Astroloji; göksel cisimlerin ve astronomik olayların, insan karakteri ve kaderi üzerine etkilerinin olduğu önermesini konu alan, bilimsel gerçekliğe sahip olmayan sözde bilimdir. Adı, Yunanca yıldız anlamına gelen astro ve bilgi anlamına gelen logos kelimelerinden türemiştir.

Astroloji size, gelecekte ne gibi etkiler içerisinde kendinizi hissedebileceğinizden sizi haberdar edebileceğini iddia eder. Eskiden astrologlar gök günlüğü adı verilen ve gökyüzü konumunun gün, ay ve yıl olarak gösteren bir kitap ve ev tabloları kullanarak Yıldız Haritası grafiğini çıkartırlardı.

Nasıl Doğdu?

Batıda Batlamyus’un öğretilerine dayanan astroloji, doğuda Hint ve Sabii geleneklerinde kendisine zemin buldu. Batlamyus’a göre gök cisimlerinden yayılan şuâlar, yeryüzündeki varlıkların karakterini ve tabiatını etkisi altına alır ve kendi karakterlerini temsil etmeye yöneltirler. Bu öğretiye göre, gök yüzünde kırk sekiz yıldız kümesi, yani burç vardır. Güneş bir yıl boyunca bu burçlardan on iki tanesine uğrar. Güneşin her burçta yaydığı şuâ ve ışnlar insanların karakterleri üzerinde derin izler burakır. Babiilere göre, yeryüzündeki bütük değişiklikler, gök cisimlerinin özel yapıları ve hareketleri ile ilişkilidir. İnsanın her türlü mutluluğu ve üzüntüsü gök cisimlerinin ve feleklerin özel yapı ve hareketlerinden kaynaklanmaktadır. Sabiiler, insanların karakter ve tabiatlarını tamamen feleklerin yönlendirdiğine inanırlar.

Hint geleneği ise, yıldızların özelliklerinden hüküm çıkarmıştır. Bu gelenekteki Zuhal yıldızı saadetin kaynağıdır ve her türlü saadet buradan verilmektedir. Ayun bir aylık seyinde yirmi sekiz menzil vardır. Ay her bir menzile girdikçe, yer yüzündeki varlıklar farklı şekillerde bundan etkilenirler. Astroloji, yıldızname, burççuluk Müslüman geleneği olmayıp, Putperestlere ait bir gelenektir. Zamanla halkın dilinde yer bulan ‘yıldızın düşük’ beya birisi ile ilgili olarak ‘onunla yıldızım barışmaz’ gibi sözler bu eski ve ilkel geleneklerden kalmıştır ve gerçeklikle alakası yoktur.