Ana sayfatarihAYT TarihAYT Tarih Konuları 2026
🏛️
Tarih · Konu Listesi

AYT Tarih Konuları 2026: Üniteler, Öncelikler ve Çalışma Rehberi

AYT Tarih· lise· AYT· 10 dk okuma· Son güncelleme: 19 Temmuz 2026
Öğreniyo İçerik Ekibi tarafından hazırlandı · Editör: Yusufhan Seyis
AYT Tarih yolunun 3/7. adımı· Yolu gör →
Kısaca

2026 AYT Tarih kapsamı ilk uygarlıklardan çağdaş Türk ve dünya tarihine kadar uzanır; Osmanlı tarihi, Kurtuluş Savaşı, Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyet dönemi ana ağırlık merkezleridir. Kaynaklarda özellikle Kurtuluş Savaşı, Osmanlı’nın gerileme-dağılma süreci ve çağdaş tarih yüksek öncelikli başlıklar olarak gösterilir; ancak kesin soru sayıları için ÖSYM’nin yayımladığı güncel kılavuz esas alınmalıdır.

Bu yazıda (8)
🏛️
Tarih

AYT Tarih Konuları 2026: Üniteler, Öncelikler ve Çalışma Rehberi

AYT Tarih çalışırken yalnızca olay ve tarih ezberlemek yeterli değildir. Sorular, bir gelişmenin nedenini, sonucunu, hangi döneme ait olduğunu veya başka bir olaydan hangi yönüyle ayrıldığını sorgulayabilir. Bu nedenle konuları kronolojik sıraya koymak, siyasi gelişmeleri ekonomik ve toplumsal değişimlerle ilişkilendirmek ve benzer kavramları karşılaştırmak gerekir.

MEB/OGM Materyal’deki konu özetleri, AYT Tarih kapsamını insanlığın ilk dönemlerinden başlayarak Orta Çağ, Türk-İslam tarihi, Osmanlı tarihi, Türk İnkılabı, Cumhuriyet ve çağdaş dünya tarihi çizgisinde ele alır. 2026 konu ve soru dağılımına ilişkin ikincil kaynaklarda ise Kurtuluş Savaşı Dönemi, Osmanlı Gerileme-Dağılma Dönemi, Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi ve Atatürk İlkeleri öne çıkan alanlar arasında sıralanır. Bu sıralama çalışma önceliği verebilir; sınavda her yıl aynı sayıda soru sorulacağı anlamına gelmez.

AYT ile TYT arasındaki temel fark, yalnızca konu genişliği değildir. TYT Tarih listesinde Tarih Bilimine Giriş, ilk uygarlıklar, Eski Türk Tarihi, İslam Tarihi ve Türk-İslam Devletleri gibi temel başlıklar yer alırken AYT çalışması bu bilgileri daha geniş dönem bağlantıları ve yorum becerisiyle kullanmayı gerektirir. TYT konularını bilmek AYT için zemin oluşturur; fakat AYT’de Osmanlı’nın dönüşümü, Millî Mücadele’nin diplomatik aşamaları ve 1950 sonrası gelişmeler ayrıca çalışılmalıdır.

AYT Tarih kapsamını dönem zinciriyle nasıl okumalı?

AYT Tarih konularını tek tek kutular olarak değil, birbirine bağlanan dönemler olarak düşünmek daha işlevlidir. Kapsamın ana akışı şöyledir:

Dönem veya üniteÇalışılacak başlıklarSoruda aranacak bağlantı
Tarih ve ZamanTarihin tanımı, kronoloji, kaynaklar, dönemlendirmeBilginin kaynağı, zaman sırası ve değişim-süreklilik
İnsanlığın İlk DönemleriTarih öncesi dönemler, yazının icadı, Mısır, Mezopotamya, Yunan ve RomaYazının, yerleşik hayatın ve siyasi örgütlenmenin sonuçları
Orta Çağ’da DünyaAvrupa, Asya ve Afrika’daki gelişmeler, feodal yapı, Haçlı SeferleriDoğu-Batı ilişkileri ve siyasi parçalanma
İlk ve Orta Çağlarda Türk DünyasıTürklerin siyasi teşkilatları, göçler, Anadolu’ya yerleşme ve SelçuklularTürklerin askerî, siyasi ve kültürel dönüşümü
İslam Medeniyetinin DoğuşuHz. Muhammed, Dört Halife, Emeviler ve Abbasilerİslam devletinin kuruluşu, yayılması ve kültürel gelişme
Osmanlı tarihiKuruluş-yükseliş, 17.-19. yüzyıl dönüşümü, reformlar ve dağılmaMerkezî yapı, savaşlar, ekonomik değişim ve yenileşme
Türk İnkılabı ve CumhuriyetMillî Mücadele, Lozan, Cumhuriyet’in kuruluşu, Atatürk ilkeleri ve inkılaplarBağımsızlık, egemenlik, hukuk ve toplum düzeni
Çağdaş Türk ve Dünya TarihiSoğuk Savaş, NATO, çok partili hayat, Kıbrıs, küreselleşmeTürkiye’nin dış politika ve dünya sistemi içindeki konumu

Bu tabloyu çalışırken her başlık için üç soru yazılabilir: ‘Bu gelişme neden ortaya çıktı?’, ‘Hangi sonucu doğurdu?’, ‘Önceki dönemden neyi değiştirdi?’ Örneğin yazının icadı yalnızca bir buluş olarak değil, bilgilerin kalıcı biçimde aktarılmasını ve tarih çağlarının başlatılmasını sağlayan bir eşik olarak ele alınmalıdır. Benzer şekilde Tanzimat, Islahat ve II. Meşrutiyet yalnızca tarihleriyle değil, Osmanlı Devleti’nin değişen yönetim ve vatandaşlık anlayışıyla birlikte öğrenilmelidir.

İlk uygarlıklardan Türk-İslam dünyasına geçişte kurulacak bağlantılar

İnsanlığın ilk dönemleri bölümünde yerleşik yaşam, üretim, şehirleşme, yazı ve devlet örgütlenmesi arasındaki ilişki önemlidir. Mısır, Mezopotamya, Yunan ve Roma örnekleri karşılaştırılırken ‘hangi uygarlık neyi buldu?’ ezberinden daha fazlası gerekir. Sorunun verdiği bir kurum, hukuk uygulaması veya yönetim biçimi, belirli bir medeniyetin özellikleriyle eşleştirilebilir.

Orta Çağ’da Avrupa’daki feodal yapı ile İslam dünyasındaki siyasi ve kültürel gelişmeler aynı zaman aralığında farklı örgütlenme örnekleri sunar. Haçlı Seferleri de yalnızca askerî çatışma olarak değerlendirilmemelidir; Doğu-Batı ilişkilerinin yoğunlaşması ve siyasi-ekonomik etkileşimin artması bakımından incelenir.

İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası ile İslam medeniyetinin doğuşu, sonraki Türk-İslam devletlerini anlamanın ön koşuludur. Türklerin İslamiyet’i kabulü, siyasi tarih kadar kültürel ve medeniyet tarihini de etkileyen bir dönüşümdür. Bu bölümde kronoloji karışıklığını önlemek için Türk siyasi teşkilatlarını, İslam devletlerini ve Anadolu’daki Türk varlığını ayrı sütunlara yazmak yararlıdır. Böylece bir devletin kuruluşu ile başka bir devletin aynı dönemdeki faaliyetleri birbirine karıştırılmaz.

Osmanlı tarihini kuruluş-yükseliş ve gerileme-dağılma diye ayırmanın sınırı

Osmanlı Devleti’nin dönemlendirilmesi kullanılan kaynağa göre değişebilir. Geleneksel sınıflandırmada kuruluş dönemi genellikle 1299-1453, yükselme dönemi ise 1453’ten 16. yüzyılın sonlarına kadar verilir. Modern tarihçilikte ise ‘yükselme-gerileme’ şeklindeki kesin aşamalara dayalı şema tartışmalıdır. 1299, ders kitaplarında kullanılan geleneksel kuruluş tarihidir; bu tarih, kuruluş sürecinin tek bir günde tamamlandığı anlamına gelmez. İstanbul’un 1453’te Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmesi, Osmanlı’nın siyasi ve jeopolitik konumunu güçlendiren temel dönüm noktalarındandır. Kanuni Sultan Süleyman’ın 1520-1566 yılları arasındaki hükümdarlığı ise Osmanlı’nın siyasi, askerî ve coğrafi gücünün zirve dönemlerinden biri olarak ele alınır.

Bu dönemi çalışırken fetihleri yalnızca tarih sırasına koymak yerine sonuçlarıyla eşleştirin: merkezî otorite, yönetim düzeni, askerî teşkilat, hukuk ve ekonomik kaynaklar. Kanun düzenlemeleri ve Yeniçeri Ocağı gibi kurumlar, devletin genişleyen coğrafyayı yönetme çabasının parçalarıdır.

  1. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti’nde askerî, ekonomik ve idari sorunlar belirginleşmiştir. 1683 Viyana Kuşatması’nın başarısızlığı, kaynaklarda Osmanlı’nın saldırı ağırlıklı genişleme siyasetinin sona erişini simgeleyen gelişme olarak öne çıkarılır. Ancak ‘gerileme bir anda başladı’ demek yerine, 16. yüzyılın sonlarından itibaren görülen zayıflama belirtileriyle 17. yüzyıldaki belirgin dönüşümü birlikte değerlendirmek daha doğrudur.

  2. yüzyıl reformlarını da tek bir ‘kurtarma’ hamlesi gibi genellememek gerekir. Tanzimat Fermanı 1839’da, Islahat Fermanı 1856’da ve II. Meşrutiyet 1908’de ilan edilmiştir. Bu gelişmeler yönetim, hukuk ve vatandaşlık alanlarında yenileşme arayışlarını gösterir; fakat reformların varlığı Osmanlı Devleti’nin siyasi ve ekonomik sorunlarının tamamen çözüldüğü anlamına gelmez. Balkan Savaşları 1912-1913 ve I. Dünya Savaşı’ndaki yenilgi, dağılma sürecini hızlandıran gelişmelerdir.

Millî Mücadele, Lozan ve Cumhuriyet başlıklarını birbirinden ayırma

Türk İnkılabı bölümünde olayları üç aşamada izlemek karışıklığı azaltır: bağımsızlık mücadelesinin örgütlenmesi, savaşın askerî ve diplomatik sonuçları, yeni devletin kurumlarının oluşturulması. Kurtuluş Savaşı’nın askerî safhası 1919-1922 arasında yürütülmüştür; Millî Mücadele ve yeni devletin kuruluş süreci ise 1919-1923 olarak ele alınabilir. Lozan Antlaşması 1923’te imzalanarak savaş sonrası Türkiye’nin uluslararası alandaki konumunu belirleyen temel belgelerden biri olmuştur. Cumhuriyet ise 29 Ekim 1923’te ilan edilmiştir.

Burada önemli bir sınır ayrımı vardır: Osmanlı saltanatının kaldırılması ile Cumhuriyet’in ilanı aynı olay değildir. Saltanatın kaldırılması, Osmanlı yönetim biçiminin sona erdirilmesiyle ilgili bir siyasi karardır; Cumhuriyet’in ilanı ise yeni devletin yönetim biçiminin belirlenmesidir. Bu iki gelişmeyi tek bir tarih veya tek bir sonuç gibi yazmak sınavda hataya yol açabilir.

Atatürk’ün altı ilkesi Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve İnkılapçılık olarak verilir. Bir ilkeyi yalnızca tanımıyla değil, uygulama alanıyla öğrenmek gerekir. Örneğin hukuk ve eğitim düzenlemeleri laiklik veya inkılapçılık bağlamında; ekonomik alandaki kamu öncülüğü devletçilik bağlamında; egemenliğin millete dayanması ise Cumhuriyetçilik bağlamında sorgulanabilir. Ancak bir inkılabın yalnızca tek bir ilkeyle açıklanamayacağı durumlarda sorunun vurgu yaptığı alan dikkate alınmalıdır.

Erken Cumhuriyet döneminde Medenî Kanun’un 1926’da kabulü, Türk alfabesine geçişin 1928’de gerçekleşmesi ve yeni kurumların oluşturulması, hukuk, eğitim ve kültür alanındaki dönüşümün örnekleridir. Bu gelişmeleri ezber listesi olarak değil, yeni devletin hukuk ve toplum düzenini kurma çabası olarak değerlendirin.

1950 sonrası Türkiye’yi Soğuk Savaş bağlamında çözümlemek

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi bölümünde Türkiye’deki siyasi gelişmeleri uluslararası ortamdan koparmamak gerekir. Soğuk Savaş genel olarak 1947-1991 aralığında kabul edilir; bazı yaklaşımlar başlangıcı 1945’e götürür. Türkiye’nin 1952’de NATO’ya katılması, dış politika ve güvenlik tercihlerini Batı bloğu bağlamında incelemeyi gerektirir. Bu bilgi, NATO’nun kuruluşu veya Soğuk Savaş’ın taraflarıyla birlikte sorulabilir.

Türkiye’de çok partili siyasi hayata geçiş 1945-1946 sürecinde başlamış, 1946’da ilk çok partili genel seçim yapılmıştır. 1950 ise Demokrat Parti’nin iktidara geldiği ve iktidarın seçim yoluyla el değiştirdiği yıldır. 1960, 1971 ve 1980 askerî müdahaleleri ile 1997’deki post-modern müdahale, yakın dönem siyasi tarihinin temel başlıklarıdır. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ise dış politika, güvenlik ve Kıbrıs meselesiyle ilişkilendirilerek çalışılmalıdır.

Bu bölümde tarihleri art arda yazmak yerine her olay için ‘Türkiye’nin iç siyasetine etkisi’ ve ‘uluslararası bağlamı’ şeklinde iki not tutun. Dekolonizasyon, teknolojik gelişmeler, Avrupa Birliği süreci, küreselleşme ve terörle mücadele de 20. yüzyılın ikinci yarısı ile 21. yüzyılın başındaki dönüşümleri anlamak için birlikte değerlendirilmelidir.

Çözümlü örnekler: tarih bilgisini yorum sorusuna dönüştürme

Örnek 1 — Verilenler: Bir soruda 1839 Tanzimat Fermanı, 1856 Islahat Fermanı ve 1908 II. Meşrutiyet aynı gelişim çizgisinde verilmiştir. Soru, bu gelişmelerin ortak yönünü sormaktadır.

  1. adım: Tarihleri kronolojik sıraya koyun: 1839 → 1856 → 1908.
  2. adım: Her olayın ait olduğu alanı belirleyin. Üçü de Osmanlı Devleti’nde yönetim, hukuk veya siyasi katılım alanlarında yenileşme arayışıyla ilgilidir.
  3. adım: Ortak yönü aşırı genellemeden ifade edin. Bu gelişmeler Osmanlı Devleti’nin değişen şartlara uyum sağlamak ve merkezî yapıyı güçlendirmek amacıyla yaptığı reform arayışlarını gösterir.
  4. adım: Yanlış çıkarımı eleyin. Reformların yapılmış olması, Osmanlı’nın bütün sorunlarını çözdüğü veya dağılma sürecinin sona erdiği anlamına gelmez.

Sonuç: Doğru yaklaşım, bu belgeleri Osmanlı modernleşme çabalarının farklı aşamaları olarak görmektir; onları aynı içerikte ve aynı sonucu doğuran belgeler gibi değerlendirmemektir.

Örnek 2 — Verilenler: 1919-1922 arasındaki Kurtuluş Savaşı’nın askerî safhası, 1923 Lozan Antlaşması ve 29 Ekim 1923 Cumhuriyet’in ilanı soruda birlikte verilmiştir. Soru, bu olayların sırasını ve işlevini sorgulamaktadır.

  1. adım: Süreci üç başlığa ayırın: mücadele, uluslararası tanınma, yönetim biçiminin ilanı.
  2. adım: Kurtuluş Savaşı’nın askerî safhasını 1919-1922 arasındaki bağımsızlık mücadelesi olarak yerleştirin.
  3. adım: Lozan’ı savaş sonrasındaki diplomatik düzenleme ve Türkiye’nin uluslararası konumuyla ilişkilendirin.
  4. adım: Cumhuriyet’in ilanını yeni devletin yönetim biçiminin belirlenmesi olarak ayırın.
  5. adım: Saltanatın kaldırılması ile Cumhuriyet’in ilanını karıştırmayın; bunlar aynı siyasi işlem değildir.

Sonuç: Olaylar arasında basit bir tarih sırası değil, askerî mücadeleden diplomatik sonuca ve yeni yönetim biçimine uzanan bir kuruluş zinciri vardır.

Sık yapılan hatalar ve karıştırılan sınır durumları

• AYT’de kesin soru sayısı garantisi varmış gibi çalışmak: İkincil dağılım kaynaklarındaki öncelik sıralaması çalışma planına yardımcı olabilir; ÖSYM’nin her yıl aynı sayıda soru soracağını kanıtlamaz.

• Osmanlı gerilemesini yalnızca 1683’e bağlamak: Viyana Kuşatması’nın başarısızlığı önemli bir semboldür; zayıflama belirtileri 16. yüzyılın sonlarında görülmeye başlamış olabilir. Bu nedenle tek tarihli ve keskin bir açıklama yerine süreç yaklaşımı kullanılmalıdır.

• Saltanatın kaldırılması, Lozan ve Cumhuriyet’in ilanını tek olay sanmak: Bunlar sırasıyla siyasi egemenlik, uluslararası düzenleme ve yönetim biçimi bağlamında farklı gelişmelerdir.

• Atatürk ilkelerini yalnızca ezberlemek: Soruda verilen inkılabın hukuk, eğitim, ekonomi, egemenlik veya din-devlet ilişkisi boyutunu belirlemeden ilke eşleştirmek hatalı olabilir.

• 1950’yi çok partili hayata geçişin başlangıcıyla karıştırmak: Çok partili siyasi hayata geçiş 1945-1946 sürecinde başlamış, 1946’da ilk çok partili genel seçim yapılmıştır. 1950 ise Demokrat Parti’nin iktidara gelişi ve iktidarın seçim yoluyla el değiştirmesiyle ilişkilidir; NATO üyeliği ise 1952’dedir.

• Kronolojiye bakmadan seçenek işaretlemek: Özellikle 1839-1856-1908 reform sırası, 1919-1923 Millî Mücadele ve kuruluş süreci, 1947-1991 Soğuk Savaş aralığı gibi sayısal veriler seçenek elemede kullanılmalıdır; Soğuk Savaş’ın başlangıcını 1945’e götüren yaklaşımlar da vardır.

• TYT ve AYT kapsamını tamamen aynı kabul etmek: TYT’deki temel tarih başlıkları AYT için gereklidir; fakat AYT’nin Osmanlı dönüşümü, Millî Mücadele, Atatürk ilkeleri ve çağdaş tarih bağlantıları ayrıca çalışılmalıdır.

Sınavda uygulanabilir tekrar ve soru çözme planı

İlk turda bütün konuları kronolojik bir zaman çizelgesine yerleştirin. İkinci turda her olay için neden-sonuç ve kavram eşleştirmesi yapın. Üçüncü turda ise yalnızca bilgi sorularını değil, paragraf ve kaynak yorumlama sorularını da çözün.

Çalışma önceliği verirken kaynaklarda öne çıkarılan üç kümeyi merkeze almak verimlidir: Kurtuluş Savaşı ve Türk İnkılabı, Osmanlı’nın 17.-19. yüzyıl dönüşümü ve Çağdaş Türk-Dünya Tarihi. Bu öncelik, ilk uygarlıklar veya Türk-İslam tarihi gibi konuların bırakılacağı anlamına gelmez; temel dönemler, kronoloji sorularında ve sonraki konuların anlaşılmasında işlev görür.

Her yanlış soru için yalnızca doğru seçeneği yazmayın. Yanlışın sebebini ‘kronoloji’, ‘kavram’, ‘neden-sonuç’, ‘istisna’ veya ‘dikkat hatası’ olarak sınıflandırın. Örneğin 1950 ve 1952’yi karıştırdıysanız konu eksiği değil, tarih-kavram eşleştirme eksiği vardır. Bu ayrım, aynı tür yanlışların tekrarını azaltır.

Konu dağılımı ve sınav stratejisi için AYT Tarih soru dağılımı, Osmanlı için AYT Osmanlı Tarihi, Millî Mücadele ve Cumhuriyet için AYT İnkılap Tarihi, yakın dönem için AYT Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi sayfalarıyla birlikte çalışılabilir.

Günlük hayatta

Bugün kullanılan Türk alfabesi, 1928’de gerçekleştirilen harf değişikliğinin günlük hayattaki somut sonucudur. Bir öğrencinin ders kitabını, telefon mesajını veya market etiketini Latin temelli Türk alfabesiyle okuyabilmesi, Cumhuriyet dönemindeki kültürel ve eğitim reformlarının soyut bir tarih bilgisi değil, gündelik yaşamın parçası olduğunu gösterir.

Sınavda

AYT Tarih’te üç kontrol sorusu kullanın: Olay hangi tarihte veya dönemde gerçekleşti, hangi gelişmenin sonucu olarak ortaya çıktı ve sonraki süreci nasıl etkiledi? Kaynaklarda Kurtuluş Savaşı Dönemi, Osmanlı Gerileme-Dağılma Dönemi, Atatürk İlkeleri ve Çağdaş Türk-Dünya Tarihi yüksek öncelikli başlıklar olarak gösterilir. Ancak bu sıralama kesin soru garantisi değildir.

Seçeneklerde tarihleri görünce önce kronolojik eleme yapın. 1839-1856-1908 reform sırası, 1919-1922 Kurtuluş Savaşı’nın askerî safhası ve 1919-1923 Millî Mücadele ile kuruluş süreci, 1926 Medenî Kanun, 1928 alfabe değişikliği, 1950 Demokrat Parti’nin iktidara gelişi, 1952 NATO üyeliği ve genel olarak 1947-1991 kabul edilen Soğuk Savaş gibi kaynaklarda geçen veriler hızlı kontrol noktalarıdır. Soğuk Savaş’ın başlangıcını 1945’e götüren yaklaşımlar bulunduğunu da unutmayın. ‘İlk’, ‘son’, ‘tek’, ‘tamamen’ ve ‘yalnızca’ gibi sınırlayıcı kelimeler gördüğünüzde istisna ihtimalini ayrıca değerlendirin.

Sık sorulan sorular

2026 AYT Tarih’te kesin olarak kaç soru hangi konudan çıkacak?

Verilen kaynaklar bazı konu başlıklarını öncelik sırasına koyuyor; ancak kesin soru sayısı garantisi vermiyor. Bu nedenle dağılım bilgisi çalışma planında kullanılmalı, sınav kapsamı ve güncel bilgiler için ÖSYM’nin resmî duyuruları takip edilmelidir.

AYT Tarih çalışmasına hangi konudan başlanmalı?

Kronolojik zemin için Tarih ve Zaman ile ilk dönemleri gözden geçirmek yararlıdır. Ardından kaynaklarda öne çıkan Kurtuluş Savaşı-Türk İnkılabı, Osmanlı Gerileme-Dağılma Dönemi ve Çağdaş Türk-Dünya Tarihi kümelerine öncelik verilebilir.

Osmanlı Devleti’nin gerilemesi 1683’te mi başladı?

1683 Viyana Kuşatması’nın başarısızlığı önemli bir dönüm noktası ve sembol olarak kullanılır. Bununla birlikte zayıflama belirtilerinin 16. yüzyılın sonlarında görülmeye başladığını belirten yaklaşımlar da vardır; tek bir tarihe indirgemek yerine süreci değerlendirmek gerekir.

Lozan Antlaşması ile Cumhuriyet’in ilanı aynı olay mıdır?

Hayır. Lozan, 1923’te Türkiye’nin uluslararası konumunu düzenleyen diplomatik antlaşmadır. Cumhuriyet’in ilanı ise 29 Ekim 1923’te yeni devletin yönetim biçiminin belirlenmesidir.

Atatürk ilkeleri kaç tanedir?

Kaynaklarda altı ilke verilir: Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve İnkılapçılık. Sorularda yalnızca isimleri değil, ilkelerin ilişkilendirildiği uygulama alanını da dikkate almak gerekir.

Kaynaklar
SıradakiAYT Tarih Nasıl Çalışılır?