Buhûrîzâde Mustafa Itrî 1640 İstanbul doğumlu, Türk bestekâr.

Asıl adı Mustafa, takma adı ise Itrî’ydi . Çiçekçilik ve meyvecilikle uğraştığı için bu mahlası almış olduğu söylenir. Ustaları arasında Hâfız Post, Nasrullah Vakıf Halhali, Kasımpaşalı Koca Osman Efendi, Derviş Ömer Efendi gibi, 17. yüzyıl bestecileri vardır. Çağının kaynakları mevlevi olduğunu göstermektedir. Mevlevi mukabelesinde okunan bir Segah ayin bestelemiş olduğundan bu rivayetlerde haklılık payı olabileceği düşünülmektedir.

Hayatı boyunca birçok padişah ve devlet adamından himaye görmüş olup, bunlardan en önemlileri IV. Mehmet ve Gazi Giray Han’dır. Devlet adamlarına yakınlığı nedeniyle bir dönem esirciler kethüdalığı yapmış, sarayda da musiki dersleri vermiştir.

Eserleri


Itrî’nin Neva Kâr’ı Klâsik Türk Musikisi repertuvarının en yetkin eseri olarak kabul edilmektedir. Makamsal geçkiler, ezgilerin zengin ve orijinalliği bu eseri bir baş yapıt haline getirmiştir. Kâr’ın sözleri ünlü İranlı şair Hafız-ı Şîrâzî’ye aittir.Yine Segâh Yürük Semaisi olan “Tûti-i mûcize-gûyem ne desem lâf değil” çok bilinen ve seslendirilen bir eserdir. Eserin güftesi Nefî’nindir.

Itrî’nin küçük formda (şarkı, türkü, köçekçe v.s.) hiçbir eseri günümüze kadar gelememiştir. Eserlerin tümü büyük formlardadır. Dini musikinin de çok önemli eserleri yine Itrî’ye aittir. Bunlar arasında Segah Bayram Tekbiri, Segah Salat-ı Ümmiye, Cuma Salatı, Dilkeş-haveran Gece Salası, Rast Mevlevi “Na’t-ı Mevlana” bütün İslam Dünyasında meşhurdur.

Diğer eserleri

Itrî’nin elde kalan dindışı eserlerinden yalnız dördü saz eseridir (üç peşrev, bir saz semaisi), öbürleri hep sözlü, yani güftelidir. Bunlardan Nefi’nin “Tut-i mucizeguyem ne desem laf değil” diye başlayan güftesi üzerine yaptığı segah yürük semai beste ile Şirazlı Hafız’ın Gülbün-i ıyş midemed saki güülizar kü?(Eğlence bahçesi yeşermekte, gül yanaklı saki nerede?) adlı güftesi üzerine neva makamında Kár’ı çok tanınmıştır. Itrî ayrıca 1640 yılında imparatorluğun Esirciler Kethüdalığını yapmış ve Mustafabey adını verdiği bir Armut cinsini yetiştirmiştir.

Mezarı Edirnekapı Şehitliği’nde bulunmaktadır.