimsel makale fen, tıp ve sosyal bilimler gibi alanlarda araştırma sonuçlarını veya bilimsel bir tezi sunar. Her ikisinde de açıklama ve dayanak kullanımı önemlidir.
Makalede mutlaka giriş, gelişme ve sonuç başlıkları bulunur mu?
Mevcut kaynaklarda değişmez bir başlık şablonu ayrıntılı biçimde ortaya konmamaktadır. Önemli olan başlıkların adı değil, konunun tanıtılması, iddianın dayanaklarla açıklanması ve ulaşılan sonucun düzenli biçimde verilmesidir.
Türk edebiyatında makale ne zaman görülmeye başlamıştır?
Makale türü, Batılılaşma hareketlerinin etkisiyle Tanzimat Dönemi'nde Türk edebiyatında görülmeye başlamıştır. Bu bilgi, daha önce hiç düşünce yazısı olmadığı biçiminde yorumlanmamalıdır.
Makale yazarken hangi kaynaklardan yararlanılabilir?
Akademik yayınlar, bilimsel araştırmalar, resmî istatistikler, tarihî belgeler, uzman görüşleri ve doğrulanabilir haber kaynakları kullanılabilir. Kaynağın konuya uygunluğu ve verilen bilginin metindeki iddiayı nasıl desteklediği ayrıca açıklanmalıdır.
- •konu özetleri 11.sınıf türk dili ve edebiyatısiirt.meb.gov.tr
- •Makale Nedir? Nasıl Yazılır? Özellikleri - Türk Dili ve ...turkedebiyati.org
- •11. Sınıf Edebiyat: Makale Ünitesi Konu Anlatımı ve Örnek ...knowunity.com.tr