Orhan Gazi ya da Orhan Bey olarak da tanınır.  1281-1362 yılları arasında yaşamını sürdürmüş, babası Osman Bey’in ölümünden sonra 1326-1359 yılları arasında Osmanlı Beyliğine beylik yapmıştır.  Beyliğin kurucusu Osman Gazi ve Malhun Hatun’un oğludur. Sarışın, uzun boylu, mavi gözlü ve merhametli bir hükümdar olarak tanımlanır.

Yaşamı

Yaşamını konu alan kaynaklara göre 1277-1288 yılları arasında doğmuş, beyliğin Bizans’a karşı giriştiği fetih hareketlerine katılmıştır. Eğitim hayatı hatta okur-yazar olup olmadığı bilinmemektedir. Osmanlı tarihi kayıtlarında adının ilk geçişi 1298 yılında Nilüfer Hatun (Yarhisar Tekfuru kızı Holofira) ile evlendirilmesiyle olmuş, 1300 yılında Köprü Hisar’ın fethinde yer almış kendisine Karaca Hisar uç beyliği verilmiştir. Osman Bey oğlunu beylerbeyi rütbesi ile küçük beylik ordusuna komutan atamıştır. Bu atamadan sonra babasının her askerî eylemine katılmıştır.

Anadolu’da Fetihler

Orhan Bey’in ilk beylik yılları topraklarını genişletmek için giriştiği Anadolu fetihleriyle geçmiştir. Beyliği sırasında diğer Anadolu Beylikleri gibi İran’da kurulmuş olan İlhanlılara yıllık vergi ödemiş, bir yandan da Bizans topraklarına yönelik akınlar düzenlemiş ve Beyliği giderek güçlendirmiştir.

  • 1321’de Mudanya’yı fethetmş, beylik sınırlarını Marmara Denizi kıyısına kadar ulaştırmış, Gebze de kendi adına cami yaptırmıştır.
  • 1321-1326 yılları arasında Osmanlı Beyliği birlikleri beylik sınırlarına sevk edilmiş; Konur Alp Batı Karadeniz dolaylarına, Akça Koca İzmit dolaylarına, Abdurrahman Gazi Yalova (Yalakabad) dolaylarına akınlar yaparak Yalova, Akyazı, Mudurnu, Pazaryeri (Ermeni Pzarı), Sapanca (Ayan Gölü) fetihleri yapılmıştır.
  • 1326 yılında bölgenin en büyük merkezi olan ve yıllardır kuşatma altında tutulan Bursa fethedilmiştir.

Sonraki yıllarda beyliğin gazi komutanları akıncıları ile birlikte Kocaeli topraklarında ilerlemiş, Kartal ve Aydos kalelerini fethetmişler ve Boğaz kıyılarında görülmüşlerdir. Bunun üzerine 1329 yılında Bizans İmparatoru III. Andronikos ve yakın danışmanı (daha sonra imparator olan) İoannis Kantakuzinos emrindeki 2.000 civarı paralı asker ve takviyeli bir Bizans Ordusu ile Kocaeli’ne ilerlemiş, Orhan Gazi’nin ivedi bir şekilde Darıca tarafından gelmesiyle, ilk meydan savaşı olarak Bizans ve Osmanlı güçleri 11 Haziran 1329 tarihinde Maltepe (Palekanon) Savaşı’na girişmişlerdir. Bu savaşta Bizans güçleri Osmanlı güçlerine yenik düşüp bozguna uğramış ve Bizans İmparatoru III. Andronikos yaralı olarak kurtulmuştur.

İznik’in ele geçirilmesi

Orhan Bey’in Bizans’a karşı kazandığı bu zaferin sonucu olarak, bütün Hristiyanlar için kutsal bir yer olan İznik 2 Mart 1331’ de hiç direniş görmeden fethedilmiştir. Orhan Bey ve yakınları tarafından yapılan imar ve bayındırlık çalışmaları ile kısa zamanda İznik, Osmanlı kültür, ticaret ve sanat merkezine dönüşmüştür. Özellikle İznik Büyük Katedrali Camiye, bir manastır da medreseye çevrilmiş, eşi Nilüfer Hatun bir imaret yaptırmış; oğlu Süleyman Paşa ise yeni bir medrese inşa ettirmiştir.

Bu esnada Kara Timurtaş Paşa, Marmara’nın Gemlik ve Armutlu kıyılarını fethederek Osmanlı sınırlarına katmıştır. Daha sonra eski klasik Roma İmparatorluğunun (284 ve civarında) başkentliğini yapmış ve 6 yıldır Osmanlı ablukası altında bulunan Nikomedia (günümüzde İzmit) 1337’de Bizans tarafından savunulamaz hale gelmiş, Bizans valisi Prenses Marika Paleialogos tarafından terkedilmiş, Osmanlı orduları tarafından fethedilip yönetimi Süleyman Paşa’ya verilmiştir.

Bunun üzerine III. Andronikos 1333’de Orhan Bey’den barış istemiş, yıllık 12.000 Bizans altını haraç karşılığında Bizans elinde kalmış olan arazilere Osmanlıların hücum etmemesini teklif etmiştir.

Türkmen Beylikleri’nin Fethi

Bizanslılarla anlaşan Orhan Bey,  1340’lı yıllarda beyliğini Türkmen beyliklerinin fethine yönelmiştir.

Öncelikle Karesi Beyliğinde hükümdarlık kavgasına geçen Demirhan Bey ile Dursun Beyin arasını bulmak amacıyla Orhan Bey 1342’ de Ulubad, Karacabey (Mihaliç ve Mustafakemalpaşa (Kirmasti) kalelerini işgal etmiştir, bununla da yetinmeyerek önemli bir askeri kuvvetle 1345’de Karesi Seferine çıkmıştır. Bu iki kavgalı bey Bergama’da sıkıştırılıp Dursun Bey kuşatma sırasında ölmüş, Demirhan Bey esir olarak alınmış, böylelikle Karesi Beyliğine ait geniş topraklar ve Balıkesir, Manyas, Edincik ve Erdek kentleri Orhan Bey idaresine geçmiştir.

İç Anadolu’ya akınlar başlamış, akınlar 1354’te Gerede ve Osmanlılara kuruluştan beri destek sağlayan Ahilerinin merkezi Ankara kalelerinin Orhan Bey’in eline geçmesi ile son bulmuştur.

Rumeliye Geçiş

Orhan Bey, hükümdarlığının son dönemlerinde Bizans’a yardım etme bahanesiyle Rumeli’ye Osmanlı askeri göndererek Osmanlıların Rumeli’de toprak edinip şehirlere yerleşmesi, yeni bir toprak fethetme süreci (sonucunda ta orta Avrupa’ya uzanacak olan süreç) başlamıştır.

Bizans’a yardım için 1349 yılında Rumeli’ye geçen Orhan Bey, Selanik’e kadar gitmiş ve şehri Slavların elinden kurtarmış, bu yardıma minnettar olan Bizans imparatoru, Gelibolu yarımadasında, Çanakkale Boğazı’nın Avrupa kıyısı üzerinde küçük Çimpe kalesini Avrupa’ya geçerken kolaylık olsun diye yardım ordusunun komutanı olan Süleyman Paşa’ya hediye etmiştir.

Osmanlıların Rumeli’ye geçiş için önemli bir güzergâhta bulunan Çimpe Kalesi’ni elde etmesi, Rumeli’nin fethine zemin hazırlamıştır. Orhan Bey tarafından görevlendirilen oğlu Süleyman Paşa ve askerleri Çimpe’den hareket ederek kısa zamanda tüm Gelibolu yarımadasını, Bolayır ve Tekirdağ’a kadar fethetti. Osmanlıların Rumeli’ye geçişinin Bizans için ne kadar tehlikeli olduğunu gören Kantakuzenos, Osmanlıların Gelibolu’dan çekilmelerini ve Çimpe’nin de büyük bir para karşılığı Bizans’a geri verilmesini önermiş ancak bu teklif Orhan Bey tarafından reddedilmiştir.

Bizans, Osmanlıların fetihleri sebebiyle şaşkınlık içinde Balkanlarda Sırp ve Bulgarlarla birlikte Osmanlılara karşı bazı girişimlerde bulunmuş ancak Orhan Bey, Avrupa’dan Bizans’a gelebilecek yardımları hesaplayarak fethedilen yerlerin yerleşime açılmasını isteyince, Rumeli Harekâtını yöneten Süleyman, özellikle Karesi topraklarındaki Türkmenleri Rumeli’ye geçirerek buralara yerleştirmiştir. Çorlu’nun da Osmanlılar tarafından alınması, Bizans’ın Rumeli’deki Osmanlı varlığını kabul etmesini sağlamış, Orhan Bey’le iyi geçinme siyaseti izleyen İmparator V. İoannes Palaiogolos, Foça’daki Ceneviz korsanları tarafından kaçırılan Orhan Bey’in oğlu şehzade Halil’in kurtarılması için aracı olmuştur.

Vefatı

Rumeli’deki Osmanlı toprakları üzerinde beylerbeylik görevi yapan Süleyman Paşa, Çorlu civarında av sırasında atından düşerek ölmüştür (1357). Böylece 1359-1362 yılları arasında Orhan Bey’in diğer oğlu Murad Bey Rumeli’deki birliklere komuta etmeye başlamış, 1361’de Dimetoka ve Edirne’yi de fethetmiş, Mart 1362’de ise Orhan Bey vefat etmesiyle ve yerine oğlu Murad geçmiştir.


Kaynak ve ileri okuma için;

  • Academia.edu Osmanli Kurulus Donemi 1299-1421 pdf