Bitkiler Alemi: Yapısı, Fotosentezi ve Çeşitliliği
Bitkiler Alemi çoğunlukla çok hücreli ve ökaryot canlılardan oluşur; bitki hücrelerinde selüloz hücre duvarı, kloroplast ve büyük koful bulunur. Fotosentez yapan bitkiler ışık enerjisini kullanarak karbondioksit ve sudan organik besin üretir; ancak bu özellik, bitkilerin mineralleri topraktan hazır besin olarak aldığı anlamına gelmez.
Bu yazıda (7)
- ›Bitki hücresini hayvan hücresinden ayıran üç yapı
- ›Fotosentezde giren maddeler, çıkan ürünler ve enerji akışı
- ›Kökten yaprağa su ve mineral taşınması nasıl gerçekleşir?
- ›Tohumsuzdan çiçekli bitkilere: sınıflandırmada kullanılan ayrımlar
- ›Bitkilerin yer değiştirmeden verdiği yönelim tepkileri
- ›Çözümlü örnekler: özelliği mekanizmayla eşleştirme
- ›Sık yapılan hatalar ve karıştırılan kavramlar
Bitkiler Alemi: Yapısı, Fotosentezi ve Çeşitliliği
Bitkiler Alemi, yalnızca yeşil yapraklardan ve büyük ağaçlardan ibaret değildir. Aynı başlık altında yosun benzeri küçük canlılardan eğrelti otlarına, çiçekli bitkilerden uzun ömürlü ağaçlara kadar farklı yapılara sahip gruplar incelenir. Okul biyolojisinde bu canlıları tanımak için hücre yapıları, beslenme biçimleri, üreme şekilleri ve sınıflandırmadaki yerleri birlikte değerlendirilir.
Bitkiler çevreden su, mineral ve karbondioksit alır; fotosentez yapan türler ışık enerjisini kullanarak organik madde üretir. Bu üretim yalnızca bitkinin büyümesini sağlamaz; besin zincirlerinde diğer canlıların kullanabileceği biyokütlenin oluşmasına da katkı verir. Bununla birlikte, fotosentez bitkilerin tüm yaşam faaliyetlerini tek başına açıklamaz. Bitkiler de hücresel solunum yapar, ürettikleri organik maddeleri taşır, depolar ve büyüme bölgelerine aktarır.
Aşağıdaki rehber, Bitkiler Alemi'ni ezberlenecek birkaç özellik yerine birbirine bağlı bir sistem olarak açıklar: Bitki hücresinin ayırt edici yapıları, fotosentez ile solunum arasındaki fark, kökten yaprağa madde taşınması, bitkilerin sınıflandırılması, üreme ve adaptasyonlar.
Bitki hücresini hayvan hücresinden ayıran üç yapı
Bitkiler ökaryot canlılardır; yani kalıtsal materyalleri zarla çevrili bir çekirdek içinde bulunur. Bitki hücresini tanımada özellikle üç yapı önemlidir.
İlk yapı hücre duvarıdır. Bitki hücre duvarının temel maddesi selülozdur. Hücre duvarı hücreye şekil ve mekanik destek sağlar; fakat canlı bir zar gibi seçici geçirgenlik gösteren asıl yapı hücre zarıdır. Bu ayrım önemlidir: Hücre duvarı destek ve korumada, hücre zarı ise madde alışverişini düzenlemede öne çıkar.
İkinci yapı kloroplasttır. Kloroplast, klorofil gibi pigmentleri barındırır ve fotosentezin gerçekleştiği organeldir. Kloroplastın bulunması fotosentez için gerekli koşullardan biridir; ancak fotosentez hızını yalnızca kloroplast sayısı belirlemez. Işık şiddeti, karbondioksit miktarı, sıcaklık ve su durumu da süreci etkiler. Kök hücreleri gibi bitkinin her hücresinde kloroplast bulunması beklenmez.
Üçüncü yapı büyük merkezi kofuldur. Koful su, çözünmüş maddeler ve bazı atıkların depolanmasında rol oynar. Kofulda su birikmesi hücrenin iç basıncını, yani turgor durumunu destekler. Bitkinin dik durmasına katkı veren temel etkenlerden biri bu iç basınçtır; dik duruşu yalnızca hücre duvarına bağlamak eksik olur.
Bitkilerde plastit adı verilen organellerin tümü kloroplast değildir. Kloroplast fotosentezle, kromoplast renk pigmentleriyle, lökoplast ise bazı maddelerin depolanmasıyla ilişkilidir. Bu nedenle her bitki hücresinin yeşil olması veya tüm bitki dokularının fotosentez yapması beklenmez.
Fotosentezde giren maddeler, çıkan ürünler ve enerji akışı
Fotosentez, ışık enerjisinin kimyasal enerjiye dönüştürülmesini sağlayan süreçtir. Genel gösterimi şu şekildedir:
Bu denklemde karbondioksit ve su giren maddeleri, glikoz ve oksijen ise ürünleri gösterir. Denklem, fotosentezin gerçekleşmesi için ışık enerjisinin kullanıldığını anlatır; glikozun tamamının bitkide nişasta olarak biriktiğini söylemez. Glikozun bir bölümü hücresel solunumda kullanılabilir, başka organik maddelerin üretiminde değerlendirilebilir veya nişasta olarak depolanabilir.
Karbondioksit çoğunlukla yaprak yüzeyindeki stomalardan alınır. Su ve mineraller ise köklerle alınır. Fotosentez için gereken maddelerin farklı organlardan gelmesi, bitkide madde taşınmasını zorunlu kılar. Oksijenin önemli bir bölümü stomalardan atmosfere verilebilir; ancak bitkinin gaz alışverişi yalnızca oksijen salımından ibaret değildir.
Fotosentez ile hücresel solunum birbirine karıştırılmamalıdır. Fotosentez organik besin üretirken ışık enerjisini kullanır. Hücresel solunum ise organik maddelerin parçalanmasıyla kullanılabilir enerji elde edilmesini sağlar ve bitkinin canlı hücrelerinde gerçekleşebilir. Bitkiler yalnızca gündüz değil, canlı oldukları sürece solunum yapar. Fotosentezin ışığa bağlı olması nedeniyle gündüz-gece farkı fotosentez açısından önemlidir.
Bir büyüklüğü yorumlarken koşulları belirtmek gerekir. Örneğin ışık şiddeti artırıldığında fotosentez hızı bir süre artabilir; fakat başka bir faktör sınırlayıcı hâle geldiğinde artış durabilir. Bu yüzden fotosentez hızı ile ışık şiddeti arasında her koşulda doğru orantı kurulamaz.
Kökten yaprağa su ve mineral taşınması nasıl gerçekleşir?
Kökler bitkiyi toprağa bağlamanın yanı sıra su ve mineral alımında görev yapar. Kökün emici tüyleri yüzey alanını artırarak toprak çözeltisinden su ve iyonların alınmasına yardımcı olur. Suyun kökten üst bölümlere taşınmasında ksilem dokusu görev yapar. Ksilem ile taşınan su ve minerallerin yönü çoğunlukla kökten gövde ve yapraklara doğrudur.
Yapraklarda gerçekleşen terleme, suyun yapraktan su buharı olarak kaybedilmesidir. Stomaların açılıp kapanması, gaz alışverişi ile su kaybı arasında denge kurulmasında rol oynar. Sıcak, kuru ve rüzgârlı koşullar terlemeyi artırabilir; fakat su kaybını azaltmak için stomaların kapanması karbondioksit girişini de sınırlayabilir. Bu, bitkinin fotosentez ve su korunumu arasında kurduğu fizyolojik dengedir.
Fotosentez ürünlerinin bitkinin diğer bölümlerine taşınmasında floem görev alır. Floem, yapraklarda üretilen organik maddeleri büyüyen dokulara, köklere veya depolama organlarına taşıyabilir. Böylece ksilemin su-mineral taşınmasıyla floemin organik madde taşınması farklı görevler üstlenir.
Bitkilerin topraktan mineral alması, onların mineral besin ürettiği anlamına gelmez. Azot, fosfor ve potasyum gibi mineral elementler fotosentez denklemindeki glikozun yerine geçmez. Azot protein ve nükleik asitlerin, fosfor nükleik asitler ve enerji taşıyan moleküllerin yapısına katılır; potasyum ise çoğunlukla enzim etkinliği, osmotik denge ve çeşitli fizyolojik süreçlerin düzenlenmesinde görev yapar. Bu nedenle su, mineral ve karbondioksit kavramları aynı tür madde gibi değerlendirilmemelidir.
Tohumsuzdan çiçekli bitkilere: sınıflandırmada kullanılan ayrımlar
Bitkilerde çeşitliliği anlamak için tek bir özelliğe bakmak yerine birden fazla özellik birlikte değerlendirilir. Üreme yapısının bulunup bulunmaması, iletim dokularının gelişmişliği ve tohum oluşturma durumu bu ayrımlardan bazılarıdır.
Tohumsuz bitkiler tohum yerine sporlarla çoğalabilir. Eğrelti otları bu gruba verilen yaygın örneklerdendir. Spor, tohumla aynı yapı değildir: Tohumda embriyoyu besleyen dokular ve koruyucu yapılar bulunabilirken spor daha basit bir üreme ve yayılma birimi olarak ele alınır. Yosunlar da okul düzeyinde tohumsuz bitkilere örnek verilebilir; ancak modern biyolojik sınıflandırmada halk arasında yosun denilen canlıların tümü aynı evrimsel grupta değerlendirilmez.
Tohumlu bitkilerde embriyonun korunması ve yayılması için tohum oluşur. Açık tohumluların tohumları bir meyve içinde gelişmez; kozalaklı bitkiler bu gruba örnek gösterilebilir. Kapalı tohumlularda ise tohum, çiçekli bitkilerde döllenme sonrasında gelişen meyve yapısı içinde bulunabilir. Burada çiçek, meyve ve tohumun aynı şey olmadığı unutulmamalıdır: Çiçek üreme organlarını taşıyan yapı, tohum döllenme sonrasında tohum taslağının gelişmesiyle oluşan ve içinde embriyo, besin dokusu ile koruyucu yapılar bulundurabilen bir üreme yapısı, meyve ise bazı bitkilerde tohumu çevreleyen gelişmiş yumurtalık veya ilişkili dokudur.
Bu ayrımlar, canlıların sınıflandırılmasını kolaylaştırır; ancak sınıflandırma yalnızca dış görünüşe dayandırılmaz. Yapısal özellikler, üreme biçimleri ve akrabalık ilişkileri birlikte ele alınır. Ayrıntılı çerçeve için Sınıflandırma Nedir?, Tür Nedir? ve Canlı Alemleri Nelerdir? konularına bakılabilir.
Bitkilerin yer değiştirmeden verdiği yönelim tepkileri
Bitkiler hayvanlar gibi bir yerden başka bir yere aktif olarak taşınmaz; fakat büyüme yönlerini çevresel uyarılara göre değiştirebilir. Bu tür yönelimlere tropizma denir. Işığa doğru büyüme fototropizma, yer çekimine bağlı yönelim jeotropizma veya gravitropizma, suya yönelim ise hidrotropizma olarak adlandırılır.
Örneğin gövdenin ışığa doğru yönelmesi, bitkinin ışığı daha verimli kullanmasına yardımcı olabilir. Köklerin yer çekimi yönünde büyümesi ise toprakta su ve minerallere ulaşmayı kolaylaştırabilir. Bu tepkiler, bitkinin bilinçli karar verdiğini değil, hormon dağılımı ve büyüme hızındaki farklılıkların organın yönünü değiştirdiğini gösterir.
Bitkilerde hareket kavramı bu nedenle dikkatli kullanılmalıdır. Ayçiçeğinin ışığa yönelmesi ile bir hayvanın yürüyerek yer değiştirmesi aynı hareket türü değildir. Ayrıca tüm bitkilerde görülen yönelimlerin hızı ve biçimi aynı olmayabilir; tür, organ ve çevre koşulları sonucu etkiler.
Çözümlü örnekler: özelliği mekanizmayla eşleştirme
Örnek 1 — Bir bitkinin yaprakları uzun süre karanlıkta tutuluyor. Bu sürenin sonunda yaprakta fotosentez, solunum ve nişasta miktarı bakımından hangi değişiklikler beklenir?
Verilenler: Bitki canlıdır; yaprak ışık almamaktadır. Soruda sıcaklık, su ve gaz koşullarının değişmediği kabul edilmektedir.
Çözüm adımları:
- Fotosentez ışık enerjisine bağlıdır. Yaprak karanlıkta kaldığı için bu koşulda fotosentez gerçekleşmez veya okul düzeyindeki kabulle durur.
- Bitki hücreleri canlılığını sürdürmek için hücresel solunum yapmaya devam eder. Solunumda daha önce üretilmiş organik maddeler kullanılabilir.
- Yeni glikoz üretimi olmadığı, mevcut organik maddelerin bir bölümü solunumda kullanıldığı için yapraktaki nişasta miktarı azalabilir.
Sonuç: Karanlıkta fotosentez beklenmez; solunum sürer ve depolanmış nişasta kullanılabildiği için nişasta miktarı azalabilir. Burada fotosentezin durması, bitkinin tüm metabolik faaliyetlerinin durduğu anlamına gelmez.
Örnek 2 — Bir yaprakta 6 mol karbondioksitin fotosentezde kullanıldığı ve sürecin denklemdeki oranlara uygun ilerlediği kabul ediliyor. Kaç mol oksijen ve kaç mol glikoz oluşur?
Verilenler: ; kullanılan karbondioksit miktarı 6 moldür.
Çözüm adımları:
- Denklemde 6 mol , 1 mol glikoz ve 6 mol ile eşleştirilmiştir.
- Verilen miktar denklemdeki 6 mol miktarına eşittir.
- Bu nedenle oran doğrudan uygulanır.
Sonuç: 1 mol glikoz ve 6 mol oksijen oluşur. Bu sonuç, ışık, su, sıcaklık ve diğer koşulların yeterli olduğu ve denklemin stokiyometrik oranının geçerli kabul edildiği ideal model içindir; gerçek bitkide fotosentez hızını ayrıca çevre koşulları belirler.
Sık yapılan hatalar ve karıştırılan kavramlar
-
Bitkiler yalnızca fotosentez yapar: Yanlıştır. Bitkiler fotosentez yapan türleri içerir; ayrıca canlı hücrelerinde hücresel solunum da gerçekleşir. Fotosentez ışık enerjisine bağlıdır, solunumun gerçekleşmesi için ışık zorunlu değildir.
-
Bitkiler toprağın içindeki hazır besinleri alır: Eksik bir ifadedir. Kökler su ve mineral iyonlarını alır; organik besinlerin önemli bölümü fotosentezle üretilir. Mineral maddeler glikozla aynı işlevi görmez.
-
Hücre duvarı ile hücre zarı aynıdır: Yanlıştır. Selüloz hücre duvarı destek sağlar; hücre zarı madde geçişini düzenler.
-
Bütün bitki hücrelerinde kloroplast vardır: Yanlıştır. Kök gibi fotosentez yapmayan dokularda kloroplast bulunmayabilir. Fotosentez özellikle ışık alan ve kloroplast taşıyan hücrelerde değerlendirilir.
-
Bitkiler geceleri oksijen üretmeye devam eder: Genel bir sonuç olarak söylenemez. Işık yoksa fotosentez gerçekleşmez veya durur; solunum ise devam eder. Bu nedenle gece bitkinin net gaz alışverişi gündüzdekinden farklı olabilir.
-
Tohum, meyve ve çiçek aynı yapıdır: Yanlıştır. Çiçek üreme yapısıdır; tohum döllenme sonrasında tohum taslağının gelişmesiyle oluşan ve içinde embriyo, besin dokusu ile koruyucu yapılar bulundurabilen bir üreme yapısıdır; meyve ise bazı bitkilerde tohumu çevreleyen gelişmiş yapıdır.
-
Tropizma, bitkinin yer değiştirmesidir: Yanlıştır. Tropizma, uyarının yönüne bağlı büyüme yönelimidir. Bitki kök saldığı yerde kalırken gövde veya kök yön değiştirebilir.
-
Fotosentez hızı ışık arttıkça sınırsız artar: Bu ifade geçerli değildir. Işık belirli bir aralığa kadar sınırlayıcı olabilir; sonrasında karbondioksit, sıcaklık, su veya başka bir faktör sınırlayıcı hâle gelebilir.
Bu denklem fotosentezin genel gösterimidir. 6 mol karbondioksit ve yeterli koşullar, ideal oran varsayımıyla 1 mol glikoz ve 6 mol oksijen oluşumuna karşılık gelir. Glikozun tamamı depolanmaz; solunumda kullanılabilir veya başka organik maddelerin üretimine katılabilir.
Pencere kenarındaki saksı fesleğenini düşünelim. Fesleğenin toprağı kökleriyle su ve mineral alır; yaprakları ışık gördüğünde karbondioksit ve suyu kullanarak fotosentezle organik madde üretir. Yaprakta oluşan bu maddelerin bir bölümü büyüyen sürgünlere taşınır, bir bölümü solunumda kullanılır. Saksı birkaç gün karanlık bir dolaba konulursa bitki yaşamını hemen kaybetmeyebilir; ancak fotosentez için ışık bulunmadığından yeni organik madde üretimi sınırlanır ve depolar kullanılmaya başlanabilir.
TYT biyoloji sorularında bitki hücresi görülürse selüloz hücre duvarı, kloroplast ve büyük koful; hayvan hücresinde ise hücre duvarı ve kloroplast bulunmaması karşılaştırılır. Fotosentez sorularında önce giren-çıkan maddeleri belirleyin, ardından ışık ve karbondioksit gibi koşulların yeterli olup olmadığını kontrol edin.
En kritik sınır şudur: Bitki hem fotosentez hem solunum yapar; fakat fotosentez ışığa bağlıdır. Karanlıkta solunumun sürdüğü, yeni fotosentetik üretimin ise beklenmediği kabul edilir. Madde taşınması sorularında ksilemi su-mineral, floemi organik madde taşınmasıyla eşleştirin. Üreme sorularında spor ile tohumu; çiçek, meyve ve tohumu birbirinden ayırın. Fotosentez hızının ışıkla her koşulda doğru orantılı olmadığını da unutmayın; sınırlayıcı faktör değişebilir.
Sık sorulan sorular
Bitkiler alemi yalnızca yeşil bitkilerden mi oluşur?
Hayır. Bitkiler arasında dış görünüşü yeşil olmayan veya fotosentez kapasitesi farklı olan örnekler bulunabilir. Ayrıca bitkinin her dokusu kloroplast taşımadığı için her hücre fotosentez yapmaz.
Bitkiler fotosentez yaparken mi, solunum yaparken mi oksijen kullanır?
Hücresel solunumda oksijen kullanılabilir ve enerji elde edilir. Fotosentezde ise genel denklemde oksijen ürün olarak gösterilir. Net gaz alışverişi, ışık ve diğer çevre koşullarına bağlıdır.
Kökler fotosentez yapar mı?
Toprak altında bulunan kök hücrelerinde genellikle kloroplast bulunmadığı için fotosentez beklenmez. Köklerin temel görevleri su-mineral alımı, bitkiyi toprağa bağlama ve bazı bitkilerde depolamadır.
Bitki hücre duvarı hücreyi patlamaktan nasıl korur?
Su alan hücrede iç basınç artar. Selülozdan oluşan hücre duvarı bu basınca karşı mekanik destek sağlar. Madde geçişini seçici biçimde düzenleyen yapı ise hücre zarıdır.
Tohumsuz bitkiler nasıl çoğalır?
Tohumsuz bitkiler sporlarla çoğalabilir. Eğrelti otları ve okul düzeyinde verilen yosun örnekleri bu başlık altında incelenir. Spor, tohumla aynı yapı değildir.
- •Bitkiler Alemi Konu Anlatımı PDF - Biyoloji 3. Ünitebetulbiyoloji.com
- •Canlıların Sınıflandırılması – Bitkiler ve Mantarlar (PDF notu)biyolojici.net
- •30-Canlıların Sınıflandırılması Bitkiler Alemi Konu Anlatımı 9 ...youtube.com
- •biyolojici.netbiyolojici.net