Ekonomik Entegrasyon: Aşamalar, Ticaret Etkileri ve Örnekler
Ekonomik entegrasyon, iki veya daha fazla ülkenin aralarındaki ticari ve ekonomik engelleri azaltarak veya kaldırarak daha bütünleşik bir yapı oluşturmasıdır. Süreç serbest ticaret bölgesinden başlayıp gümrük birliği, ortak pazar, ekonomik birlik ve tam ekonomik entegrasyon gibi daha ileri aşamalara ulaşabilir; ancak net refah sonucu ticaret yaratma ile ticaret saptırma etkilerinin hangisinin ağır bastığına bağlıdır.
Bu yazıda (8)
- ›Gümrük vergisinden emek hareketine: Entegrasyonun kapsamı nasıl genişler?
- ›Beş aşamayı birbirinden ayıran karar noktaları
- ›Ticaret yaratma ile ticaret saptırma arasındaki refah hesabı
- ›Gümrük birliğinin serbest ticaret bölgesinden pratik farkı
- ›Ortak para ve asimetrik şok: Derin entegrasyonun bedeli
- ›AB, USMCA, ASEAN ve Türkiye-AB ilişkisi aynı seviyede değildir
- ›Adım adım çözümlü örnekler
- ›Sık yapılan hatalar ve karıştırılan sınır durumları
Ekonomik Entegrasyon: Aşamalar, Ticaret Etkileri ve Örnekler
Ekonomik entegrasyon, ayrı ülke ekonomilerinin mal, hizmet, sermaye ve kimi aşamalarda emek hareketlerini kolaylaştırmak amacıyla ortak kurallar ve kurumlar etrafında yakınlaşmasıdır. Bu yakınlaşma yalnızca gümrük vergilerinin kaldırılması anlamına gelmez. Entegrasyonun derinliği arttıkça miktar kotaları, tarife dışı engeller, ortak dış ticaret politikası, üretim faktörlerinin dolaşımı ve makroekonomik politika koordinasyonu da gündeme gelir.
Kavramı doğru anlamak için iki soruyu birlikte sormak gerekir: Üye ülkeler kendi aralarındaki hangi engelleri kaldırıyor ve üçüncü ülkelere karşı ortak bir politika uyguluyor mu? Bu sorular, serbest ticaret bölgesi ile gümrük birliği arasındaki temel farkı ve daha ileri aşamalarda ortaya çıkan egemenlik paylaşımını açıklamaya yardımcı olur.
Entegrasyonun amacı genellikle kaynakların daha etkin dağılması, rekabetin artması, ölçek ekonomilerinden yararlanılması, üretim ve ticaret hacminin genişlemesi ve ekonomik refahın yükseltilmesidir. Buna karşılık sonuç otomatik olarak olumlu değildir. Daha düşük maliyetli üçüncü ülke üreticileri yerine, entegrasyon içindeki daha yüksek maliyetli bir üreticiden ithalat yapılması ticaret saptırmasına ve potansiyel refah kaybına yol açabilir. Bu nedenle bir entegrasyon anlaşması değerlendirilirken yalnızca kaldırılan gümrük vergilerine değil, ticaret akımlarının hangi üreticilere yöneldiğine de bakılmalıdır.
Gümrük vergisinden emek hareketine: Entegrasyonun kapsamı nasıl genişler?
Entegrasyonun ilk adımları çoğunlukla mal ticaretindeki gümrük vergileri ve miktar kısıtlamalarının azaltılmasıyla ilgilidir. Ancak ekonomik engeller yalnızca tarifelerden oluşmaz. Tarife dışı engeller, farklı teknik standartlar, ithalat kotaları, lisans uygulamaları ve sermaye ile emeğin ülke sınırları arasında hareketini sınırlayan kurallar da ticaret maliyetini etkileyebilir.
Bu nedenle bir anlaşmanın adını bilmek tek başına yeterli değildir; hangi alanları kapsadığını incelemek gerekir. Örneğin bir serbest ticaret bölgesi, malların üye ülkeler arasındaki ticaretini kolaylaştırabilir fakat üçüncü ülkelere karşı ortak tarife getirmeyebilir. Ortak pazar ise yalnızca malların değil, hizmetlerin, sermayenin ve emeğin de daha serbest hareketini hedefler. Böylece üretim faktörleri, daha verimli veya daha yüksek getiri sağlayan alanlara yönelme imkânı bulur.
Entegrasyonun derinleşmesi, ulusal düzenlemelerin birbirine yaklaştırılmasını da gerektirebilir. Ürün standartları, rekabet kuralları, çevre ve işgücü düzenlemeleri arasındaki büyük farklılıklar korunursa, sınırdaki gümrük vergisi kaldırılmış olsa bile fiilî ticaret engelleri devam edebilir. Bu yüzden ekonomik entegrasyon, yalnızca sınırda alınan vergilerin değil, sınırın arkasındaki kuralların da uyumlaştırılması sürecidir.
Beş aşamayı birbirinden ayıran karar noktaları
Bela Balassa ile ilişkilendirilen sınıflandırma, entegrasyonun aşamalarını karşılaştırmak için kullanılır. Aşamalar arasında geçiş, kaldırılan engellerin ve ortaklaşa belirlenen politikaların kapsamının genişlemesiyle gerçekleşir.
-
Serbest Ticaret Bölgesi: Üyeler kendi aralarındaki gümrük vergilerini ve miktar kısıtlamalarını kaldırmayı hedefler. Buna karşılık her ülke üçüncü ülkelere karşı kendi dış ticaret politikasını sürdürebilir. Bu yapı, üyeler arasında serbestleşme sağlarken dış dünyaya karşı ortak tarife gerektirmez.
-
Gümrük Birliği: Serbest ticaret bölgesine ek olarak, üçüncü ülkelere karşı ortak dış gümrük tarifesi ve dış ticaret politikası uygulanır. Ayırt edici ölçüt, üye ülkelerin üçüncü ülkelere karşı aynı tarife yaklaşımını benimsemesidir.
-
Ortak Pazar: Gümrük birliğindeki mal ticareti serbestliğine ek olarak hizmetlerin, sermayenin ve emeğin üye ülkeler arasında daha serbest dolaşımı amaçlanır. Bu aşamada üretim faktörlerinin hareketi, yalnızca ürün ticaretinden daha geniş bir bütünleşme yaratır.
-
Ekonomik Birlik: Ortak pazara ek olarak para, maliye ve sosyal politika gibi makroekonomik alanlarda belirli ölçüde uyumlaştırma ve koordinasyon yapılır. Buradaki kritik nokta, ülkelerin bazı politika araçlarını ortak hedefler doğrultusunda kullanmayı kabul etmesidir.
-
Tam ekonomik entegrasyon: Para, maliye ve sosyal politikaların büyük ölçüde birleştirildiği, güçlü ulusüstü kurumların bulunduğu en ileri ekonomik bütünleşme aşamasıdır. Siyasi birlik bununla özdeş değildir; siyasal egemenliğin ortak siyasi kurumlarda birleşmesini ifade eden, ekonomik bütünleşmenin ötesinde ve ayrı bir siyasal bütünleşme biçimidir.
Sınavda aşamaları ezberlerken her basamak için şu soruyu sorun: Üçüncü ülkelere karşı tarife ortak mı, üretim faktörleri serbest mi, makroekonomik politikalar koordine ediliyor mu? Bu üç kontrol, benzer görünen seçenekleri ayırır.
Ticaret yaratma ile ticaret saptırma arasındaki refah hesabı
Ekonomik entegrasyonun en önemli teorik sonuçlarından biri ticaret yaratmadır. Entegrasyon öncesinde bir ülke, yüksek maliyetle kendi içinde ürettiği bir malı entegrasyon sonrasında daha düşük maliyetli bir üye ülkeden ithal etmeye başlarsa ticaret yaratma ortaya çıkar. Kaynaklar daha verimli üreticiye yöneldiği için bu değişim refah artışı sağlayabilir.
Ticaret saptırmasında ise durum farklıdır. Entegrasyon öncesinde üçüncü ülke, üye ülkelerden daha düşük maliyetle üretim yapmaktadır. Fakat anlaşma sonrasında üye ülkeye uygulanan tarife kaldırılırken üçüncü ülkeye tarife uygulanmaya devam ederse, ithalat daha verimli üçüncü ülkeden daha az verimli üye ülkeye kayabilir. Bu durumda gümrük vergisi geliri kaybolabilir ve tüketici, gerçek üretim maliyeti daha yüksek olan kaynaktan mal alabilir.
Basitleştirilmiş biçimde net refah etkisi şöyle ifade edilebilir:
Bu ifade, iki etkinin parasal olarak her durumda eşit hesaplanacağını söylemez; yalnızca değerlendirme mantığını gösterir. Ticaret yaratma etkisi büyük, ticaret saptırma etkisi küçükse entegrasyonun net sonucu olumlu olabilir. Ters durumda, üyeler arasındaki ticaret artsa bile toplam refah azalabilir.
Sonuç; ülkelerin başlangıçtaki maliyetlerine, uygulanan tarifelere, üreticilerin verimlilik farklarına ve ticaretin ne ölçüde üçüncü ülkelerden üye ülkelere yöneldiğine bağlıdır. Bu nedenle yalnızca ihracat veya ithalat hacmindeki artış, tek başına refah artışının kanıtı değildir.
Gümrük birliğinin serbest ticaret bölgesinden pratik farkı
Serbest ticaret bölgesinde her üye üçüncü ülkelere karşı kendi tarifesini belirlediği için menşe kuralları önem kazanır. Aksi durumda üçüncü ülkeden düşük tarifeli ülkeye giren bir ürün, buradan diğer üye ülkelere vergisiz biçimde aktarılabilir. Böyle bir akış, anlaşmanın ortak iç pazar avantajını kötüye kullanabilir.
Gümrük birliğinde üçüncü ülkelere karşı ortak dış tarife bulunduğundan, üyeler dış ticaret politikasının bu bölümünü ortaklaştırır. Bu fark yalnızca teknik değildir; üyelerin ticaret politikası belirleme yetkilerini de etkiler. Bir ülke, üçüncü ülkelere karşı kendi tarifesini bağımsız biçimde belirleyemeyebilir.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği, mevcut makalede belirtildiği üzere 1996 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu yapı esas olarak sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerinin serbest dolaşımını ve Türkiye'nin ilgili alanlarda AB'nin Ortak Gümrük Tarifesi ile ortak ticaret politikasıyla uyumunu öngörmüştür. Temel tarım ürünleri, hizmetler ve sermaye ile emek hareketleri bu kapsamda değildir. Buradan hareketle, Gümrük Birliği ile ortak pazarın aynı şey olmadığı sonucuna ulaşılır: Gümrük Birliği esas olarak kapsama giren mallar ve ortak dış tarife çerçevesinde tanımlanırken, ortak pazar sermaye, emek ve hizmetlerin dolaşımını da kapsayan daha geniş bir aşamadır.
Ortak para ve asimetrik şok: Derin entegrasyonun bedeli
Ortak para birimi, üye ülkeler arasındaki döviz kuru riskini ve farklı para birimleriyle işlem yapma maliyetini azaltabilir. Ayrıca fiyatların karşılaştırılmasını kolaylaştırabilir. Ancak ortak para kullanan ülkeler ulusal para politikası araçlarından bir bölümünü kaybeder. Ulusal merkez bankası, ülkeye özgü bir durgunluk veya enflasyon sorununa bağımsız kur ve faiz politikasıyla yanıt veremeyebilir.
Bu sorun, asimetrik şok kavramıyla açıklanır. Asimetrik şok, aynı ekonomik gelişmenin entegrasyondaki ülkeleri farklı yönlerde veya farklı şiddetlerde etkilemesidir. Örneğin belirli bir sektördeki talep artışı bir ülkede üretimi ve istihdamı yükseltirken, başka bir ülkede aynı sektörün rekabet baskısı altında kalmasına yol açabilir. Ortak para bölgesinde ülkelerin aynı para politikasını kullanması, olumsuz etkilenen ülkenin uyum kapasitesini sınırlayabilir.
Bu nedenle parasal entegrasyonun avantajları, yalnızca işlem maliyetleriyle ölçülmez. Ülkelerin ekonomik yapılarının benzerliği, işgücünün hareketliliği, mali transfer mekanizmaları ve ortak kurumların krizlere müdahale kapasitesi de önemlidir. Kaynakta verilen çerçeve açısından temel ders şudur: Entegrasyon derinleştikçe ekonomik faydalar artabilir; fakat ortak karar alma ve ulusal politika alanından vazgeçme maliyeti de büyüyebilir.
AB, USMCA, ASEAN ve Türkiye-AB ilişkisi aynı seviyede değildir
Avrupa Birliği, serbest ticaret bölgesi olarak başlayıp gümrük birliği, ortak pazar ve ekonomik birlik yönünde ilerleyen kapsamlı bir entegrasyon örneğidir. Euro Bölgesi ile bağlantılı parasal birlik uygulaması, bazı üyeler açısından ortak para boyutunu da ekler. AB'nin ortak tarım, rekabet ve bölgesel kalkınma politikaları yürütmesi, entegrasyonun yalnızca gümrük tarifelerinden ibaret olmadığını gösterir.
NAFTA'nın güncellenmiş biçimi olan Amerika Birleşik Devletleri-Meksika-Kanada Anlaşması, mevcut makalede serbest ticaret bölgesi çerçevesinde ele alınır. Bu yapıdaki temel özellik, üyeler arasındaki ticaretin serbestleştirilmesiyle birlikte her ülkenin üçüncü ülkelere karşı kendi dış ticaret politikasını sürdürmesidir.
ASEAN, ekonomik, siyasi ve kültürel işbirliğini birlikte yürüten bölgesel bir örgüttür. Serbest ticaret bölgesi oluşturmuş ve daha derin ekonomik entegrasyon hedefleri benimsemiştir; ancak AB kadar ileri bir entegrasyon seviyesine ulaşmadığı belirtilmektedir.
Türkiye-AB Gümrük Birliği ise 1996'da yürürlüğe giren ve esas olarak sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerinin serbest dolaşımı ile ilgili alanlarda ortak dış tarife ve ticaret politikası uyumu boyutlarını öne çıkaran bir düzenlemedir. Bu dört örneği karşılaştırırken kurumların adından çok, her birinin hangi engelleri kaldırdığına ve hangi ortak politikaları uyguladığına bakılmalıdır.
Adım adım çözümlü örnekler
Örnek 1: Ticaret yaratma
Verilenler: A ülkesi bir ürünü kendi içinde 100 birim maliyetle üretmektedir. B ülkesi aynı ürünü 70 birim maliyetle üretmektedir. Entegrasyon öncesinde A, B'den gelen ürüne 40 birimlik tarife uyguladığı için ithal ürünün A piyasasındaki maliyeti 110 birimdir. Entegrasyon sonrasında A ve B arasındaki tarife kaldırılmıştır.
Çözüm adımları:
- Entegrasyon öncesinde A'nın yerli üretim maliyeti 100, B'den ithalat maliyeti tarife ile 110 birimdir. Bu nedenle A'nın kendi üretimi daha ucuz görünmektedir.
- Tarife kaldırılınca B ürününün maliyeti 70 birime düşer.
- A'daki tüketim, 100 birim maliyetli yerli üretimden 70 birim maliyetli B üretimine kayar.
- Üretim daha düşük maliyetli üyeye yöneldiği için bu değişim ticaret yaratmadır.
Sonuç: Entegrasyon, A'nın yüksek maliyetli iç üretiminin bir bölümünü daha düşük maliyetli B ithalatıyla ikame etmiştir. Sayısal örnek tüketici veya toplam refah değişimini tek başına hesaplamaz; fakat kaynakların daha verimli üreticiye kaydığını gösterir.
Örnek 2: Ticaret saptırma
Verilenler: A ülkesi aynı ürünü kendi içinde 120 birim maliyetle üretmektedir. B ülkesi 80, C ülkesi ise 60 birim maliyetle üretmektedir. A, entegrasyon öncesinde B ve C ithalatına 30 birim tarife uygulamaktadır. Entegrasyon sonrasında B ile tarife kaldırılmış, C'ye uygulanan 30 birimlik tarife korunmuştur.
Çözüm adımları:
- Entegrasyon öncesinde B ürününün tarifeli maliyeti 110, C ürününün tarifeli maliyeti 90 birimdir. A, C'den ithalat yapar.
- B ile anlaşma sonrasında B ürününün maliyeti 80 birime iner.
- C ürünü hâlâ 90 birime mal olduğu için ithalat B'ye yönelir.
- Oysa üretim maliyeti bakımından C daha verimlidir: C'nin gerçek maliyeti 60, B'nin maliyeti 80 birimdir.
- İthalatın daha verimli C'den daha az verimli B'ye kayması ticaret saptırmasıdır.
Sonuç: A ile B arasındaki ticaret artmış olsa da bu artış otomatik olarak toplam refah artışı anlamına gelmez. Değerlendirme, ticaret yaratma kazancının ve C'den B'ye yönelmenin doğurduğu maliyetin birlikte incelenmesini gerektirir.
Sık yapılan hatalar ve karıştırılan sınır durumları
-
Serbest ticaret bölgesi ile gümrük birliğini aynı saymak: Serbest ticaret bölgesinde üçüncü ülkelere karşı ulusal tarifeler korunur; gümrük birliğinde ortak dış tarife vardır.
-
Ortak pazarı yalnızca gümrük vergisi indirimi sanmak: Ortak pazar, malların yanında hizmet, sermaye ve emek hareketlerini de kapsayan daha geniş bir entegrasyon aşamasıdır.
-
Ticaret artışını doğrudan refah artışı kabul etmek: Ticaret hacmi artabilir; fakat ithalat daha verimli üçüncü ülkeden daha az verimli üye ülkeye kaymışsa ticaret saptırması oluşabilir.
-
Ortak para ile ekonomik birliği özdeşleştirmek: Ortak para, parasal entegrasyonun göstergesidir; ekonomik birlik ise ekonomik politikaların uyumlaştırılmasını ve kimi tanımlarda parasal bütünleşmeyi de kapsayan daha geniş bir aşamadır. Ortak paranın varlığı tek başına ekonomik birlik için yeterli değildir.
-
AB'deki bütün ülkelerin aynı entegrasyon düzeyinde olduğunu düşünmek: AB genelinde ortak kurumlar bulunsa da Euro kullanımı gibi uygulamalar tüm üyeler için aynı kapsamda ele alınmamalıdır. Üyelik, her politikanın aynı biçimde uygulandığı anlamına gelmez.
-
Gümrük Birliği'ni tüm ekonomik ilişkilerin serbestleşmesi olarak yorumlamak: Mevcut içerikte Türkiye-AB Gümrük Birliği, esas olarak sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerinin serbest dolaşımı ve ilgili alanlarda ortak dış tarife bağlamında açıklanmaktadır. Temel tarım ürünleri, hizmetler ve sermaye ile emek hareketleri bu kapsamda değildir. Bu nedenle onu otomatik olarak ortak pazar veya tam ekonomik birlik olarak adlandırmak doğru değildir.
-
Egemenlik maliyetini gözden kaçırmak: Entegrasyon derinleştikçe ortak kurumlara daha fazla karar yetkisi verilebilir. Bu durum, ekonomik koordinasyon avantajı sağlarken ulusal politika alanını daraltabilir.
Ticaret yaratmada karşılaştırılan değerler, entegrasyon öncesi yüksek maliyetli yerli üretim ile entegrasyon sonrası daha düşük maliyetli üye ülke üretimidir. Ticaret saptırmada ise üye ülkenin maliyeti, tarife sonrası üçüncü ülke maliyeti ve üçüncü ülkenin gerçek üretim maliyeti birlikte karşılaştırılır. Bu formül basitleştirilmiş bir yorum çerçevesidir; kesin refah hesabı için tüketim, üretim ve gümrük geliri değişimleri de bilinmelidir.
Somut bir örnek olarak, Türkiye'de bir tüketicinin Avrupa Birliği'nden gelen bir sanayi ürününü satın almasını düşünelim. Türkiye-AB Gümrük Birliği'nin esas olarak sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerinin serbest dolaşımı ve ilgili alanlarda ortak dış tarife çerçevesi, bu ürünün Türkiye pazarına giriş koşullarını etkiler. Tüketici açısından bunun görülebilen sonucu, aynı ürün grubunda daha geniş seçeneklerin bulunabilmesidir; ancak nihai fiyatı yalnızca gümrük uygulaması belirlemez. Üretim maliyeti, taşıma gideri, vergiler ve firmanın fiyatlandırması da dikkate alınmalıdır.
TYT/AYT'de konu doğrudan kapsamlı biçimde yer almayabilir; üniversite düzeyinde uluslararası iktisat sınavlarında ise şu ayrımlar önemlidir:
- Aşama sorularında önce üçüncü ülkelere karşı tarifenin ortak olup olmadığını belirleyin. Ortak değilse serbest ticaret bölgesi; ortaksa gümrük birliği yönünde düşünün.
- Ortak pazarı tanımlarken yalnızca malları değil, hizmetleri, sermayeyi ve emeği de yazın.
- Ticaret yaratma için düşük maliyetli üye ülkeye yönelmeyi; ticaret saptırma için daha verimli üçüncü ülkeden daha az verimli üye ülkeye kaymayı belirtin.
- Bir entegrasyonun net refahını değerlendirirken iki etkinin birlikte düşünülmesi gerektiğini vurgulayın. 'Ticaret arttı, refah kesin arttı' ifadesi eksiktir.
- Ortak para sorularında döviz kuru riskinin ve işlem maliyetlerinin azalabileceğini; buna karşılık bağımsız para politikası alanının daralabileceğini yazın.
- Asimetrik şok sorularında ülkelerin aynı ekonomik gelişmeden farklı etkilenmesini ve ortak para nedeniyle ulusal para politikasıyla müdahale imkânının sınırlanmasını açıklayın.
- Türkiye-AB Gümrük Birliği için kaynakta verilen kritik tarihi, 1996'yı, ve kapsamını, esas olarak sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerinin serbest dolaşımı ile ilgili alanlarda AB'nin ortak dış gümrük tarifesine ve ortak ticaret politikasına uyumu, hatırlayın.
Sık sorulan sorular
Ekonomik entegrasyon ile ekonomik işbirliği aynı mıdır?
Aynı kapsamda kullanılmayabilir. İşbirliği, ülkelerin belirli alanlarda birlikte hareket etmesini ifade ederken ekonomik entegrasyon, ekonomik engellerin azaltılması ve ortak kuralların oluşturulmasıyla daha derin bir bütünleşme sürecini anlatır. Ayrım, anlaşmanın hangi engelleri kaldırdığına ve ne ölçüde ortak politika oluşturduğuna göre yapılmalıdır.
Bir serbest ticaret bölgesinde üçüncü ülkelere karşı ortak tarife var mıdır?
Hayır. Serbest ticaret bölgesinde üyeler kendi aralarındaki ticaret engellerini azaltır veya kaldırır; üçüncü ülkelere karşı dış ticaret politikalarını ulusal düzeyde sürdürebilirler. Üçüncü ülkelere karşı ortak dış tarife, gümrük birliğinin ayırt edici unsurudur.
Ticaret yaratma neden refah artışı sağlayabilir?
Çünkü üretim, entegrasyon öncesinde daha yüksek maliyetli olan yerli üreticiden daha düşük maliyetli üye ülke üreticisine kayabilir. Böylece kaynaklar daha verimli üreticiye yönelir. Bunun net refah etkisi, varsa ticaret saptırmasının maliyetiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Ortak para biriminin temel riski nedir?
Ülkeler ortak para kullandığında ulusal para politikası ve döviz kuru araçlarını bağımsız biçimde kullanma imkânı azalabilir. Bu durum özellikle asimetrik şoklarda önemlidir; çünkü ülkeler aynı ekonomik gelişmeden farklı etkilenirse ortak politika herkes için uygun olmayabilir.
Türkiye-AB Gümrük Birliği hangi özellikleriyle tanımlanır?
Mevcut makaleye göre 1996'da yürürlüğe giren düzenleme, esas olarak sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerinin serbest dolaşımını ve Türkiye'nin ilgili alanlarda AB'nin ortak dış gümrük tarifesi ile ortak ticaret politikasına uyumunu öngörür. Temel tarım ürünleri, hizmetler ve sermaye ile emek hareketleri bu kapsamda değildir. Bu açıklama, düzenlemeyi mal ticareti ve ortak dış tarife ekseninde tanımlar; onu otomatik olarak ortak pazarla eşitlemez.
- •Ekonomik Entegrasyonunek.istanbul.edu.tr
- •Ekonomik entegrasyontr.wikipedia.org
- •EKONOMİK ENTEGRASYON TEORİSİ ...dergipark.org.tr