Ana sayfakimyaLise KimyaKoligatif Özellikler
⚗️
Kimya · Konu Anlatımı

Koligatif Özellikler: Kaynama, Donma ve Osmotik Basınç

11. Sınıf Kimya· lise · 11. sınıf· 8 dk okuma· Son güncelleme: 19 Temmuz 2026
Öğreniyo İçerik Ekibi tarafından hazırlandı · Editör: Yusufhan Seyis
Kısaca

Koligatif özellikler çözeltilerin; çözünen maddenin kimliğinden çok, çözücü içindeki toplam çözünen tanecik sayısına bağlı özellikleridir. Buhar basıncı düşmesi, kaynama noktası yükselmesi, donma noktası düşmesi ve osmotik basınç bu gruba girer; ancak karşılaştırma yapılırken derişim, iyonlaşma ve çözeltinin ideal-seyreltik kabul edilip edilmediği dikkate alınmalıdır.

Bu yazıda (7)
⚗️
Kimya

Koligatif Özellikler: Kaynama, Donma ve Osmotik Basınç

Bir çözücüye şeker, tuz veya başka bir madde eklendiğinde yalnızca çözeltinin bileşimi değişmez; buharlaşma, kaynama, donma ve yarı geçirgen zardan geçiş davranışları da değişir. Bu değişimlerin önemli bir bölümü, çözünen maddenin kimyasal adından bağımsız olarak çözeltide bulunan taneciklerin toplam sayısıyla açıklanır.

Koligatif özellik kavramı burada kullanılır. Örneğin aynı miktarda çözücüye çözünen olarak moleküler bir madde eklendiğinde çözeltide birer molekül tanecikleri bulunur. İyonik bir madde ise çözünürken birden fazla iyon oluşturabilir. Bu nedenle yalnızca eklenen maddenin molünü değil, çözeltide oluşan taneciklerin toplamını değerlendirmek gerekir.

Bu konu iki farklı düşünme basamağını birleştirir: Önce çözünenin çözeltide kaç tanecik oluşturduğu bulunur; sonra bu tanecik sayısının kaynama, donma, buhar basıncı veya osmotik basınç üzerindeki etkisi belirlenir. Aşağıdaki anlatım, bu zinciri koparmadan formüller ve çözümlü örneklerle kurar.

Koligatif davranışı belirleyen şey: çözeltideki etkin tanecik sayısı

Koligatif özellikler, çözünen taneciklerin toplam derişimine bağlı çözelti özellikleridir. Buradaki tanecik; çözeltide bulunan atom, iyon veya molekül olabilir. Bu yüzden aynı mol miktarındaki iki madde, çözeltide aynı sayıda tanecik oluşturmuyorsa aynı koligatif etkiyi oluşturmaz.

Moleküler bir madde olan glikoz, çözeltide temel olarak glikoz molekülleri hâlinde bulunur. 1 mol glikoz yaklaşık 1 mol çözünen tanecik anlamına gelir. NaCl gibi iyonik bir madde ise suda çözündüğünde Na+ ve Cl- iyonlarına ayrılır; ideal ve tam ayrışma kabulünde 1 mol NaCl yaklaşık 2 mol iyon taneciği oluşturur. Bu nedenle 1 mol NaCl ile 1 mol glikozun çözücü üzerindeki koligatif etkisi eşit kabul edilmez.

Karşılaştırma kuralı şudur: Aynı çözücü, aynı sıcaklık ve benzer seyreltik çözelti koşullarında toplam çözünen tanecik derişimi büyük olan çözeltide buhar basıncı daha düşük, kaynama noktası daha yüksek, donma noktası daha düşük ve osmotik basınç daha büyük beklenir. Bu kural çözünen maddelerin iyonlaşmadığı veya iyonların ideal biçimde davrandığı varsayımlarla daha doğrudan uygulanır. Derişik çözeltilerde ve tam ayrışmayan sistemlerde gerçek davranış ideal hesaptan sapabilir.

Buhar basıncı düştüğünde kaynama sıcaklığı neden yükselir?

Bir sıvının buhar basıncı, belirli bir sıcaklıkta sıvı yüzeyinden gaz fazına geçen moleküllerin oluşturduğu basınçla ilgilidir. Uçucu olmayan bir çözünen eklendiğinde, sıvı yüzeyinde çözücü moleküllerinin payı azalır. Böylece aynı sıcaklıkta gaz fazına kaçabilen çözücü moleküllerinin sayısı azalır ve çözeltinin buhar basıncı saf çözücüye göre düşer.

Kaynama, sıvının buhar basıncının dış basınca eşitlendiği sıcaklıkta gerçekleşir. Bu nedenle dış basınç sabitken buhar basıncı düşmüş olan çözeltiyi kaynatmak için daha yüksek sıcaklığa çıkmak gerekir. Sonuç, kaynama noktası yükselmesidir.

MEB kaynaklarında koligatif özellikler arasında kaynama noktası yükselmesi ve buhar basıncı düşmesi birlikte ele alınır. Ancak "her çözünen kaynama sıcaklığını aynı miktarda artırır" denemez. Artışın büyüklüğü çözünen tanecik derişimine ve çözücünün kaynama noktası yükselme sabitine bağlıdır. Lise düzeyindeki bağıntı, seyreltik çözeltilerde ve uçucu olmayan çözünenler için şu şekilde yazılır:

ΔTb=iKb×m\Delta T_b = iK_b \times m

Burada ΔTb\Delta T_b kaynama noktası değişimi, KbK_b çözücüye özgü sabit, mm çözünenin molalitesi ve ii van't Hoff katsayısıdır. Elektrolit olmayan ve iyonlaşmayan çözünenlerde i=1i=1 alınabilir. İdeal ve tam ayrışan NaCl için ii yaklaşık 2'dir. Molalite, çözünen molünün çözücü kilogramına oranıdır; çözeltinin toplam hacmine göre hesaplanan molariteyle aynı büyüklük değildir.

Donma noktası düşmesi: tuzun buz üzerindeki gerçek etkisi

Saf bir çözücü donarken çözücü tanecikleri düzenli bir katı yapı oluşturur. Çözünen taneciklerin bulunması bu düzenli yapının oluşmasını zorlaştırır. Bu nedenle çözelti, saf çözücünün donduğu sıcaklığa ulaşsa bile katılaşmayabilir; donma için daha düşük bir sıcaklık gerekir.

Su için saf hâlde verilen karşılaştırma noktası 0 °C'dir. Suya çözünen madde eklendiğinde çözeltinin donma noktası 0 °C'nin altına kayar. Bu, yol tuzlamasının temel açıklamasıdır; fakat tuzun buzlanmayı her sıcaklıkta aynı ölçüde önlediği sonucu çıkarılamaz. Sıcaklık ve çözeltideki tanecik derişimi etkili olduğu için uygulamanın etkisi koşullara bağlıdır.

Donma noktası alçalması için kullanılan bağıntı:

ΔTf=iKf×m\Delta T_f = iK_f \times m

KfK_f, kullanılan çözücüye özgü donma noktası alçalma sabitidir; mm molalite ve ii van't Hoff katsayısıdır. İyonlaşmayan çözünenlerde i=1i=1 alınır. İdeal ve tam ayrışan elektrolitlerde ii, oluşan iyon sayısına göre alınır. Donma noktası değişimi bulunduktan sonra yeni donma sıcaklığı, saf çözücünün donma sıcaklığından bu değişimin çıkarılmasıyla bulunur:

Tf,c\co¨zelti=Tf,safΔTfT_{f,çözelti} = T_{f,saf} - \Delta T_f

İyonik çözünenlerde toplam tanecik sayısı moleküler çözünenlere göre daha fazla olabileceğinden, aynı molalite için ideal kabulde donma noktası düşüşü de daha büyük hesaplanır. Bu karşılaştırmada iyonların çözeltide gerçekten oluştuğu ve sorunun ideal davranış varsaydığı kontrol edilmelidir.

Osmotik basınçta membran ve derişim farkı nasıl okunur?

Ozmoz, çözücünün yarı geçirgen bir zardan daha seyreltik taraftan daha derişik çözelti tarafına geçmesi olarak incelenir. Yarı geçirgen zarın çözücü moleküllerini geçirip çözünen tanecikleri geçirmediği varsayılır. Osmotik basınç ise bu geçişi durdurmak için derişik çözelti tarafına uygulanması gereken basınçtır.

Bu tanımın karar kuralı önemlidir: Zarın iki tarafı karşılaştırılır. Çözünen tanecik derişimi daha yüksek olan taraf, ozmotik olarak daha büyük çekim gösterir; çözücü akışını durdurmak için o tarafa basınç uygulanır. Sadece çözünen maddenin gram miktarına bakmak yeterli değildir; tanecik sayısı ve çözeltinin hacmi birlikte değerlendirilir.

Seyreltik çözeltiler için verilen bağıntı:

π=MRT\pi = MRT

Burada π\pi osmotik basınç, MM molar derişim, RR gaz sabiti ve TT mutlak sıcaklıktır. Sıcaklık Celsius değil Kelvin kullanılmalıdır: T(K)=T(°C)+273T(K)=T(°C)+273 yaklaşık dönüşümüdür. R=0,082 Latm/(molK)R=0,082\ L\cdot atm/(mol\cdot K) kullanılıyorsa derişim mol/L alınır ve sonuç atm cinsinden bulunur. R=8,314 J/(molK)R=8,314\ J/(mol\cdot K) kullanılıyorsa derişim mol/m³ alınmalı ve sonuç Pa cinsinden hesaplanmalıdır.

Bu bağıntıdaki MM, çözünenin toplam etkin tanecik derişimi olarak düşünülmelidir. Örneğin iyonlarına ayrılan bir elektrolitte, sorunun tam ayrışma varsayımına göre iyon sayısı hesaba katılır. Hücrelerin su alışverişi ve tıbbi serumların uygun derişimde hazırlanması, bu ilkenin biyolojik önemini gösterir.

Formül seçmeden önce: molalite mi, molarite mi?

Koligatif özellik sorularında en sık yapılan işlemsel hata, bütün formüllerde aynı derişim türünü kullanmaktır. Kaynama noktası yükselmesi ve donma noktası düşmesi bağıntılarında verilen formül molaliteyi kullanır:

m=nc\co¨zu¨nenmc\co¨zu¨cu¨(kg)m = \frac{n_{çözünen}}{m_{çözücü}(kg)}

Osmotik basınç bağıntısında ise molarite bulunur:

M=nc\co¨zu¨nenVc\co¨zelti(L)M = \frac{n_{çözünen}}{V_{çözelti}(L)}

Dolayısıyla 1 kg çözücü bilgisi kaynama veya donma sorusunda doğrudan kullanılabilirken, osmotik basınç sorusunda çözeltinin toplam hacmi gerekir. Çözünenin kütlesi verildiyse önce mol sayısı hesaplanır: n=m/MAn=m/M_A; burada ilk mm kütle, MAM_A mol kütlesidir. Sembol karışıklığını önlemek için hesapta birimleri açık yazmak gerekir.

Ayrıca kaynama ve donma değişimleri, yeni sıcaklığın kendisi değildir. Önce ΔT\Delta T bulunur, ardından bu değer saf çözücünün sıcaklığına eklenir veya çıkarılır. Kaynama için artış, donma için düşüş yapılır.

Çözümlü örnekler: tanecik sayısından sıcaklık değişimine

Örnek 1 — Kaynama noktası yükselmesi:

Verilenler: 1 kg su içinde 1 mol çözünen madde çözünmüş olsun. Su için kaynama noktası yükselme sabiti Kb=0,51 °Ckg/molK_b=0,51\ °C\cdot kg/mol kabul edilsin. Çözünen moleküler ve uçucu olmayan bir madde olsun.

Çözüm adımları:

  1. Molaliteyi bulun: m=1 mol/1 kg=1 mol/kgm=1\ mol/1\ kg=1\ mol/kg.
  2. Kaynama noktası değişimini hesaplayın: ΔTb=iKb×m=1×0,51×1=0,51 °C\Delta T_b=iK_b\times m=1\times0,51\times1=0,51\ °C. Moleküler ve iyonlaşmayan çözünen için i=1i=1 alınmıştır.
  3. Suyun saf kaynama sıcaklığı 100 °C olduğundan çözeltinin kaynama sıcaklığını bulun: Tb=100+0,51=100,51 °CT_b=100+0,51=100,51\ °C.

Sonuç: İdeal-seyreltik yaklaşım ve verilen sabit altında çözeltinin kaynama noktası yaklaşık 100,51 °C olur. Burada 0,51 °C, yeni kaynama sıcaklığı değil, saf suya göre yükselme miktarıdır.

Örnek 2 — Osmotik basınç:

Verilenler: 300 K sıcaklıkta molar derişimi 0,10 mol/L olan seyreltik bir çözelti ve R=0,082 Latm/(molK)R=0,082\ L\cdot atm/(mol\cdot K).

Çözüm adımları:

  1. Bağıntıyı yazın: π=MRT\pi=MRT.
  2. Değerleri yerine koyun: π=0,10×0,082×300\pi=0,10\times0,082\times300.
  3. Çarpımı hesaplayın: π=2,46 atm\pi=2,46\ atm.

Sonuç: Bu ideal-seyreltik kabulde ozmotik basınç yaklaşık 2,46 atm'dir. Sıcaklık 300 °C değil, 300 K olarak verilmiştir. Eğer çözünen madde iyonlarına ayrılıyorsa, sorunun kabulüne göre toplam iyon derişimi kullanılmalı; yalnızca başlangıçtaki madde molaritesiyle işlem yapmak eksik sonuç verebilir.

Sık yapılan hatalar ve karıştırılan sınır durumları

  1. "Madde türü hiç önemli değildir" demek: Koligatif karşılaştırmada temel ölçüt tanecik sayısıdır; fakat iyonlaşma, ayrışma ve taneciklerin gerçek çözeltideki davranışı madde türüyle ilişkilidir. Bu nedenle tür, tanecik sayısını belirleme aşamasında önem kazanır.

  2. NaCl ile glikozu eşit kabul etmek: 1 mol NaCl'nin ideal tam ayrışmada yaklaşık 2 mol iyon, 1 mol glikozun yaklaşık 1 mol molekül oluşturduğu dikkate alınmalıdır. Eşit koligatif etki için başlangıç mol sayılarının değil, etkin tanecik sayılarının karşılaştırılması gerekir.

  3. Molalite yerine molarite kullanmak: ΔTb\Delta T_b ve ΔTf\Delta T_f bağıntılarında çözücü kilogramı temel alınır. π=MRT\pi=MRT bağıntısında ise çözeltinin litre başına molar derişimi kullanılır.

  4. Donma ve kaynama yönünü ters çevirmek: Çözünen eklenmesi, uygun koşullarda kaynama noktasını yükseltir; donma noktasını düşürür. Bu nedenle kaynamada saf değere ekleme, donmada saf değerden çıkarma yapılır.

  5. Her sıcaklık ve derişimde ideal sonucu beklemek: Bağıntılar özellikle seyreltik çözeltiler ve uygun ideal varsayımlar için kullanılır. Derişik çözeltilerde veya elektrolitlerin tam ayrışmadığı durumlarda gerçek tanecik davranışı basit hesaptan sapabilir.

  6. Kaynama noktasını dış basınçtan bağımsız düşünmek: Kaynama, buhar basıncının dış basınca eşitlenmesiyle tanımlandığı için dış basınç da kaynama sıcaklığını etkiler. Koligatif etki karşılaştırmalarında dış basıncın aynı tutulduğu varsayımı açıkça korunmalıdır.

  7. Osmotik basıncı yalnızca gram miktarıyla karşılaştırmak: Gram miktarı tek başına karar ölçütü değildir. Mol sayısı, çözeltinin hacmi, iyonlaşma ve iki tarafın tanecik derişimi birlikte değerlendirilmelidir.

Formül

Buhar basıncı: Uçucu olmayan çözünen eklendiğinde, aynı sıcaklıkta çözeltinin çözücüye ait buhar basıncı saf çözücüye göre azalır.

Kaynama noktası yükselmesi: ΔTb=iKb×m\Delta T_b=iK_b\times m Yeni kaynama sıcaklığı: Tb,c\co¨zelti=Tb,saf+ΔTbT_{b,çözelti}=T_{b,saf}+\Delta T_b

Donma noktası alçalması: ΔTf=iKf×m\Delta T_f=iK_f\times m Yeni donma sıcaklığı: Tf,c\co¨zelti=Tf,safΔTfT_{f,çözelti}=T_{f,saf}-\Delta T_f

Molalite: m=nc\co¨zu¨nenmc\co¨zu¨cu¨(kg)m=\frac{n_{çözünen}}{m_{çözücü}(kg)}

Osmotik basınç: π=MRT\pi=MRT Molarite: M=nc\co¨zu¨nenVc\co¨zelti(L)M=\frac{n_{çözünen}}{V_{çözelti}(L)}

KbK_b ve KfK_f çözücüye özgü sabitlerdir. ii van't Hoff katsayısıdır; iyonlaşmayan çözünenlerde i=1i=1, ideal ve tam ayrışan elektrolitlerde ise oluşan iyon sayısına göre alınır. R=0,082 Latm/(molK)R=0,082\ L\cdot atm/(mol\cdot K) kullanıldığında derişim mol/L alınır ve osmotik basınç atm cinsinden bulunur. R=8,314 J/(molK)R=8,314\ J/(mol\cdot K) kullanıldığında derişim mol/m³ alınmalı ve sonuç Pa cinsinden hesaplanmalıdır; sıcaklık Kelvin olmalıdır. İyonik çözünenlerde formüllere, sorunun varsayımına göre oluşan toplam etkin tanecik derişimi yansıtılır.

Günlük hayatta

Tek bir somut örnek olarak aracın soğutma sistemindeki su-etilen glikol karışımı düşünülebilir. Karışımdaki etilen glikol, çözücü suyun donma davranışını değiştirerek donma noktasını saf suya göre düşürür; aynı koligatif çerçevede kaynama noktası da yükselir. Bu yüzden karışım, kışın soğutma sıvısının katılaşma riskini azaltmaya, sıcak çalışma koşullarında ise daha yüksek kaynama sıcaklığıyla çalışmaya yardımcı olur. Etkinin miktarı, karışımın derişimine ve çalışma koşullarına bağlıdır; yalnızca antifriz eklenmiş olması belirli bir sıcaklıkta kesin koruma anlamına gelmez.

Sınavda

AYT Kimya ve 11. sınıf çözeltiler bağlamında soruyu çözmeden önce dört kontrol yapın: 1) İstenen özellik kaynama, donma, buhar basıncı veya ozmotik basınç mı? 2) Çözünen kaç tanecik oluşturuyor? 3) Derişim molalite mi molarite mi? 4) Soru tam ayrışma, seyreltik ve ideal davranış varsayıyor mu?

Karşılaştırma sorularında şu yönleri hatırlayın: toplam çözünen tanecik derişimi arttıkça buhar basıncı azalır, kaynama noktası yükselir, donma noktası düşer ve osmotik basınç artar. NaCl gibi iyonik maddelerde iyon sayısını hesaba katmak kritik bir adımdır. 1 mol NaCl'nin ideal kabulde 2 mol iyon, 1 mol glikozun 1 mol molekül oluşturması tipik bir kontrol noktasıdır. Hesap sorularında 100 °C veya 0 °C gibi saf çözücü değerlerini doğrudan cevap sanmayın; önce değişimi bulup yönüne göre uygulayın.

Sık sorulan sorular

Koligatif özellikler hangi dört özelliği kapsar?

Kaynama noktası yükselmesi, donma noktası düşmesi, buhar basıncı düşmesi ve osmotik basınçtır. Bu özellikler, uygun seyreltik ve ideal yaklaşımda çözünen taneciklerin toplam derişimiyle ilişkilendirilir.

Aynı mol miktarında NaCl ve glikoz neden aynı etkiyi oluşturmaz?

İdeal tam ayrışma kabulünde 1 mol NaCl yaklaşık 2 mol iyon oluştururken 1 mol glikoz yaklaşık 1 mol molekül oluşturur. Koligatif etki başlangıçtaki madde molünden çok çözeltideki etkin tanecik sayısına göre karşılaştırılır.

Çözünen eklenince kaynama noktası neden artar?

Uçucu olmayan çözünen, aynı sıcaklıkta yüzeydeki çözücü moleküllerinin payını azaltır ve buhar basıncını düşürür. Kaynama için buhar basıncının dış basınca ulaşması gerektiğinden daha yüksek sıcaklık gerekir.

Donma noktası neden düşer?

Çözünen tanecikler çözücü taneciklerinin düzenli katı yapı oluşturmasını zorlaştırır. Bu nedenle çözeltinin katılaşması için saf çözücünün donma sıcaklığından daha düşük bir sıcaklığa inilmesi gerekir.

Osmotik basınç hesabında neden Kelvin kullanılır?

π=MRT bağıntısındaki sıcaklık mutlak sıcaklıktır. Bu nedenle Celsius değeri doğrudan yazılmaz; sıcaklık yaklaşık olarak Celsius derecesine 273 eklenerek Kelvin'e dönüştürülür.

Molalite ile molarite arasındaki temel fark nedir?

Molalite, çözünen molünün çözücü kilogramına oranıdır ve kaynama-donma bağıntılarında kullanılır. Molarite, çözünen molünün çözeltinin litre cinsinden hacmine oranıdır ve verilen osmotik basınç bağıntısında kullanılır.

Kaynaklar
SıradakiBuhar Basıncı Alçalması