Rönesans ya da kelime anlamıyla Yeniden doğuş, Orta Çağ ve Yenilenme süreci arasındaki tarihi dönem olarak bilinir.

Rönesans Dönemi; 15 – 16. yy İtalya’da Eski Roma ve Yunan Eserlerinin incelenmesiyle sanat, bilim, felsefe ve mimarlık arasındaki bağların tekrar kurulmasını sağlayan, Antik Yunan filozof ve bilim insanlarının çalışmalarının çevirilerinin yapıldığı, deneysel düşüncenin canlandığı, insan yaşamı (hümanizm) üzerinde durulmaya başlandığı, matbaanın Avrupa’ya gelmesiyle de bilginin geniş kitlelerle paylaşımının arttığı ve radikal değişimlerin yaşandığı dönemdir.

Bu dönem, diğer dünya ülkelerine göre gelişmişlik ve refah açısından uzun zamandır geriye düşmüş olan Avrupa’nın ticaret ve Coğrafi Keşifler ile yükselişinin öncüsü olmuştur. İtalya Rönesans’ı bu dönemin başlangıcını sanatsal ve bilimsel açıdan gelişmeyi ifade eder.

Rönesans kelime olarak ilk kez İtalyan sanatçı Giorgio Vasari tarafından Vite adlı eserinde (1550) kullanılmıştır. Terim köken olarak Fransızcadır. Bu kelimeyle kastedilen yeniden doğuş iki anlamı içerir. Birincisi antik klasik metinlerin tekrar keşfi, öğrenimi, sanat ve bilimsel alandaki uygulamalarının tespitidir. İkincisi de gelişen entelektüel aktivitelerin sonuçlarının Avrupalılık kültürünü genel olarak güçlendirmesidir.

Rönesansın Ortaya Çıkışı

Rönesans hareketinin yaratıcısı esas olarak tüccarlardır. Tüccarlar en kârlı ticaretin hangi alanda olduğunu araştırmış ve bu yoldan sağladıkları kârı sanat ve endüstri yeniliklerine yatırmışlardır. Rönesans; başta Floransa, Venedik, İngiltere, Portekiz, Hollanda gibi büyük kent devletlerinde doğmuştur.

Rönesans üzerine derin araştırmalar yapanlardan birisi olan Burkhard: “Rönesans insanın yeniden keşfedilmesidir.” demiştir. Döneme bakıldığında da insanın hiçbir kıymetinin olmadığı görülmektedir. Engizisyon mahkemelerinde yüz binlerce insan haksız yere ve çoğunlukla servetlerini ele geçirebilmek uğruna öldürülüyor, papazlar çeşitli menfaatler karşılığında günahları affediyor, hatta cennetten araz satıyordu. Mantık ve insani değerler kaybolmuş, Dünyanın döndüğü sonucuna varak Galileo gibi bir çok düşünür çeşitli işkencelere maruz kalmış, öldürülmüştür.

Bu ortamda başlayan Rönesans Hareketi bilim ve teknolojideki ilerlemenin yanında insan tabiat ve sevgisini de getirmiştir. Rönesans’ın öncüleri, sanat faaliyetlerinin yanı sıra edebiyat, tarih ve arkeolojiye önem vermiş, resim ve tasvir anlayışı gelişmiştir. Mimaride Gotik tarzı terk edilerek barok ve rokoko üslubu geliştirilmiş, dönem mimarisinde ölçü, sadelik ve tabiilik önem kazanmıştır.

Rönesansın Sebepleri

Rönesasın yaşanmasının birçok sebebi olmasıyla birlikte başlıca bir kaç sebebi;

  1.  Kâğıt ve matbaanın icadı.
  2. Coğrafi keşiflerden sonra Avrupa’da sanattan zevk alan zengin bir sınıfın ortaya çıkması.
  3. İstanbul’un fethinden sonra birçok bilim adamının İtalya’ya giderek çalışmalarda bulunması.
  4. Pusulanın geliştirilmesiyle birlikte, coğrafi keşifler sonucunda zenginleşen ve güzel sanatlar gibi alanlara destek veren, bu alanları koruyan bir sınıfın oluşması (coğrafi keşifleri yapan Burjuva sınıfının oluşturduğu ‘mesen’ adlı sınıftır.).
  5. Orta Doğu’ya düzenlenen Haçlı Seferleri (Skolastik düşünce ürünü dogmaların çökmesi, yeni üretim ve yeni tekniklerin öğrenilmesi)
  6. Endülüs Emevileri’nin kıta Avrupası’na taşıdıkları kültür (Astronomi, devlet-vatandaş ilişkisi, hukuki ve sosyal haklar, mimari, sanat, bilimsel bilgi ve yöntemler gibi konuların bütün Avrupa Kıtası’na taşınması)

Etki eden düşünceler

  1. Yeryüzü ilgi çekici ve araştırılmaya değer bir yerdir.
  2. İnsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir.
  3. Gerçek güzeldir. Bu anlayışlara bağlı olarak da yaşadığımız dünya o kadar ilgi çekici bir yerdir ki, ‘Başka dünyaları düşünmenin hiçbir anlamı yoktur’ anlayışı hakimdir.
  4. Hümanizm. Eski dönemlerde olduğundan farklı olarak bireyci bir hümanist anlayış başlamıştır.
  5. Sekülerizm(Küreselleşme)

Sonuçları

  1. Avrupa kilisenin baskısından kurtulup modernleşme çağına geçilmesinde büyük rol oynamıştır.
  2. Eğitimde çıta iyice yükselmeye başlamıştır.
  3. Skolastik görüş (kilisenin dar ve değiştirilemez diye düşünülen görüşü) yıkılmıştır.
  4. Yerine pozitif (bilimsel) düşünce hakim olmuştur.
  5. Reform hareketlerini hazırlamıştır.
  6. Bilim ve teknikteki gelişmeler hızlanmıştır.
  7. Ekonomi alanında yeni uygulamalar ortaya çıkmıştır.
  8. Avrupa’da sanattan zevk alan aydın (Mesen) sınıf ve halk sınıfı oluşmuştur.
  9. Kiliseye olan güven azalmıştır.
  10. Din adamlarının ve kilisenin halk üzerindeki otoritesi sarsılmıştır.
  11. Avrupa’nın her yönden gelişmesine ve güçlenmesine öncülük etmiştir.
  12. Aydınlanma Çağı’na zemin olmuştur.
  13. Kağıt ve matbaanın kullanılmasıyla İncil farklı dillere çevrilmiştir ve din adamlarına olan güven azalmıştır.
  14. Skolastik düşünce yıkılırken yerini deney ve gözleme bırakan bilimsel anlayış meydana gelmiştir.