Azot veya Nitrojen (N); periyodik tabloda 2. periot 5A grubunda bulunur ve atom numarası 7’dir. Bir ametaldir; renksiz, kokusuz, tatsız ve atıl bir gazdır . Dünya atmosferinin yaklaşık %80’ini oluşturur ve tüm canlı dokularında bulunur. Ayrıca aminoasit, amonyak, nitrik asit ve siyanür gibi önemli bileşikler de oluşturur.

Adı, Fransızca azote; “havayı oluşturan gazlardan biri” sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: Antoine de Lavoisier, Fr. kimyacı (ö 1794).) Fransızca sözcük Eski Yunanca azōtēs αζωτης; “yaşatmayan, can vermeyen” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca záō ζάω “yaşamak” fiilinden an+ önekiyle türetilmiştir.

Keşfi

Havayı oluşturan maddelerden birinin yanma olayında yer almadığı daha önce Rutherford tarafından fark edilmiş ve bunun üzerine çalışmalar yapmıştır. Yaptığı çalışmalar sonunda onu zehirli hava veya sabit bir hava olarak adlandırmıştır. Aynı dönemlerde bir çok bilim adamı bu sabit hava üzerinde çalışmalay yapmış ve sonuçta Antoine Lavoisier bu maddeyi; Yunanca αζωτος (azotos) “cansız” anlamına gelen azote olarak adlandırmıştı. Nitrojen adını ise 1790 yılında Fransız kimyager Jean Antoine Chaptal tarafından, Yunanca “sodyum karbonat” anlamına gelen “nitron” ile, Fransızca “üreten” anlamına gelen ve yine Yunanca kökenli gène sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle ortaya çıktı. Bu sözcük İngilizcede kullanılır oldu ve sonraları pek çok dile girdi.

Bileşikleri orta çağlarda biliniyordu. Simyacılar, nitrik asidi aqua fortis olarak biliyorlardı. Metallerin kralı adı verilen altını çözebilen karışım olması dolayısıyla, nitrik asit ve hidroklorik asit karışımı; aqua regia (asil su) olarak biliniyordu. Azot bileşiklerinin ilk endüstriyel ve zirai kullanımı; güherçile (sodyum veya potasyum nitrat) ve kısmen de barut yapımı şeklinde oldu. Daha sonraları da gübre ve kimyasal hammadde olarak kullanıldı.

Elde edilişi ve kullanımı

Oksijen, aldığımız nefesle birlikte içimize girer, besinleri yakar, vücuttaki faaliyetler için gerekli enerjiyi ve sıcaklığı sağlar. Azot, hava basıncının en önemli kısmını oluşturur. Oksijenin yoğunluğunu hafifletir ve teneffüs ettiğimiz havayı hoş bir hâle getirir. Havada Azot bulunmasaydı Oksijen tek başına zararlı ve rahatsız edici olacaktı. Azot, aynı zamanda bitkiler için de tabiî bir gübredir. Havadan toprağa geçen Azot, oradan mikroorganizmalara, mikroorganizmalardan da bitkilere geçer. Azotun bu seyahatı sonucu hayatın temel gıdaları olan proteinler hazırlanır. Topraktan mikroplara, oradan bitkilere, bitkilerden de hayvan ve insanlara varan akıllara durgunluk veren bir yardımlaşma ortaya çıkar.

Son derece kararlı bir yapıya sahip Azot, ancak şimşeğin oluşturduğu ısı ile parçalanabilmekte ve Azotoksitlere dönüşebilmektedir. Her şimşek 50 kg Azot, her saniye dünya atmosferinde çakan şimşekler ise toplam 5.5 ton Azotoksitin oluşması demektir. Şimşeklerle oluşan Azotoksitlerin, canlıların Azot ihtiyacının %50’sini karşıladığını yeni öğrendik ve dolayısıyla şimşeksiz bir hayatın mümkün olamayacağını da.

Azot endüstriyel anlamda, sıvı hava’nın kısmi distilasyonu ile ya da gaz halindeki havadan mekanik olarak (basınçlı ters osmoz yöntemi) elde edilir. Azot, hayvan dışkılarının, üre ve ürik asit halinde büyük bir kısmını oluşturur.

Moleküler azot, büyük oranda Satürn’ün Ay’ı Titan’ın atmosferinde bulunur. Ayrıca, yıldızlar arası uzayda da varlığı David Knauth ve arkadaşlarının yaptığı çalışmalarla saptanmıştır.

Moleküler azot, atmosferde reaktif değildir fakat doğada, canlı organizmalar (bakteriler) tarafından biyolojik ve endüstriyel anlamda faydalı bileşiklere dönüştürülür. Endüstriyel anlamda azot ve doğal gaz, Haber prosesi ile amonyağa dönüştürülür. Amonyak da ya gübre olarak ya da patlayıcılar gibi başka maddelerin üretiminde (Ostwald prosesi ile nitrik asit üretimi) başlangıç maddesi olarak kullanılır.

Azot tuzları içinde en önemlilerinden biri potasyum nitrat (veya saltpeter: güherçile) olup tarih boyunca barut yapımında kullanılmıştır. Diğer bir tuz da amonyum nitratdır ve gübre olarak kullanılır. Diğer azotlu organik bileşikler nitrogliserin ve trinitrotoluen olup patlayıcı yapımında kullanılırlar. Nitrik asit sıvı yakıtlı füzelerde oksitleyici olarak kullanılır. Hidrazin ve türevleri füze yakıtlarında kullanılır.

Nitratlı gübreler ekili arazilerin sulama sularıyla sürüklenerek akarsulara ve yeraltı sularına karışması büyük kirliliklerine sebep olmaktadır. Siyano (-CN) içeren bileşikler aşırı derecede zehirli tuzlar oluşturur ve tüm memeli canlılar için öldürücüdür.