Ana sayfakimyaLise KimyaKatalizör
⚗️
Kimya · Konu Anlatımı

Katalizörler: Kimyasal Tepkime Hızını Kontrol Etmenin Anahtarı

11. Sınıf Kimya· lise · 11. sınıf· 10 dk okuma· Son güncelleme: 19 Temmuz 2026
Öğreniyo İçerik Ekibi tarafından hazırlandı · Editör: Yusufhan Seyis
Kısaca

Katalizörler kimyasal tepkimelerin aktivasyon enerjisini düşürerek reaksiyon hızını artıran maddelerdir. İdeal durumda tepkime çevrimi sonunda net olarak yeniden oluşur ve tüketilmez; ancak gerçek sistemlerde deaktivasyon veya kayıp görülebilir. Bu sayede tepkime mekanizmasını değiştirerek daha hızlı ve verimli bir yol sunarlar, ancak tepkimenin başlangıç ve bitiş ürünlerini veya entalpi değişimini etkilemezler.

Bu yazıda (6)
⚗️
Kimya

Katalizörler: Kimyasal Tepkime Hızını Kontrol Etmenin Anahtarı

Bir şeker küpünün suda çözünmesi, aynı miktardaki şeker toz hâline getirildiğinde daha hızlı gerçekleşir; çünkü toz şekerin suyla temas eden yüzey alanı daha büyüktür. Bu, kimyasal bir tepkime değil, fiziksel bir çözünme olayıdır ve katalizörlerin kimyasal tepkime hızına etkisine doğrudan örnek oluşturmaz. Peki ya bir kimyasal tepkimeyi, kendisi tükenmeden ve ürünlerini değiştirmeden yalnızca hızlandıran bir madde olsa ne olurdu? İşte bu düşünce katalizörlerin keşfine yol açmıştır. Katalizörler, laboratuvarlarda, endüstride ve hatta yaşayan hücrelerde tepkimeleri kontrol etmenin en güçlü araçlarıdır.

Katalizörlerin Temel İşleyiş Mekanizması: Aktivasyon Enerjisini Düşürme

Her kimyasal tepkimenin gerçekleşebilmesi için reaktan moleküllerin belirli bir enerji bariyerini aşması gerekir; bu enerjiye aktivasyon enerjisi (EaE_a) denir. Katalizörler, bu enerji bariyerini düşürerek tepkime hızını artırır. Bunu, tepkime için daha düşük aktivasyon enerjili alternatif bir mekanizma veya yol sağlayarak yaparlar.

Potansiyel enerji diyagramları üzerinde gösterildiğinde, katalizörsüz bir tepkime yüksek bir enerji tepesi (aktivasyon enerjisi) üzerinden ilerlerken, katalizör varlığında bu tepe daha alçak bir seviyeye iner. Katalizör, tepkimeye girerek ara ürünler oluşturabilir ve daha sonra bu ara ürünlerden net olarak yeniden oluşabilir. İdeal koşullarda net olarak tüketilmez; ancak zehirlenme, deaktivasyon, yan tepkimeler veya fiziksel kayıplar nedeniyle gerçek sistemlerde kimyasal yapısı ya da miktarı değişebilir.

Önemli bir nokta, katalizörün tepkimenin termodinamik özelliklerini, yani başlangıç ve bitiş maddelerinin enerjileri arasındaki farkı (entalpi değişimi, ΔH\Delta H) veya Gibbs serbest enerjisi değişimini (ΔG\Delta G) değiştirmemesidir. Katalizör sadece tepkimenin kinetiğini, yani hızını etkiler. Tepkime dengeye ulaştığında, hem ileri hem de geri tepkimeyi aynı oranda hızlandırdığı için denge konumunu da değiştirmez.

Katalizörlerin Sınıflandırılması: Homojen, Heterojen ve Biyolojik Katalizörler

Katalizörler farklı ölçütlere göre sınıflandırılabilir. Homojen ve heterojen katalizörler, tepkime ortamındaki fazlarına göre; biyokatalizörler ise biyolojik kökenlerine göre tanımlanır. Bu kategoriler birbirini dışlamaz: Bir biyokatalizör, bulunduğu sisteme göre homojen veya heterojen olabilir.

1. Homojen Katalizörler: Bu tür katalizörler, tepkimeye giren maddelerle (reaktanlar) aynı fazda (genellikle sıvı veya gaz) bulunurlar. Tepkime, katalizörle reaktanların homojen bir karışım içinde etkileşimiyle gerçekleşir. Örneğin, asit-baz katalizli tepkimeler (birçok organik tepkime), veya ozon tabakasının incelmesinde rol oynayan klor atomlarının katalitik etkisi homojen katalize örnek verilebilir. Homojen katalizörler genellikle yüksek seçicilik sunar ancak ürünlerden ayrılması zor olabilir.

2. Heterojen Katalizörler: Heterojen katalizörler, reaktanlardan farklı bir fazda (genellikle katı katalizör, gaz veya sıvı reaktanlar) bulunurlar. Tepkime, reaktan moleküllerinin katı katalizör yüzeyine 'adsorpsiyonu' (yüzeye tutunması), yüzeyde tepkimeye girmesi ve ürünlerin yüzeyden 'desorpsiyonu' (ayrılması) adımlarını içerir. Bu tür katalizörler endüstride çok yaygın kullanılır çünkü ürünlerden ayrılması kolaydır. Yüzey alanı, katalizörün etkinliği için kritik öneme sahiptir. Örneğin, Haber-Bosch prosesinde demir (Fe) katalizörü, otomobil egzoz sistemlerindeki katalitik konvertörlerde taşıyıcı üzerine dağıtılmış veya kaplama olarak kullanılan platin (Pt), paladyum (Pd) ve rodyum (Rh) katalitik aktif metalleri heterojen katalize örnektir.

3. Biyolojik Katalizörler (Biyokatalizörler): Enzimlerin büyük çoğunluğu protein yapılı biyolojik moleküllerdir ve canlı organizmalardaki biyokimyasal tepkimeleri katalizler. Bununla birlikte, katalitik RNA molekülleri olan bazı ribozimler de enzim benzeri katalitik işlev gösterebilir. Birçok memeli enzimi vücut sıcaklığına yakın ılıman sıcaklıklarda ve nötre yakın pH koşullarında iyi çalışır; ancak optimum sıcaklık ve pH enzime göre değişir ve tüm enzimler bu koşullarda çalışmaz. Enzimler, substrat adı verilen belirli moleküllere bağlanarak tepkimeyi hızlandırır. 'Anahtar-kilit' modeli bu etkileşimi açıklayan basitleştirilmiş bir modeldir; birçok enzim için substrat bağlanırken enzimin şekil değiştirebildiğini vurgulayan indüklenmiş uyum modeli daha uygun olabilir. Sindirim sistemimizdeki amilaz, lipaz gibi enzimler veya DNA sentezindeki polimerazlar bu gruba örnektir.

Katalizör Aktivitesini Etkileyen Faktörler ve Seçim Kriterleri

Bir katalizörün etkinliği ve kullanım ömrü, çeşitli fiziksel ve kimyasal faktörlerden etkilenir. Endüstriyel bir süreç için doğru katalizörü seçmek, bu faktörleri dikkatlice değerlendirmeyi gerektirir:

  • Sıcaklık: Her katalizörün optimum bir çalışma sıcaklığı aralığı vardır. Genellikle sıcaklık arttıkça tepkime hızı artar, ancak çok yüksek sıcaklıklar katalizörün yapısını bozarak etkinliğini kaybetmesine (denatürasyon) veya yan tepkimelerin oluşmasına neden olabilir.
  • Basınç: Özellikle gaz fazı tepkimelerinde basınç, reaktanların katalizör yüzeyine adsorpsiyonunu ve dolayısıyla tepkime hızını etkiler. Basınç artışının katalitik hıza etkisi tepkimeye, adsorpsiyon dengesine ve yüzeyin doluluk oranına bağlıdır; yalnızca uygun koşullarda hız artışı sağlayabilir. Bazı durumlarda yüzeyin aşırı dolması veya ürünlerin güçlü adsorpsiyonu hızı azaltabilir.
  • Yüzey Alanı (Heterojen Katalizörler İçin): Heterojen katalizörlerde tepkime yüzeyde gerçekleştiği için, katalizörün birim kütle başına düşen yüzey alanı ne kadar büyükse, o kadar fazla aktif merkez bulunur ve tepkime hızı o kadar yüksek olur. Bu nedenle, katalizörler genellikle gözenekli yapıda ve ince toz halinde üretilir.
  • Katalizör Zehirlenmesi (Poisoning): Tepkime ortamında bulunan bazı maddeler, katalizörün aktif merkezlerini güçlü biçimde kapatarak katalizörü geçici veya kalıcı olarak etkisizleştirebilir. Bu duruma 'katalizör zehirlenmesi' denir. Örneğin, otomobil egzoz gazlarındaki kurşun (Pb) bileşikleri, katalitik konvertörlerdeki platin katalizörünü zehirler.
  • Katalizör Promotörleri: Bazı maddeler, tek başına katalitik aktivite göstermese de, ana katalizörle birlikte kullanıldığında katalizörün etkinliğini, seçiciliğini veya ömrünü artırır. Bu maddelere 'promotör' denir. Örneğin, Haber-Bosch prosesinde demir katalizörüne eklenen potasyum oksit (K₂O) ve alüminyum oksit (Al₂O₃) promotör görevi görür.
  • Seçicilik: Bir katalizörün, birden fazla olası ürün varken belirli bir ürünü seçici olarak oluşturma yeteneğidir. Yüksek seçicilik, istenmeyen yan ürünlerin oluşumunu azaltarak saflaştırma maliyetlerini düşürür ve verimliliği artırır.
  • Stabilite ve Ömür: Katalizörün, çalışma koşullarında (sıcaklık, basınç, kimyasal ortam) uzun süre boyunca etkinliğini koruyabilmesi önemlidir. Katalizörün sık sık değiştirilmesi veya yenilenmesi maliyetli olabilir.

Katalizörlerin Endüstriyel ve Çevresel Uygulamaları

Katalizörler, modern endüstrinin ve çevre koruma teknolojilerinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Dünya çapındaki kimyasal üretim süreçlerinin %90'ından fazlasında katalizörler kullanılmaktadır. İşte bazı önemli uygulamalar:

  • Amonyak Üretimi (Haber-Bosch Prosesi): Azot (N₂) ve hidrojen (H₂) gazlarından amonyak (NH₃) sentezi, dünya gübre üretiminin temelidir. Bu proses, demir (Fe) bazlı heterojen katalizörler olmadan ekonomik olarak mümkün değildir. Katalizör, yüksek sıcaklık (yaklaşık 400-500°C) ve basınç (150-300 atm) altında tepkimeyi hızlandırır. Bu sayede, tarım ürünleri verimliliği artırılarak dünya nüfusunun gıda ihtiyacının karşılanmasında kritik rol oynar.
  • Katalitik Konvertörler: Otomobillerin egzoz sistemlerinde kullanılan katalitik konvertörler, zararlı egzoz gazlarını (karbon monoksit (CO), azot oksitler (NOx) ve yanmamış hidrokarbonlar (HC)) daha az zararlı maddelere (karbon dioksit (CO₂), azot (N₂) ve su buharı (H₂O)) dönüştürür. Bu konvertörlerde genellikle taşıyıcı üzerine dağıtılmış veya kaplama olarak kullanılan platin (Pt), paladyum (Pd) ve rodyum (Rh) katalitik aktif metalleri bulunur. Bu teknoloji, hava kirliliğinin azaltılmasında büyük önem taşır.
  • Hidrojenasyon Prosesleri: Bitkisel sıvı yağların margarin gibi katı yağlara dönüştürülmesi, nikel (Ni) veya platin (Pt) gibi katalizörler kullanılarak hidrojen gazının (H₂) yağ moleküllerine eklenmesiyle gerçekleşir. Bu süreç, gıda endüstrisinde yaygın olarak kullanılır.
  • Petrol Rafinerileri: Ham petrolün işlenmesinde, büyük hidrokarbon moleküllerinin daha küçük ve değerli yakıtlara (benzin, dizel) dönüştürüldüğü 'kraking' ve 'reforming' gibi süreçlerde zeolitler ve platin bazlı katalizörler kullanılır. Bu, yakıt verimliliğini ve kalitesini artırır.
  • Polimer Üretimi: Polietilen ve polipropilen gibi yaygın plastiklerin üretiminde Ziegler-Natta katalizörleri gibi organometalik katalizörler kullanılır. Bu katalizörler, polimer zincirlerinin büyümesini kontrol ederek istenen özelliklere sahip malzemelerin üretilmesini sağlar.
  • Çevre Temizliği: Endüstriyel atık suların ve hava emisyonlarının arıtılmasında, zararlı kirleticilerin (örneğin uçucu organik bileşikler) parçalanması veya dönüştürülmesi için çeşitli katalizörler kullanılır. Örneğin, su arıtımında fotokatalitik (ışıkla aktive olan) titanyum dioksit (TiO₂) katalizörleri organik kirleticileri parçalamak için kullanılabilir.

Çözümlü Örnek: Katalizörün Tepkime Hızına Etkisi

Bir katalizörün tepkime hızını nasıl dramatik bir şekilde artırabileceğini Arrhenius denklemi üzerinden bir örnekle inceleyelim.

Problem: Bir kimyasal tepkimenin aktivasyon enerjisi katalizörsüz ortamda 100 kJ/mol iken, uygun bir katalizör kullanıldığında bu değer 50 kJ/mol'e düşmektedir. Tepkime 25°C'de gerçekleşiyorsa, katalizör tepkime hızını yaklaşık olarak kaç kat artırır?

Verilenler:

  • Katalizörsüz aktivasyon enerjisi (Ea,1E_{a,1}) = 100 kJ/mol = 100.000 J/mol
  • Katalizörlü aktivasyon enerjisi (Ea,2E_{a,2}) = 50 kJ/mol = 50.000 J/mol
  • Sıcaklık (TT) = 25°C = 25 + 273.15 = 298.15 K
  • İdeal gaz sabiti (RR) = 8.314 J/(mol·K)

Çözüm Adımları:

  1. Arrhenius Denklemini Hatırlayalım: Kimyasal tepkime hız sabiti (kk) ile aktivasyon enerjisi (EaE_a) arasındaki ilişki Arrhenius denklemi ile verilir: k=AeEa/RTk = A \cdot e^{-E_a/RT}. Burada AA frekans faktörüdür. Bu örnekte, katalizörlü ve katalizörsüz yollar için frekans faktörünün aynı olduğu varsayılır.

  2. Katalizörsüz ve Katalizörlü Hız Sabitlerini Yazalım:

    • Katalizörsüz durum için hız sabiti: k1=AeEa,1/RTk_1 = A \cdot e^{-E_{a,1}/RT}
    • Katalizörlü durum için hız sabiti: k2=AeEa,2/RTk_2 = A \cdot e^{-E_{a,2}/RT}
  3. Hız Oranını Hesaplayalım: Katalizörün tepkime hızını kaç kat artırdığını bulmak için, aynı koşullarda derişim bağımlılığının değişmediği varsayımıyla k2/k1k_2/k_1 oranını hesaplarız: k2k1=AeEa,2/RTAeEa,1/RT=e(Ea,1Ea,2)/RT\frac{k_2}{k_1} = \frac{A \cdot e^{-E_{a,2}/RT}}{A \cdot e^{-E_{a,1}/RT}} = e^{(E_{a,1} - E_{a,2})/RT}

  4. Değerleri Yerine Koyalım:

    • Aktivasyon enerjisi farkı: ΔEa=Ea,1Ea,2=100.000 J/mol50.000 J/mol=50.000 J/mol\Delta E_a = E_{a,1} - E_{a,2} = 100.000 \text{ J/mol} - 50.000 \text{ J/mol} = 50.000 \text{ J/mol}
    • RTRT değeri: RT=8.314 J/(molK)298.15 K2478.8 J/molR \cdot T = 8.314 \text{ J/(mol}\cdot\text{K)} \cdot 298.15 \text{ K} \approx 2478.8 \text{ J/mol}
    • Oranı hesaplayalım: k2k1=e(50.000/2478.8)=e20.17\frac{k_2}{k_1} = e^{(50.000 / 2478.8)} = e^{20.17}
  5. Sonucu Bulalım: e20.176.3×108e^{20.17} \approx 6.3 \times 10^8

Sonuç: Aynı frekans faktörü, aynı sıcaklık ve aynı derişim bağımlılığı varsayımlarına dayanan bu ideal tahmine göre, aktivasyon enerjisini yarıya düşüren bir katalizörün hız sabiti 25°C'de yaklaşık 630 milyon kat artabilir. Gerçek tepkimelerde katalizör mekanizmayı ve frekans faktörünü de değiştirebileceğinden, bu değer her durumda doğrudan tepkime hızı artışı olarak kabul edilmemelidir.

Sık Yapılan Hatalar ve Yanlış Bilinenler

Katalizörler hakkında yaygın olarak yapılan bazı hatalar ve yanlış bilinen kavramlar şunlardır:

  • Katalizör tepkimede tüketilir veya harcanır: Yanlış. İdeal durumda katalizörler tepkimeye girip ara ürünler oluşturduktan sonra çevrim sonunda net olarak yeniden oluşur ve tüketilmez. Ancak gerçek sistemlerde deaktivasyon, zehirlenme, yan tepkimeler veya fiziksel kayıplar nedeniyle etkinliklerini ya da miktarlarını kaybedebilirler.
  • Katalizör tepkimenin entalpi (ΔH\Delta H) veya serbest enerji (ΔG\Delta G) değişimini etkiler: Yanlış. Katalizörler tepkimenin termodinamik özelliklerini değiştirmez. Yani, tepkimenin başlangıç ve bitiş ürünlerinin enerji seviyeleri arasındaki farkı etkilemezler. Sadece tepkimenin kinetiğini (hızını) etkilerler.
  • Katalizör tepkimeyi başlatır veya durdurur: Yanlış. Katalizörler, termodinamik olarak zaten mümkün olan bir tepkimeyi hızlandırır. Başka bir deyişle, katalizörler 'imkansız' bir tepkimeyi 'mümkün' hale getirmezler; sadece 'yavaş' bir tepkimeyi 'hızlı' hale getirirler. Tepkimeyi başlatma veya tamamen durdurma yetenekleri yoktur.
  • Katalizör tepkimenin denge sabitini (KeqK_{eq}) veya denge konumunu değiştirir: Yanlış. Belirli bir tersinir tepkimede katalizörler ileri ve geri tepkimelerin hızlarını uygun biçimde artırarak dengeye ulaşma süresini kısaltır; denge sabitini veya denge konumunu değiştirmez. Ancak paralel ya da alternatif tepkimelerde ürün seçiciliğini ve ürün dağılımını değiştirebilirler.
  • Tüm tepkimeler için tek bir evrensel katalizör vardır: Yanlış. Katalizörler genellikle çok spesifiktir; belirli bir tepkime veya tepkime sınıfı için tasarlanmışlardır. Örneğin, bir enzim sadece belirli bir substrat üzerinde etkilidirken, endüstriyel katalizörler de belirli kimyasal dönüşümler için optimize edilmiştir.
  • Katalizörler sadece endüstriyel süreçlerde kullanılır: Yanlış. Katalizörler, endüstriyel uygulamaların yanı sıra günlük hayatımızda (deterjanlardaki enzimler gibi) ve biyolojik sistemlerde (metabolik tepkimelerin büyük bölümünü katalizleyen enzimler gibi) de hayati roller oynarlar.
Formül

Katalizörler, tepkime hız sabiti (kk) ile aktivasyon enerjisi (EaE_a) arasındaki ilişkiyi açıklayan Arrhenius denklemini etkileyerek hız artışı sağlar:

k=AeEa/RTk = A \cdot e^{-E_a/RT}

Burada:

  • kk: Tepkime hız sabiti
  • AA: Frekans faktörü (veya Arrhenius sabiti)
  • EaE_a: Aktivasyon enerjisi (J/mol)
  • RR: İdeal gaz sabiti (8.314 J/(mol·K))
  • TT: Mutlak sıcaklık (Kelvin)

Katalizör, EaE_a değerini düşürerek üstel terim olan eEa/RTe^{-E_a/RT}'nin değerini büyütür ve dolayısıyla tepkime hız sabiti kk'yı artırır. Bu da tepkime hızının artması anlamına gelir.

Günlük hayatta

Günlük hayatımızda katalizörlere en yaygın örneklerden biri, bulaşık deterjanlarında bulunan enzimlerdir. Bu enzimler (örneğin amilazlar nişastayı, lipazlar yağları parçalar), normalde yüksek sıcaklık ve uzun süre gerektiren kir çözme tepkimelerine daha düşük sıcaklıklarda da yardımcı olabilir. Temizleme süresi ve enerji tüketimindeki azalma; kullanılan deterjanın formülasyonuna, sıcaklığa, bulaşık makinesi programına ve kir türüne bağlıdır. Enzimler katalizör olarak tepkimede net tüketilmeyebilir; ancak gerçek kullanım koşullarında denatüre olabilir, parçalanabilir veya atık suyla sistemden uzaklaşarak etkinliklerini kaybedebilir. Bu nedenle her yıkamada enzimler yeniden deterjanla sağlanır.

Sınavda

TYT ve AYT Kimya sınavlarında katalizörlerle ilgili sorular genellikle şu noktalara odaklanır:

  • Tanım ve Mekanizma: Katalizörün tanımı, aktivasyon enerjisini düşürerek tepkime hızını artırdığı ve ideal durumda net olarak tüketilmediği bilgisi temeldir. Potansiyel enerji diyagramlarında katalizörlü ve katalizörsüz yolların çizimini ve aralarındaki EaE_a farkını yorumlama yeteneği önemlidir.
  • Etki Etmediği Durumlar: Katalizörün tepkimenin entalpi değişimi (ΔH\Delta H), serbest enerji değişimi (ΔG\Delta G), denge sabiti (KeqK_{eq}) ve denge konumunu değiştirmediği bilgisi sıkça sorulur. Sadece tepkimenin dengeye ulaşma süresini kısaltır.
  • Katalizör Türleri: Homojen ve heterojen katalizörlerin faza göre; biyokatalizörlerin ise biyolojik kökene göre tanımlandığı, özellikleri ve örnekleri arasındaki farkları ayırt etme becerisi beklenir. Özellikle heterojen katalizörlerde yüzey alanının önemi vurgulanabilir.
  • Katalizör Zehirlenmesi: Bu kavramın ne anlama geldiği ve tepkime verimliliğini nasıl etkilediği hakkında sorular gelebilir.
  • Güncel Uygulamalar: Haber-Bosch prosesi ve katalitik konvertörler gibi endüstriyel ve çevresel uygulamalar, örnek olarak sıkça kullanılır. Bu örneklerin katalizörlerle ilişkisini bilmek önemlidir.

Sınavda, genellikle 'hangisi katalizörün özelliklerinden biridir/değildir?' veya 'katalizörün tepkimeye etkisi nedir?' gibi çoktan seçmeli sorularla karşılaşılır.

Sık sorulan sorular

Katalizör tepkimede tüketilir mi?

İdeal durumda katalizör tepkime çevrimi sonunda net olarak yeniden oluşur ve tüketilmez. Ancak gerçek sistemlerde deaktivasyon, zehirlenme, yan tepkimeler veya fiziksel kayıplar nedeniyle etkinliğini ya da miktarını kaybedebilir.

Katalizör, tepkimenin sonucunu veya denge konumunu değiştirir mi?

Belirli bir tersinir tepkimenin denge konumunu veya denge sabitini değiştirmez; sadece dengeye ulaşma süresini kısaltır. Ancak paralel ya da alternatif tepkimelerde ürün seçiciliğini ve ürün dağılımını değiştirebilir. Tepkimenin ΔH veya ΔG değeri ile denge konumu değişmez.

Her tepkime için katalizör gerekli midir?

Hayır. Bazı tepkimeler katalizör olmadan yeterince hızlı gerçekleşir. Katalizörler, yavaş tepkimeleri hızlandırmak veya oda koşullarında tepkimeyi mümkün kılmak için kullanılır.

Katalizör sıcaklığı değiştirir mi?

Katalizör kendisi tepkime ortamının sıcaklığını doğrudan değiştirmez, ancak tepkime hızı arttığı için eğer tepkime ekzotermik ise daha fazla ısı açığa çıkabilir. Katalizör, enerji gereksinimini düşürerek daha düşük sıcaklıkta tepkimeyi mümkün kılar.

Enzimler katalizör müdür?

Evet. Enzimler, biyolojik katalizörlerdir. Hücrelerdeki tepkimelerin aktivasyon enerjisini düşürerek yaşamsal süreçleri hızlandırırlar. İdeal durumda net olarak tüketilmezler; ancak gerçek koşullarda etkinliklerini kaybedebilirler.

Katalizör zehirlenmesi nedir?

Katalizör zehirlenmesi, tepkime ortamındaki bazı maddelerin katalizörün aktif merkezlerini güçlü biçimde kapatarak katalizörün etkinliğini geçici veya kalıcı olarak kaybetmesine neden olmasıdır.

Kaynaklar
SıradakiKimyasal Denge