Aminler: Yapısı, Sınıflandırılması, Bazlığı ve Kullanımları
Aminler, amonyaktaki hidrojen atomlarının bir veya daha fazlasının karbon içeren organik gruplarla değiştirilmesiyle oluşan organik bileşiklerdir. Azotun ortaklanmamış elektron çifti nedeniyle proton alabilir, asitlerle amonyum tuzları oluşturabilir ve sınıflandırmaları azota bağlı organik grup sayısına göre yapılır.
Bu yazıda (8)
- ›Amin sınıfını belirleyen ölçüt: azota bağlı organik grup sayısı
- ›Azotun ortaklanmamış elektron çifti aminleri nasıl baz yapar?
- ›Asitle karşılaşınca serbest amin değil, amonyum tuzu oluşur
- ›Aminlerin suyla etkileşimi ve çözünürlüğündeki sınır durumları
- ›Amin sentezlerinde alkilleme ile Hofmann dönüşümünü ayırmak
- ›Aromatik aminlerin boya ve sentetik iplik üretimindeki yeri
- ›Çözümlü örnekler
- ›Sık yapılan hatalar ve karıştırılan kavramlar
Aminler: Yapısı, Sınıflandırılması, Bazlığı ve Kullanımları
Aminler, organik kimyada azot içeren önemli fonksiyonel bileşiklerdir. Tanımlarındaki temel fikir, amonyak molekülünün yapısındaki hidrojenlerin organik gruplarla değiştirilmesidir; ancak konuyu doğru öğrenmek için yalnızca bu tanımı ezberlemek yeterli değildir. Azota kaç karbonlu grubun bağlandığı, azot üzerindeki hidrojen sayısından bağımsız olarak sınıflandırmayı belirler. Ayrıca aminlerin bazik karakteri, azotun ortaklanmamış elektron çiftiyle açıklanır.
Aminleri öğrenirken üç soru birlikte düşünülmelidir: Molekülde azota kaç organik grup bağlıdır, azot proton aldığında ne oluşur ve bu yapı hangi kimyasal ya da endüstriyel işlemde önem kazanır? Bu rehber, birincil-ikincil-üçüncül amin ayrımından asitlerle tepkimelerine, Hofmann amin sentezinden azo boyar maddelerindeki kullanımlarına kadar bu bağlantıları adım adım kurar.
Amin sınıfını belirleyen ölçüt: azota bağlı organik grup sayısı
Aminler, amonyak (NH₃) molekülündeki hidrojen atomlarının bir veya daha fazlasının organik gruplarla değiştirilmesiyle türetilir. Buradaki organik grup, R ile gösterilen karbon içeren bir grup olabilir. Bu nedenle aminlerin genel yapısında merkez atom azottur; azotun üzerinde ayrıca ortaklanmamış bir elektron çifti bulunur.
Sınıflandırma, azota doğrudan bağlı organik grup sayısına göre yapılır:
- Birincil amin: Azota bir organik grup bağlıdır ve azot üzerinde iki hidrojen bulunur. Genel gösterim şeklindedir.
- İkincil amin: Azota iki organik grup bağlıdır ve azot üzerinde bir hidrojen bulunur. Genel gösterim şeklindedir.
- Üçüncül amin: Azota üç organik grup bağlıdır; azot üzerinde hidrojen kalmaz. Genel gösterim şeklindedir.
Örneğin yapısında azota yalnızca bir metil grubu bağlı olduğu için bu bileşik birincil amindir. ikincil, ise üçüncül amindir. Bir amin molekülünde üç organik grup bulunması, onun üç azot atomu taşıdığı anlamına gelmez; sınıflandırma tek bir azot atomuna bağlı karbon gruplarının sayılmasıyla yapılır.
Bu ayrım, azot üzerindeki hidrojen sayısını saymaktan daha güvenilir bir sınav yöntemidir. Önce azotu bulun, sonra azota doğrudan bağlanan karbon içeren grupları sayın. Karbon zincirinin uzunluğu değil, azota bağlı grup adedi sınıfı belirler.
Azotun ortaklanmamış elektron çifti aminleri nasıl baz yapar?
Aminlerin bazik karakterinin temelinde azot atomundaki ortaklanmamış elektron çifti bulunur. Bu elektron çifti bir protonla () bağ oluşturabildiği için amin, proton kabul eden tür olarak davranabilir. Örneğin birincil amin için tepkime şu şekilde gösterilebilir:
Oluşan iyonu, protonlanmış amin veya alkilamonyum iyonu olarak düşünülebilir. Bu denklemde amin proton almış, azotun bağlı olduğu hidrojen sayısı bir artmış ve pozitif yüklü bir iyon oluşmuştur.
Bu özellik, aminleri alkollerle karşılaştırırken de kullanılır. Lise düzeyindeki genel karşılaştırmada aminlerin bazik karakteri alkollere göre daha belirgin kabul edilir; bunun nedeni, azotun ortaklanmamış elektron çiftinin proton kabulüne katılabilmesidir. Ancak 'bütün aminler aynı kuvvette bazdır' sonucu çıkarılmamalıdır. Aminin yapısındaki organik gruplar ve özellikle azotun bulunduğu kimyasal çevre, elektron çiftinin kullanılabilirliğini etkileyebilir.
Bazlık değerlendirmesinde yalnızca formülde azot bulunmasına bakılmaz. Azotun ortaklanmamış elektron çifti bir bağda kullanılmışsa ya da elektronların molekül içinde yayılması bu çifti daha az erişilebilir hâle getiriyorsa proton kabul etme eğilimi değişebilir. Bu nedenle sorularda önce amin fonksiyonunun serbest elektron çiftinin bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Asitle karşılaşınca serbest amin değil, amonyum tuzu oluşur
Bir amin bir asitle tepkimeye girdiğinde temel olay, azotun proton almasıdır. Örneğin hidroklorik asitle birincil aminin tepkimesi şöyle yazılabilir:
Burada katyonu ile anyonu birlikte bir amonyum tuzu oluşturur. Tepkimenin sonucu, amin molekülünün iyonik bir türe dönüşmesidir. Bu dönüşüm, çözünürlük ve ayırma işlemlerinde önemlidir.
Serbest amin ile amin tuzunu birbirine karıştırmamak gerekir. Serbest amin, yüksüz moleküler yapıdaki gibi gösterilirken asitle tepkime sonrası oluşan tür gibi iyonlardan oluşur. İyonik tuzlar su gibi polar çözücülerle daha güçlü etkileşebilir. Bu nedenle aminlerin asit eklenerek tuz hâline getirilmesi, uygun koşullarda sulu faza alınmalarını kolaylaştırabilir.
Bununla birlikte 'tüm amin tuzları her koşulda suda çok iyi çözünür' şeklinde mutlak bir ifade kullanılmamalıdır. Çözünürlük; tuzun iyonlarına, ortamın sıcaklığına ve çözücüye bağlıdır. Doğru karar kuralı şudur: Asitle protonlanıp iyonik hâle gelen amin, yüksüz hâline göre suyla genellikle daha güçlü etkileşir; fakat kesin çözünürlük karşılaştırması verilen bileşiğe ve koşullara göre yapılır.
Aminlerin suyla etkileşimi ve çözünürlüğündeki sınır durumları
Aminlerdeki azot, moleküle belirli bir polar karakter kazandırır. Küçük organik gruplar taşıyan aminler suyla hidrojen bağı ve dipol etkileşimleri kurabildiğinden suyla belirli ölçüde karışabilir. Buna karşılık karbon zinciri büyüdükçe molekülün hidrokarbon kısmı artar; bu durum suyla uyumu azaltabilir. Dolayısıyla çözünürlüğü değerlendirirken yalnızca 'amin' fonksiyonel grubuna değil, organik kısmın büyüklüğüne de bakmak gerekir.
Asitle tuz oluşumu bu dengeyi değiştirir. Yüksüz amin ile iyonik amonyum tuzunun suyla etkileşimi aynı değildir. Laboratuvar ayırmalarında bir aminin asitle sulu faza alınması, ardından baz eklenerek yeniden yüksüz amin hâline getirilmesi bu farktan yararlanır. Bu işlemde pH değişimi, molekülün iyonik mi yoksa yüksüz mü olacağını belirleyen temel etkendir.
Sınır durum olarak, amin ile amino asit aynı şey değildir. Amin, azot içeren belirli bir fonksiyonel bileşik sınıfıdır. Amino asitlerde ise amin grubuna ek olarak karboksil grubu da bulunur. Bu nedenle bir molekülün içinde amin benzeri bir bölüm bulunması, molekülün bütünüyle basit bir amin olduğu anlamına gelmez.
Amin sentezlerinde alkilleme ile Hofmann dönüşümünü ayırmak
Aminlerin elde edilmesinde yöntem seçimi, hedeflenen amin sınıfına ve başlangıç maddesine bağlıdır. Amonyağın alkillenmesi, organik grupların azota bağlanması fikrine dayanır. Bir alkil halojenürün amonyakla tepkimesi sonucunda önce birincil amin oluşabilir; ancak oluşan amin de alkilleyici maddeyle tepkimeye girebildiği için ikincil ve üçüncül aminler, hatta daha ileri ürünler oluşabilir. Bu nedenle alkilleme, tek bir ürünün kendiliğinden oluştuğu basit bir sınıflandırma yöntemi gibi düşünülmemelidir; ürün dağılımı ve tepkime koşulları önemlidir.
Hofmann amin sentezi olarak anılan Hofmann bromamid bozunmasında ise başlangıç maddesi primer amiddir. Genel dönüşümde amidin karbonil karbonu ürün amininde bulunmaz; bu yüzden elde edilen amin, başlangıç amidine göre bir karbon daha az içerir. Şematik olarak:
Bu yöntemin sınavdaki ayırt edici noktası, 'primer amidden birincil amin ve karbon sayısında bir eksilme' bilgisidir. Eski ve hatalı bir anlatımla bu işlem 'rehidrasyon' diye açıklanmamalıdır; burada söz konusu olan amidin bozunarak amine dönüşmesidir. Yöntemin ayrıntılı reaktifleri ve koşulları soruda verilmedikçe, en güvenli çıkarım başlangıç maddesi, ürün sınıfı ve karbon sayısındaki değişimdir.
Aromatik aminlerin boya ve sentetik iplik üretimindeki yeri
Aminlerin önemi yalnızca asit-baz davranışlarından kaynaklanmaz. Birincil aromatik aminler, azo boyar maddelerin üretiminde başlangıç maddesi olarak kullanılabilir. Bu kullanımda amin yapısının aromatik halka ile birlikte taşıdığı kimyasal özelliklerden yararlanılır. Dolayısıyla 'aminler yalnızca baz olarak kullanılır' ifadesi eksiktir; aminler sentezlerde ara madde ve başlangıç maddesi olarak da önem taşır.
Ankara Üniversitesi açık ders kaynağında birincil aromatik aminlerin azo boyar maddelerin üretimindeki rolü ve sentetik iplik yapımında kullanılmaları belirtilir. Bu bilgi, aminlerin tekstil ve boya kimyasıyla bağlantısını kurar. Ancak her bir amin bileşiğinin aynı endüstriyel amaçla kullanıldığı sonucu çıkarılmamalıdır. Kullanım alanı; molekülün aromatik olup olmamasına, azota bağlı gruplara ve hedeflenen ürüne göre değişir.
Aminleri amino asitlerle ilişkilendirirken de dikkatli olunmalıdır. Amino asitlerin yapısında amin grubu bulunur; fakat proteinlerin oluşumu amino asitlerin bir araya gelmesiyle gerçekleşir. Bu, bütün aminlerin protein oluşturduğu anlamına gelmez. Burada doğru ifade, amin grubunun amino asitlerin yapısında bulunan fonksiyonel gruplardan biri olduğudur.
Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Amin sınıfını belirleme
Verilenler: , ve bileşikleri.
Çözüm adımları:
- Her yapıda azot atomunu bulun.
- Azota doğrudan bağlı karbon içeren grupları sayın.
- Bir grup varsa birincil, iki grup varsa ikincil, üç grup varsa üçüncül amin olarak adlandırın.
için azota bağlı bir metil grubu vardır; sonuç birincil amindir. için azota bağlı iki metil grubu vardır; sonuç ikincil amindir. için azota bağlı üç metil grubu vardır; sonuç üçüncül amindir.
Sonuç: Sınıflandırmada azot üzerindeki hidrojenleri değil, azota bağlı organik grup sayısını esas alın.
Örnek 2 — Asitle tepkime ve ürünün yükü
Verilenler: Birincil amin ve hidroklorik asit .
Çözüm adımları:
- Aminin baz olarak proton kabul edeceğini belirleyin.
- içindeki amin azotunun ortaklanmamış elektron çiftiyle bağ kurar.
- Amin iyonuna dönüşür; geriye kalan karşı iyon olarak bulunur.
Tepkime:
Sonuç: Yüksüz amin, amonyum tuzuna dönüşmüştür. Soruda suyla çözünürlük ya da ayırma soruluyorsa, bu iyonikleşme adımı dikkate alınmalıdır.
Örnek 3 — Hofmann dönüşümünde karbon sayısı
Verilen: adlı primer amid.
Çözüm adımları:
- Başlangıç maddesinin amid olduğunu ve karbonil karbonu taşıdığını belirleyin.
- Hofmann dönüşümünde karbonil karbonunun ürün amininde yer almadığını kullanın.
- Geriye iki karbonlu yapı kaldığı için ürün olur.
Sonuç: Üç karbonlu propanamidden iki karbonlu etilamin elde edilir; ürün birincil amindir ve karbon sayısı bir azalır.
Sık yapılan hatalar ve karıştırılan kavramlar
-
'Azot içeren her bileşik amindir' hatası: Amin sınıfı için azotun amonyaktaki gibi organik gruplara bağlı olması gerekir. Azot içeren her fonksiyonel grup amin değildir.
-
Sınıfı azot üzerindeki hidrojen sayısıyla belirlemek: Doğru ölçüt, azota doğrudan bağlı organik grup sayısıdır. birincil, ikincil, üçüncül amindir.
-
Üçüncül aminde azotun üç hidrojen taşıdığını sanmak: Üçüncül ifadesi azota bağlı üç organik grubu anlatır; bu yapıda azot üzerinde hidrojen bulunmayabilir.
-
Amin ile amonyumu aynı kabul etmek: Amin yüksüz olabilir; proton aldığında amonyum iyonu oluşur. Asit eklenmesiyle amin tuzu meydana gelir.
-
'Aminler güçlü bazdır' ifadesini koşulsuz kullanmak: Bazlık, azotun ortaklanmamış elektron çiftinin proton kabul edebilmesiyle açıklanır; aminlerin bazlık kuvveti yapılarına ve kimyasal çevrelerine göre değişebilir.
-
Hofmann dönüşümünü rehidrasyon olarak yazmak: Primer amidin amine dönüştüğü bu yöntemde karbonil karbonu üründe kalmaz. Bu nedenle ürünün karbon sayısı başlangıç amidinden bir eksiktir.
-
Aminleri amino asitle özdeşleştirmek: Amino asit, yapısında amin grubunun yanı sıra karboksil grubu da bulunan daha özel bir bileşik sınıfıdır.
-
Deterjan ile amin kavramını eş anlamlı sanmak: EBA kaynağı deterjanları petrol türevlerinden üretilebilen, toz, sıvı veya krem hâlinde bulunabilen temizleyici kimyasallar olarak tanımlar. Bu tanım, bütün deterjanların amin olduğu anlamına gelmez.
Aminlerin genel yapıları:
Birincil amin: İkincil amin: Üçüncül amin:
Asitle protonlanma:
Hidroklorik asitle tuz oluşumu:
Hofmann dönüşümünün şematik gösterimi:
Burada , karbon içeren organik grubu gösterir. Hofmann dönüşümünde karbonil karbonu ürün amininde bulunmadığı için karbon sayısı bir azalır.
Evde kullanılan sıvı deterjanı düşünün: Ürünün temizleme amacıyla kullanılması, onu otomatik olarak amin yapmaz. Birçok sentetik deterjan bileşeni petrokimya kaynaklı olabilir; ancak deterjanların tamamının petrol türevi olduğu söylenmemelidir. Deterjanlar toz, sıvı veya krem hâlinde bulunabilen temizleyici kimyasal ürünlerdir. Aminlerle günlük yaşam arasındaki daha doğrudan bağlantı ise amin türevlerinin kimyasal üretimlerde, özellikle boya, sentetik iplik ve bazı ilaç bileşiklerinin sentezinde yapı taşı olarak kullanılabilmesidir; bu nedenle bir temizlik ürününün etiketindeki her kimyasal adı amin olarak yorumlamak doğru değildir.
TYT/AYT kimya sorularında önce azot atomunu ve azota doğrudan bağlı organik grupları bulun. Bir, iki ve üç organik grup sırasıyla birincil, ikincil ve üçüncül amin sınıflandırmasını verir. Bazlık sorularında azotun ortaklanmamış elektron çiftinin proton kabul ettiğini kullanın; asit eklenince ürünün yüksüz amin değil, amonyum tuzu olduğunu yazın.
Hofmann amin sentezinde iki kontrol yapın: başlangıç maddesi primer amid mi ve ürünün karbon sayısı bir eksiliyor mu? Ayrıca 'rehidrasyon' ifadesine dikkat edin; doğru fikir amidin bozunarak amine dönüşmesi ve karbonil karbonunun ürün yapısından ayrılmasıdır. Aromatik amin sorularında ise birincil aromatik aminlerin azo boyar maddelerin üretiminde başlangıç maddesi ve sentetik iplik üretiminde kullanılan bileşikler arasında yer alabildiğini hatırlayın.
Sınır durum: Bir molekülde amin grubu bulunması, molekülün amino asit olduğu anlamına gelmez. Amino asit diyebilmek için yapıda karboksil grubunun da bulunması gerekir.
Sık sorulan sorular
Amin ile amonyak arasındaki temel fark nedir?
Amonyak yapısında yalnızca hidrojenler ve azot bulunur. Aminlerde ise amonyaktaki bir veya daha fazla hidrojenin yerini karbon içeren organik gruplar alır. Amin sınıflandırması azota bağlı organik grup sayısına göre yapılır.
Bir amin neden bazik davranabilir?
Azot atomundaki ortaklanmamış elektron çifti proton kabul edebilir. Bu nedenle örneğin , proton alarak iyonuna dönüşür. Bazlık değerlendirmesi yapılırken azotun elektron çiftinin erişilebilir olup olmadığı da dikkate alınmalıdır.
Amin asitle tepkimeye girince ne oluşur?
Amin protonlanır ve karşı iyonla birlikte amonyum tuzu oluşturur. Örneğin tepkimesinde serbest amin, iyonik amin tuzuna dönüşür.
Hofmann amin sentezinde karbon sayısı neden azalır?
Başlangıç maddesi primer amiddir. Dönüşüm sırasında amidin karbonil karbonu ürün amininde kalmaz. Bu nedenle yapısından elde edilir ve ürünün karbon sayısı bir azalır.
Birincil, ikincil ve üçüncül amin nasıl ayırt edilir?
Azot atomuna doğrudan bağlı organik grupları sayın. Bir grup için birincil, iki grup için ikincil, üç grup için üçüncül amin sonucunu verir.
- •ORGANİK KİMYA (AMİNLER)acikders.ankara.edu.tr
- •Amin (kimya)tr.wikipedia.org
- •aminler.pdfyunus.hacettepe.edu.tr
- •ogmmateryal.eba.gov.trogmmateryal.eba.gov.tr