Kütlenin Korunumu Kanunu: Tepkimelerde Kütle Hesaplama
Kimyasal tepkimeye giren maddelerin toplam kütlesi, oluşan ürünlerin toplam kütlesine eşittir. Bu eşitlik, özellikle tüm maddelerin ölçüldüğü kapalı sistemlerde doğrudan gözlenir; açık sistemlerde gazların kaçması nedeniyle kütle azalmış gibi görünebilir.
Bu yazıda (7)
- ›Kütle eşitliği hangi sistem için geçerlidir?
- ›Denkleştirme, atom sayısı ve kütle arasındaki bağ
- ›Kütle hesabında eksik madde nasıl bulunur?
- ›Demir oksit oluşurken oksijenin rolü
- ›Kütlenin korunumu ile mol hesabını ayırmak
- ›Çözümlü örnekler: verilenlerden sonuca ulaşma
- ›Sık yapılan hatalar ve karıştırılan sınır durumları
Kütlenin Korunumu Kanunu: Tepkimelerde Kütle Hesaplama
Bir mum yandığında mumun katı kütlesi azalır; fakat bu durum maddenin yok olduğu anlamına gelmez. Mumun yapısındaki maddeler havadaki oksijenle tepkimeye girerek çoğunlukla karbon dioksit ve su buharı gibi ürünler oluşturur. Bu ürünlerin bir bölümü gaz hâlinde ortama yayıldığı için yalnızca mumu tartarsanız başlangıçtaki kütleye göre daha küçük bir değer bulursunuz.
Kütlenin korunumu kanunu, görünen bu kaybı açıklayan temel kimya yasasıdır. Antoine Lavoisier tarafından 1789 yılında ortaya konulan bu yasa, kimyasal tepkimelerde atomların bütünüyle yok olmadığını veya yoktan oluşmadığını; farklı maddeler içinde yeniden düzenlendiğini ifade eder. Ancak kanunun doğru uygulanması için hangi maddelerin sisteme dâhil edildiği, tepkimenin dengeli olup olmadığı ve gazların ölçülüp ölçülmediği birlikte değerlendirilmelidir.
Kütle eşitliği hangi sistem için geçerlidir?
Kütlenin korunumu kanununun temel matematiksel ifadesi şöyledir:
Bir tepkimede A ve B giren, C ve D ürün ise:
Bu eşitlik, tepkimeye katılan bütün maddeler hesaba dâhil edildiğinde uygulanır. Kapalı bir kapta tepkime öncesi ve sonrası kap ile içindeki maddeler birlikte tartılırsa toplam kütle aynı kalır. Örneğin gaz oluşan bir tepkime kapalı kapta gerçekleşiyorsa gazın kütlesi de ölçümün içindedir.
Açık sistemde ise gaz ürünleri dışarı çıkabilir. Bu durumda kabın veya geride kalan katının kütlesi azalabilir; fakat bu, toplam maddenin yok olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde dışarıdan oksijen alan bir yanma tepkimesinde yalnızca başlangıçtaki katı madde ile son katı ürün tartılırsa, sisteme sonradan giren oksijen hesaba katılmadığı için kütle karşılaştırması hatalı olur. Bu nedenle soru çözerken önce 'hangi maddeler ölçülüyor?' sorusunu sormak gerekir.
Denkleştirme, atom sayısı ve kütle arasındaki bağ
Kütlenin korunumu, kimyasal denklemlerin neden denkleştirilmesi gerektiğini açıklar. Denklem denkleştirilirken formüllerin alt indisleri değiştirilmez; yalnızca maddelerin önüne katsayı yazılır. Çünkü alt indisi değiştirmek maddenin kimliğini değiştirir.
Hidrojenin oksijenle su oluşturması şu şekilde yazılır:
Sol tarafta 4 hidrojen ve 2 oksijen atomu, sağ tarafta da 4 hidrojen ve 2 oksijen atomu bulunur. Atomlar aynı kalmış, yalnızca bağlanma biçimleri değişmiştir. Denklemdeki 2, 1 ve 2 katsayıları aynı zamanda maddelerin mol oranını gösterir: 2 mol , 1 mol ile tepkimeye girerek 2 mol oluşturur.
Burada önemli bir ayrım vardır: Tepkimede toplam atom miktarı korunur; ancak moleküllerin veya maddelerin mol sayısı korunmak zorunda değildir. Yukarıdaki denklemde giren molekül sayısı 3 mol, ürün molekül sayısı 2 moldür. Buna rağmen hidrojen ve oksijen atomlarının sayısı ile toplam kütle korunur. Denklem denkleştirme konusunda ayrıntı için kimyasal tepkime denkleştirme konusuna bakılabilir.
Kütle hesabında eksik madde nasıl bulunur?
Bir tepkimede bilinmeyen kütleyi bulmak için önce tüm giren ve ürünleri aynı tarafa göre sınıflandırın. Ardından bilinen kütleleri toplayıp toplam eşitliğe yerleştirin.
Örneğin A ve B maddeleri tepkimeye giriyor, C ürünü oluşuyorsa:
Buradan bulunur. Tersine, ürünün kütlesi 20 g ve A maddesinin kütlesi 12 g ise B maddesi:
olur.
Bu yöntem, maddelerin gerçekten aynı tepkimeye ait olduğu ve ölçümlerde bütün ilgili maddelerin hesaba katıldığı durumlarda kullanılabilir. Bir gaz açık kapta kaçmışsa, ürünün yalnızca görünen kısmını toplam ürün kütlesi sanmak yanlış sonuç verir. Ayrıca tepkime tamamlanmamışsa başlangıç maddelerinin bir bölümü kapta kalabilir; bu durumda 'ürün kütlesi' ile 'tepkime sonrası kaptaki toplam madde kütlesi' birbirine karıştırılmamalıdır.
Demir oksit oluşurken oksijenin rolü
Demirin oksijenle tepkimesi kütlenin korunmasını göstermeye elverişli bir örnektir:
Bu denklemde 4 demir atomu ve 6 oksijen atomu tepkimeye girer. Ürün tarafında bulunan birimi de 4 demir ve 6 oksijen atomu içerir. Katı demir oksit tartılabildiği için ürünün kütlesi gözlemlenebilir; ancak bu kütlenin yalnızca başlangıçtaki demirden gelmediği unutulmamalıdır. Üründeki oksijenin kütlesi çevredeki oksijen gazından sisteme eklenmiştir.
Yaklaşık atom kütleleri Fe = 56 ve O = 16 alınırsa bir denklem oranında 4 mol Fe'nin kütlesi g, 3 mol 'nin kütlesi g olur. Ürün tarafındaki 2 mol kütlesi de g'dır. Böylece eşitliği sağlanır.
Bu örnek, kütlenin artmış gibi görünmesinin nedenini de açıklar: Yalnızca demir tartılırsa üründe bulunan oksijenin kütlesi hesaba katılmaz. Doğru karşılaştırma, demir ile tepkimeye katılan oksijenin toplamını demir oksidin kütlesiyle karşılaştırmaktır.
Kütlenin korunumu ile mol hesabını ayırmak
Kütle korunumu, stokiyometrik hesaplamaların başlangıç noktasıdır; fakat kütle, mol ve tanecik sayısı aynı kavramlar değildir. Mol, belirli sayıda taneciği ifade eder; kütle ise maddenin gram cinsinden miktarıdır. Bir maddenin kütlesi, mol sayısı ile molar kütlesinin çarpımıyla hesaplanır:
Burada kütle, mol miktarı, molar kütledir. Denklem katsayıları mol oranını verdiği için önce denklemi denkleştirmek, sonra verilen kütleyi mole çevirmek ve katsayı oranını uygulamak gerekir.
Örneğin denkleminde 2 mol hidrojen ile 1 mol oksijen tepkimeye girer. Fakat bu, tepkimenin her koşulda bütün hidrojen ve oksijeni tamamen tükettiği anlamına gelmez. Maddelerden biri yetersizse diğerinin bir bölümü artabilir. Bu nedenle kütle korunumu, 'sınırlayıcı madde' ve 'artan madde' analizinin yerine geçmez; bu analiz için stokiyometri ve mol-kütle hesaplamaları bilgisi gerekir.
Ayrıca tepkimede toplam mol sayısı değişebilir. Örneğin bir denklemde iki gaz molekülü üç gaz molekülüne dönüşebilir. Kütlenin korunması için molekül mol sayısının değişmemesi gerekmez; korunması gereken, atomların türü ve toplam kütledir.
Çözümlü örnekler: verilenlerden sonuca ulaşma
Örnek 1 — Su oluşumunda ürün kütlesi:
Verilenler: 4 g ve 32 g tamamen tepkimeye giriyor. Tepkime olarak dengelenmiş.
- Giren maddelerin kütlelerini belirleyin: g ve g.
- Toplam giren kütleyi bulun: g.
- Kütlenin korunumu eşitliğini uygulayın: g.
Sonuç: Oluşan suyun toplam kütlesi 36 g'dır. Bu sonuç, gazların da ölçüldüğü ve verilen miktarların tamamen tepkimeye girdiği varsayımına dayanır. Açık kapta su buharının bir bölümü ortamdan ayrılırsa yalnızca kapta kalan suyu tartmak 36 g vermeyebilir.
Örnek 2 — Demir oksitte oksijen kütlesi:
Verilenler: 56 g Fe tepkimeye giriyor ve oluşan demir oksidin kütlesi 80 g olarak ölçülüyor. Ürünün tek ürün olduğu kabul ediliyor.
- Tepkimeye giren demirin kütlesini yazın: 56 g.
- Ürün kütlesini yazın: 80 g.
- Üründeki oksijen kütlesini farktan bulun: g.
- Eşitliği kontrol edin: g.
Sonuç: Demir oksidin yapısına katılan oksijenin kütlesi 24 g'dır. Bu hesap, ürünün yalnızca demir ve oksijenden oluştuğu ve ölçümün doğru yapıldığı kabulüyle geçerlidir. Denklem oranıyla da kontrol edilebilir: 56 g Fe, denklemin 1 mol Fe kısmına karşılık gelir; buna eşlik eden oksijen miktarı mol yani g'dır.
Sık yapılan hatalar ve karıştırılan sınır durumları
-
Kütlenin kaybolduğunu sanmak: Açık kapta gaz çıkışı olduğunda geride kalan katının kütlesi azalabilir. Önce gazın sisteme dâhil edilip edilmediğini kontrol edin.
-
Yalnızca başlangıçtaki katıyı ürünle karşılaştırmak: Yanma ve oksitlenmede oksijen çevreden gelir. Ürünün kütlesi, katı başlangıç maddesinden daha büyük olabilir.
-
Denklemi denkleştirmeden oran kurmak: yazımı atom sayısını korumaz. Kütle veya mol hesabından önce denklem biçiminde dengelenmelidir.
-
Alt indisleri değiştirmek: formülünü yapmak denkleştirme değildir; farklı bir madde yazmak olur. Katsayılar değiştirilmelidir.
-
Mol sayısı korunur demek: Korunan atomların toplamıdır. Tepkime katsayılarına bağlı olarak molekül veya bileşiklerin mol sayısı değişebilir.
-
Fiziksel değişimi dışlamak: Kanun yalnızca kimyasal tepkimelerde değil, uygun şekilde bütün sistem hesaba katıldığında erime ve buharlaşma gibi fiziksel değişimlerde de kütle bilançosu olarak uygulanır. Kimyasal tepkimelerdeki özel önemi, yeni maddeler oluşmasına rağmen atomların korunmasını göstermesidir.
-
Ölçüm farkını kanun ihlali sanmak: Terazinin duyarlılığı, gazın kaçması, kabın ıslanması veya tepkimenin tamamlanmaması deneysel fark oluşturabilir. Küçük farklar ölçüm belirsizliğiyle; büyük farklar ise eksik madde veya hatalı düzenekle açıklanabilir.
İki giren ve iki ürün için:
Eksik kütleyi bulmak için, bilinmeyen terimi diğer toplamdan ayırın. Örneğin olur. Bu formül, tepkimeye katılan maddelerin tamamı hesaba dâhil edildiğinde ve ölçümlerin aynı sistem için yapıldığında kullanılmalıdır.
Sirke ile karbonatı ağzı açık bir kapta karıştırdığınızda köpürme görülür ve kapta kalan karışımın kütlesi başlangıca göre daha düşük çıkabilir. Bunun nedeni oluşan karbon dioksit gazının havaya kaçmasıdır. Aynı karışımı sızdırmaz, kapalı bir kapta tepkime öncesi ve sonrası kapla birlikte tartarsanız gaz da sistemde kaldığı için toplam kütledeki eşitliği gözlemleyebilirsiniz; kabı gaz basıncı nedeniyle açmadan tartmak gerekir.
TYT ve AYT kimya sorularında önce tepkime denkleminin dengeli olup olmadığını kontrol edin. Ardından kapalı-açık sistem ayrımını yapın: gazın kaçtığı açık düzende yalnızca ölçülen katı veya sıvıların kütlesi toplam kütleyi temsil etmeyebilir. 'Toplam kütle' soruluyorsa giren maddeleri toplayın; eksik madde soruluyorsa toplamdan bilinenleri çıkarın. Mol sorularında ise kütle korunumu ile yetinmeyin: denklemi denkleştirin, verilen kütleyi mole çevirin ve katsayıların mol oranını kullanın. Denklem katsayıları molekül/formül birimi ve mol oranlarını gösterir; mutlak tanecik sayısını belirlemek için ayrıca madde miktarı bilinmelidir.
Sık sorulan sorular
Kütlenin korunumu kanununu kim ortaya koymuştur?
Kaynaklarda kanun, Fransız kimyacı Antoine Lavoisier tarafından 1789 yılında ortaya konulmuş olarak verilir.
Bir kimyasal tepkimede ürünün kütlesi neden giren bir maddenin kütlesinden büyük olabilir?
Oksijenli yanma ve bazı oksitlenme tepkimelerinde oksijen, çoğunlukla bir oksitleyiciden tepkimeye katılır. Ancak oksitlenme oksijen içermeden de gerçekleşebilir. Bu nedenle ürün kütlesi, yalnızca başlangıçtaki katı veya sıvı maddenin kütlesiyle karşılaştırılırsa daha büyük görünebilir. Doğru karşılaştırma, tepkimeye giren bütün maddelerin toplamıdır.
Açık kapta kütlenin korunumu bozulur mu?
Kanun bozulmaz; ancak ölçülen sistem eksik kalabilir. Gaz dışarı çıkıyor veya dışarıdan gaz giriyorsa yalnızca kapta kalan maddeleri tartmak, toplam sistemin kütlesini vermez.
Kütlenin korunumu ile mol sayısının korunması aynı şey midir?
Hayır. Atomların toplamı ve buna bağlı olarak toplam kütle korunur; fakat tepkime katsayılarına göre moleküllerin veya maddelerin toplam mol sayısı değişebilir.
Kütlenin korunumu kanunu ile denkleştirme arasındaki ilişki nedir?
Denkleştirme, her elementin atom sayısını girenler ve ürünler tarafında eşitler. Atom sayısı korunmadığında denklem kimyasal tepkimeyi doğru temsil etmez; bu nedenle kütle hesabından önce denklem denkleştirilmelidir.
- •KİMYANIN TEMEL KANUNLARI 1. Kütlenin Korunumu ...sivasgazianadolu.meb.k12.tr
- •Kütlenin korunumu yasasıtr.wikipedia.org
- •1. ÜNİTE ÖZETİ 1. BÖLÜM Kütlenin Korunumu Kanunu ...ogmmateryal.eba.gov.tr
- •bilimgenc.tubitak.gov.trbilimgenc.tubitak.gov.tr
- •acikders.ankara.edu.tracikders.ankara.edu.tr