Yan anlam; gerçek (temel) anlamdan tam olarak kopmayıp yakınlık ilişkisine dayalı olarak zamanla bir sözcüğün yeni benzetmeler yoluyla kazandığı anlamdır.

Yan anlamda kullanılan sözcükler gerçek anlamdan yola çıkılarak bir benzerlik sonrasında oluşmuştur. Yani bir varlığın ismi, şekil olarak ya da işlevsel olarak benzerlik kurulabilen başka bir varlıktan alınmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, sözcüğün gerçek anlamdan tam olarak kopmamış olmasıdır.

Yan anlamda;

  1. Gerçek anlamla ilişkisi kopmamış ve yakınlık ilişkisi devam eder.
  2. Yeni anlamına ancak bir benzetme yoluyla ulaşmıştır.

Örnek:

  • Top oynarken ayağına yabancı bi cisim batmış. (Gerçek anlam, bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.)
  • Yere sert bırakınca masanın ayağını kırdı. (Yan anlam, insan ayağı ile masa arasında anlam ilişkisi kurulmuş.)

Örnek 2:

  • Spordan sonra sırtım çok ağrıdı. (Gerçek anlam, omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm.)
  • Uludağ’un bir sırtı bize bakıyordu. (Yan anlam, insan sırtı ile dağın bir bölümü arasında anlam ilişkisi kurulmuş.)

Örnek 3:

  • Konuşmam bittikten sonra sessizce dönüp bana baktı. (Gerçek Anlam, bakmak bir şeye yüzünü dönmek)
  • Bu mahalleye jandarma bakıyor. (Yan anlam, burada bir şeye yüzünü dönmek ile ilgilenmek arasında anlam ilişkisi kurulmuş.)