Ana sayfabiyografilerBilim İnsanlarıStephen Hawking Kimdir?
👤

Stephen Hawking

8 Ocak 1942, Oxford, İngiltere — 14 Mart 2018, Cambridge, İngiltere · İngiliz teorik fizikçi ve kozmolog
Teorik FizikKozmolojiKara DeliklerHawking RadyasyonuALSBilim İletişimi

Stephen Hawking, kara deliklerin termal radyasyon yayabileceğini öne süren, evrenin başlangıcı ve genel görelilik üzerine çalışan İngiliz teorik fizikçi ve kozmologdur. 8 Ocak 1942-14 Mart 2018 arasında yaşayan Hawking, ALS hastalığının ilerlemesine rağmen araştırmalarını sürdürmüş ve bilimsel fikirlerini geniş kitlelere ulaştırmıştır.

Hızlı bilgiler
Doğum Tarihi
8 Ocak 1942
Doğum Yeri
Oxford, İngiltere
Ölüm Tarihi
14 Mart 2018
Ölüm Yeri
Cambridge, İngiltere
Eğitim
Oxford'ta fizik, Cambridge'de kozmoloji doktorası
Önemli Katkı
Kara deliklerin termal radyasyon yayabileceği öngörüsü
Bilimsel Kitap
Zamanın Kısa Tarihi, 1988
Yaşam çizelgesi
1942
Doğumu
8 Ocak'ta Oxford, İngiltere'de dünyaya geldi.
1963
ALS teşhisi
Motor nöron hastalığı olan amyotrofik lateral skleroz teşhisi konuldu.
1966
Doktora derecesi
Cambridge Üniversitesi'nde kozmoloji alanındaki doktora sürecini tamamladı.
1970'ler
Hawking radyasyonu
Kara deliklerin termal radyasyon yayabileceğine ilişkin teorisini geliştirdi.
1979
Lucasian Matematik Profesörlüğü
Cambridge Üniversitesi'nde bu prestijli akademik göreve başladı.
1988
Zamanın Kısa Tarihi
Kozmoloji ve kara deliklere ilişkin fikirlerini geniş okuyucu kitlesine ulaştıran kitabını yayımladı.
2009
Lucasian görevinden ayrılması
1979'da başladığı Lucasian Matematik Profesörlüğü görevini bu yıl sonlandırdı.
2018
Vefatı
14 Mart'ta Cambridge, İngiltere'de 76 yaşında hayatını kaybetti.
👤
Biyografiler

Stephen Hawking Kimdir? Kara Delikler ve Bilimsel Mirası

Stephen William Hawking, yalnızca kara delik hakkındaki çalışmalarıyla değil, teorik fiziğin soyut kavramlarını kamuoyuna anlatma becerisiyle de tanınan bir bilim insanıdır. Çalışmaları, genel görelilik ile kuantum mekaniğinin aynı fiziksel olaylarda nasıl birlikte ele alınabileceği sorusuna odaklanır. Bu iki kuram farklı ölçeklerde son derece başarılı olsa da kara deliklerin bazı aşırı rejimlerinde, özellikle tekillik ve buharlaşma problemlerinde, birlikte ele alınmaları gerekir; bu durum henüz tamamlanmamış bir kuantum kütleçekim kuramını gerektirir.

Hawking'in yaşam öyküsü de bilimsel çalışmalarından ayrı değerlendirilemez. 1963'te ALS teşhisi konulmasına ve zamanla hareket etme ve konuşma yeteneklerinin ciddi biçimde kısıtlanmasına rağmen akademik üretimini sürdürdü. Bu nedenle onu anlatırken yalnızca bir hastalıkla mücadele hikâyesi kurmak yerine, bilimsel yöntem, uzun süreli araştırma ve iletişim araçlarının akademik çalışmayı nasıl destekleyebildiğini birlikte ele almak gerekir.

Oxford'tan Cambridge kozmolojisine uzanan akademik yol

Hawking, 8 Ocak 1942'de Oxford, İngiltere'de doğdu. Oxford Üniversitesi'nde fizik eğitimi aldıktan sonra Cambridge Üniversitesi'nde kozmoloji üzerine doktora çalışmalarını sürdürdü ve 1966'da doktora derecesini aldı. Kozmoloji, evrenin büyük ölçekli yapısını, gelişimini ve kökenine ilişkin fiziksel soruları inceler; bu alan Hawking'in genel görelilik ve evrenin başlangıcı üzerine yoğunlaşmasını sağladı.

1963 yılında motor nöron hastalığı olan amyotrofik lateral skleroz (ALS) teşhisi konuldu. Hastalık ilerledikçe fiziksel hareketleri ve konuşması sınırlansa da Hawking araştırmalarını ve akademik görevlerini devam ettirdi. Konuşma yeteneğini kaybettikten sonra özel bir bilgisayar sistemi aracılığıyla iletişim kurması, bilimsel üretimin yalnızca fiziksel koşullara bağlı olmadığını gösteren somut bir örnektir. Ancak bu durum, hastalığın etkilerinin önemsiz olduğu anlamına gelmez; Hawking'in çalışabilmesi, yardımcı teknolojiler, çalışma arkadaşları ve akademik çevresiyle birlikte mümkün olmuştur.

1979'dan 2009'a kadar Cambridge Üniversitesi'nde Lucasian Matematik Profesörlüğü görevini yürüttü. Bu kürsü, daha önce Isaac Newton gibi önemli bilim insanlarıyla ilişkilendirilen prestijli bir akademik görevdir. Hawking'in bu göreve gelmesi, onu yalnızca popüler bir isim değil, uzmanlık alanında kurumsal kabul görmüş bir araştırmacı olarak da konumlandırır.

Tekillik teoremleri evrenin başlangıcı sorusunu nasıl değiştirdi?

Hawking'in Roger Penrose ile yürüttüğü çalışmalar, genel görelilik içindeki tekillik teoremleriyle ilgilidir. Buradaki tekillik, fiziksel büyüklüklerin mevcut kuram içinde olağandışı ya da sınırsız değerlere yöneldiği ve kullandığımız kuramın açıklama gücünün yetersiz kaldığı sınır durumu olarak düşünülmelidir. Tekillik ifadesi, evrenin içinde gözlenebilir bir noktanın basitçe 'sonsuz yoğunluklu bir nesne' olduğu anlamına gelmez; daha çok kuramın belirli koşullarda bir sınırla karşılaştığını belirtir.

Bu çalışmalar, evrenin Büyük Patlama ile başlayan bir geçmişe sahip olduğu fikrini güçlendirdi. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Büyük Patlama, uzayın içinde gerçekleşen sıradan bir patlama olarak yorumlanmamalıdır. Konu, evrenin kendisinin geçmişte çok farklı ve aşırı koşullarda bulunmasıyla ilgilidir. Tekillik teoremleri, genel göreliliğin izin verdiği koşullar altında evrenin geçmişine ilişkin güçlü sonuçlar ortaya koyar; ancak kuantum kütleçekim gibi henüz tamamlanmış bir kuramın bulunmadığı sınır durumlarında tüm ayrıntıları tek başına açıklamaz.

Aynı düşünce kara deliklerin oluşumu için de önemlidir. Hawking ve Penrose'un çalışmaları, belirli fiziksel koşullar altında kara deliklerde tekilliklerin ortaya çıkmasının genel görelilik çerçevesinde kaçınılmaz olabileceğini gösteren matematiksel sonuçlarla ilişkilidir. Bu, her gökcisminin kara deliğe dönüşeceği anlamına gelmez; yeterli yoğunlaşma ve kuramın öngördüğü koşulların oluşması gerekir.

Hawking radyasyonu: kara delik neden tamamen 'kara' değildir?

Klasik genel görelilikte kara delik, olay ufkunun içine giren ışığın dışarı kaçamadığı bir bölge olarak tanımlanır. Olay ufku, geri dönüşün mümkün olmadığı sınırdır; fakat bu tanım kara deliğin çevresindeki tüm fiziksel süreçlerin tamamen durduğu anlamına gelmez. Hawking, kuantum mekaniğinin etkileri hesaba katıldığında kara deliklerin termal radyasyon yayabileceğini öne sürdü. Bu olgu Hawking radyasyonu olarak adlandırılır.

Bu sonucun önemi, iki farklı kuramsal çerçevenin aynı problemde buluşmasından kaynaklanır. Kara deliğin uzay-zaman yapısı genel görelilikle, parçacıkların kuantum davranışı ise kuantum mekaniğiyle ilişkilidir. Hawking radyasyonu bu nedenle yalnızca kara deliklerle ilgili bir ayrıntı değil, kütleçekim ile kuantum fiziğini birlikte anlama çabasının önemli bir sonucudur.

Radyasyonun termal olması, yayılan etkinin sıcaklıkla tanımlanabilen bir dağılıma sahip olduğunu belirtir. Bu ifade, kara deliğin sıradan bir yıldız gibi yüzeyinden ışık yaydığı anlamına gelmez. Ayrıca 'kara delik ışığı dışarı çıkarır' cümlesi de tek başına yanıltıcıdır: Hawking radyasyonu, olay ufkunun içinden klasik anlamda kaçan ışık olarak değil, kuantum alanlarının eğri uzay-zamandaki davranışıyla açıklanan bir etkidir.

Hawking radyasyonunun bir sonucu olarak kara deliğin enerji kaybedebileceği ve zaman içinde buharlaşabileceği fikri ortaya çıkar. Bu süreç, genel göreliliğin klasik kara delik tasvirinden farklıdır. Buharlaşmanın ne kadar süreceği ya da son aşamada hangi fiziksel açıklamanın geçerli olacağı, burada verilen temel çerçeveyi aşan ayrıntılardır; bu nedenle bunu her kara deliğin kısa sürede yok olacağı şeklinde yorumlamak doğru değildir.

Evrenin kökeni ile kara delik fiziği arasındaki ortak soru

Hawking'in çalışmaları iki ayrı başlıkta incelenebilir: evrenin başlangıcına ilişkin kozmoloji ve kara deliklerin kuantum özellikleri. Bu iki konu, çok farklı ölçeklerde görünse de ortak bir soruya dayanır: Genel göreliliğin öngörüleri, maddenin ve uzay-zamanın aşırı koşullarda bulunduğu durumlarda kuantum mekaniğiyle nasıl tamamlanmalıdır?

Hawking, evrenin başlangıcına ilişkin çalışmalarında evrenin sınırsız ama kenarsız olabileceği fikri gibi modeller üzerinde durdu. 'Sınırsız ama kenarsız' ifadesi gündelik bir kap veya oda benzetmesiyle karıştırılmamalıdır. Buradaki amaç, evrenin bir kenara çarpıp sonlandığı klasik bir sınır fikri olmadan geometrik olarak tanımlanabilmesi olasılığını anlatmaktır. Bu, bir model ve kuramsal öneri olarak ele alınmalıdır; doğrudan günlük gözlemle doğrulanmış basit bir cümle değildir.

Hawking'in katkısı, evrenin başlangıcıyla ilgili soruları yalnızca felsefi düzeyde bırakmayıp matematiksel fizik içinde incelemesidir. Aynı zamanda kara deliklerde kuantum etkilerini gündeme getirerek, kütleçekimin ve kuantum kuramının birleştirilmesi problemini görünür hâle getirdi. Bu nedenle onun çalışmaları, tek bir sonuçtan çok, modern fiziğin hâlâ açık olan temel sorularını belirginleştiren bir araştırma hattı oluşturur.

1988'de yayımlanan kitapla uzmanlık bilgisini kamuya taşımak

Hawking'in 1988 yılında yayımlanan Zamanın Kısa Tarihi adlı kitabı, kara delikler, zaman, evrenin kökeni ve kozmoloji gibi konuları uzman olmayan okuyuculara anlatmayı amaçladı. Bu kitabın önemi, yalnızca Hawking'in tanınmasını sağlaması değildir. Kitap, matematiksel ayrıntıları azaltarak teorik fizik sorularını geniş bir okuyucu kitlesinin tartışabileceği hâle getirdi.

Bilim iletişiminde basitleştirme ile yanlışlaştırma arasındaki ayrım önemlidir. Örneğin kara delik için 'hiçbir şeyin kaçamadığı yer' denmesi, olay ufkunun klasik tanımını hızlıca aktarabilir; fakat Hawking radyasyonu söz konusu olduğunda bu cümleye kuantum etkilerinin eklenmesi gerekir. Hawking'in popüler bilim yazarlığından çıkarılabilecek yöntem, önce ana fikri vermek, ardından o fikrin hangi kuramda ve hangi koşullarda geçerli olduğunu açıklamaktır.

Hawking bu yönüyle Richard Feynman gibi bilimi kamuya anlatan isimlerle aynı geniş iletişim geleneği içinde anılabilir. Bununla birlikte Hawking'in bilimsel katkıları yalnızca anlatım becerisine indirgenemez. Popüler kitapları, zaten yürüttüğü teorik çalışmaların daha geniş bir kitle tarafından anlaşılmasına aracılık etmiştir.

Çözümlü örnek: Hawking radyasyonu ifadesini doğru yorumlama

Verilenler: Bir kara delik, klasik genel görelilikte olay ufkuna sahip bir bölgedir. Olay ufkunun içinden ışığın klasik anlamda dışarı çıkması beklenmez. Hawking'in kuantum etkilerini hesaba katan yaklaşımında ise kara delik termal radyasyon yayabilir ve enerji kaybedebilir.

  1. adım - Klasik tanımı ayır: 'Kara delik siyahtır' cümlesi, öncelikle olay ufkunun içinden ışığın kaçamamasıyla ilgilidir. Bu cümle, kara deliğin çevresinde hiçbir fiziksel etkinin bulunamayacağını söylemez.

  2. adım - Kuramları eşleştir: Olay ufku ve uzay-zamanın yapısı genel görelilikle açıklanır. Termal radyasyon sonucu ise kuantum mekaniğinin eğri uzay-zamandaki etkileriyle ilişkilidir.

  3. adım - Sonucu belirle: Hawking radyasyonu varsa kara delik enerji kaybedebilir. Enerji kaybı, kara deliğin zaman içinde küçülmesi ve buharlaşabilmesi fikrine götürür.

  4. adım - Sınırı belirt: Bu sonuç, olay ufkunun içinden klasik ışığın geri çıktığını göstermez. Ayrıca verilen bilgiler, buharlaşmanın süresi veya son aşamasının ayrıntılı hesabını yapmaya yetmez.

Sonuç: 'Kara deliklerden hiçbir şey çıkamaz' ifadesi klasik olay ufku tanımı için kullanılabilir; fakat kuantum etkileri hesaba katıldığında kara deliklerin Hawking radyasyonu yayabileceği bilgisiyle tamamlanmalıdır.

Sık yapılan hatalar ve karıştırılan kavramlar

  1. Büyük Patlama'yı uzaydaki sıradan bir patlama sanmak: Büyük Patlama, uzayın içinde gerçekleşen bir bomba patlaması olarak değil, evrenin erken dönemindeki aşırı koşulları ve kozmik başlangıç problemine ilişkin modeli anlatan bir ifade olarak ele alınmalıdır.

  2. Tekilliği kesin ve tamamlanmış bir fiziksel açıklama sanmak: Tekillik, genel göreliliğin belirli koşullarda sınırına ulaştığını gösterir. Bu kavram, kuantum kütleçekim sorununun çözüldüğü anlamına gelmez.

  3. Hawking radyasyonunu olay ufkunun içinden kaçan ışık olarak düşünmek: Radyasyon, kuantum alanlarının eğri uzay-zamandaki davranışıyla ilişkilidir. Klasik anlamda olay ufkunun içinden ışığın kaçması ile aynı olay değildir.

  4. Her kara deliğin kısa sürede buharlaşacağını söylemek: Kaynakta verilen çerçeve yalnızca kara deliklerin enerji kaybedebileceği ve zamanla buharlaşabileceği fikrini destekler. Sürenin hesaplanması için kara deliğin özellikleri ve daha ayrıntılı fizik gerekir.

  5. ALS teşhisini Hawking'in tüm yaşamını açıklayan tek unsur hâline getirmek: Hastalık, hayatındaki önemli bir koşuldur; ancak bilimsel katkıları genel görelilik, kuantum mekaniği, kozmoloji, kara delikler ve bilim iletişimi alanlarındaki çalışmalarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

  6. Popüler bilim kitabını bilimsel araştırmanın yerine koymak: Zamanın Kısa Tarihi, karmaşık fikirleri geniş kitlelere aktaran bir eserdir. Hawking'in akademik katkıları ise tek başına kitap yazarlığından değil, teorik araştırmalarından kaynaklanır.

Formül

Bu içerikte sayısal hesaplama için doğrulanmış bir formül verilmediğinden formül kullanılmamıştır. Kavramsal karar kuralı şudur: olay ufku ve kaçış konusu klasik genel görelilik çerçevesinde, termal radyasyon ve enerji kaybı ise kuantum etkileri hesaba katılan Hawking yaklaşımı içinde değerlendirilir.

Günlük hayatta

Günlük hayatta en somut karşılık, 1988'de yayımlanan Zamanın Kısa Tarihi'ni okuyan bir öğrencinin kara delik kavramını yalnızca 'ışığın kaçamadığı yer' olarak bırakmamasıdır. Öğrenci, notuna iki cümle yazar: Klasik tanım olay ufkunu açıklar; Hawking'in katkısı ise kuantum etkileri nedeniyle kara deliklerin termal radyasyon yayabileceğini ve enerji kaybedebileceğini göstermeye çalışır. Böylece popüler bir anlatımdaki kısa tanım, geçerlilik koşulu ve sonucu ile birlikte öğrenilir.

Sınavda

TYT/AYT'de bu konu daha çok bilim insanı-katkı eşleştirmesi ve kavram ayırt etme biçiminde sorulabilir. Stephen Hawking için kara deliklerin termal radyasyon yayabileceği, bu etkinin Hawking radyasyonu olarak adlandırıldığı, genel görelilik ile kuantum mekaniğinin birlikte gündeme geldiği ve 1988'de Zamanın Kısa Tarihi kitabını yayımladığı bilgilerini eşleştirin. 'Büyük Patlama uzayda gerçekleşen sıradan bir patlamadır' ve 'Hawking radyasyonu olay ufkunun içinden kaçan klasik ışıktır' ifadelerini, kaynakta verilen çerçeveyle uyumsuz oldukları için eleme seçeneği olarak değerlendirin.

Sık sorulan sorular

Stephen Hawking ne zaman ve nerede doğmuştur?

Stephen Hawking, 8 Ocak 1942'de Oxford, İngiltere'de doğmuştur.

Stephen Hawking ne zaman ve nerede vefat etmiştir?

Stephen Hawking, 14 Mart 2018'de Cambridge, İngiltere'de vefat etmiştir.

Stephen Hawking hangi alanda çalışmıştır?

Teorik fizikçi ve kozmolog olan Hawking; genel görelilik, kozmoloji, kara delikler ve kuantum mekaniğiyle ilişkili problemler üzerinde çalışmıştır.

Hawking radyasyonu nedir?

Hawking radyasyonu, kuantum etkileri hesaba katıldığında kara deliklerin termal radyasyon yayabileceği öngörüsüdür. Bu öngörü, kara deliklerin enerji kaybedip zamanla buharlaşabileceği fikrini doğurur.

Hawking'in ALS hastalığı bilimsel çalışmalarını nasıl etkiledi?

ALS, hareket ve konuşma yeteneklerini ciddi biçimde kısıtladı. Hawking, konuşma yeteneğini kaybettikten sonra özel bir bilgisayar sistemiyle iletişim kurarak akademik çalışmalarını sürdürdü.

Stephen Hawking'in en bilinen kitabı hangisidir?

1988 yılında yayımlanan Zamanın Kısa Tarihi, evren, zaman ve kara delikler gibi konuları geniş okuyucu kitlesine anlatan en bilinen eseridir.

Tekillik ne anlama gelir?

Tekillik, genel görelilik içinde fiziksel büyüklüklerin olağandışı değerlere yöneldiği ve mevcut kuramın açıklama gücünün sınırına ulaştığı durumu ifade eder. Bu kavram, tüm fiziğin tamamlandığı anlamına gelmez.

Kaynaklar
SıradakiNiels Bohr