24 Şubat, dünya siyasetinde önemli dönüm noktalarına, Türkiye'nin uluslararası arenadaki adımlarına ve bilimle edebiyat dünyasından değerli şahsiyetlerin doğum ve ölümlerine tanıklık etmiştir.
24 Şubat, insan hakları ihlallerine karşı atılan adımlardan ifade özgürlüğü tartışmalarına kadar bu evrensel değerin tarihteki yerini gözler önüne seriyor. İnsan hakları, her bireyin doğuştan sahip olduğu temel hak ve özgürlükleri ifade eder ve modern hukuk sistemlerinin temelini oluşturur.
Türk fizikçi Prof. Dr. Feza Gürsey, Oppenheimer Ödülü'ne layık görüldü. Gürsey, bu önemli ödülü Amerikalı fizikçi Sheldon Glashow ile paylaştı.
Rusya, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in emriyle Ukrayna'ya geniş çaplı bir işgal başlattı. Bu olay, Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en büyük çatışmalardan birini tetikledi.
Küba lideri Fidel Castro, yaklaşık elli yıl süren iktidarının ardından emekliye ayrıldı ve yerine kardeşi Raúl Castro geçti. Bu, Küba tarihinde önemli bir liderlik değişimiydi.
İran'ın dini lideri Ayetullah Humeyni, 'Şeytan Ayetleri' kitabının yazarı Selman Rüşdi hakkında ölüm fetvası çıkardı. Bu olay, ifade özgürlüğü ve din arasındaki gerilimi uluslararası bir boyuta taşıdı.
Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov, ilk kez 'Glasnost' (açıklık politikası) kavramından söz etti. Bu, Sovyetler Birliği'nin son dönemlerindeki reform çabalarının önemli bir adımıydı.
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 13. protokolünü onaylayarak, savaş ve savaş tehlikesi zamanları dışında idam cezasının tamamen kaldırılmasını kabul etti.
Danıştay, ünlü şair Nâzım Hikmet'in vatandaşlığa alınması için açılan davayı reddeden yerel mahkeme kararını onayladı. Nâzım Hikmet'in vatandaşlığı ancak ölümünden yıllar sonra iade edilecekti.
Türkiye ile Irak arasında Bağdat Paktı (daha sonra CENTO) adıyla karşılıklı iş birliği antlaşması imzalandı. Bu pakt, Soğuk Savaş döneminde Ortadoğu'da Batı yanlısı bir güvenlik ittifakı oluşturmayı amaçlıyordu.