Ahmed en-Nihâvendî, Fars gökbilimci ve matematikçi.

8. yüzyıl’da yaşayan Ahmed en-Nihâvendi İran’da Cundişapur rasathanesinde güneş hareketlerinin astronomik gözlemlerini yapmıştır.

Hakkındaki bilgilerin tamamı İbn Yunus’un rivayetlerine dayanmaktadır. Bu rivayetlere göre Nihâvendi, Halife Hârûnürreşîd’in veziri Yahyâ b. Hâlid b. Bermek’in zamanında Cündişâpûr’da astronomik gözlemler yapmış ve bu gözlemlerinin sonuçlarını ez-Zîcü’l-müştemil adlı cetvellerde toplamıştır.

Yahyâ b. Bermek’in 786-803 yılları arasında vezirlik yaptığı göz önüne alınırsa Nihâvendî’nin, Batlamyus’tan (Ptolemaios) sonra güneşin vasati hareketlerini belirleyen bu ilk gözlemleri 790 yılı civarında yaptığı tahmin edilebilir. O dönemde, eski Yunan ilminin İslâm dünyasındaki merkezi İran’daki (Hûzistan) Cündişâpûr’du ve yeni kurulmuş olan Bağdat henüz o seviyeye gelmiş değildi. Bununla birlikte müslüman yazarlar, Nihâvendî’nin gözlemlerini yaptığı rivayet edilen rasathâneden bahsetmemektedirler.

Kaynaklara göre İslâm dünyasındaki ilk rasathâneler Hârûnürreşîd’in oğlu Me’mûn zamanında (813-833), Bağdat’ta Şemmâsiyye semtinde ve Şam yakınlarındaki Kāsiyûn dağında kurulmuştur. Bu durum Nihâvendî’nin, sahasındaki ilk ve dolayısıyla önemli olan çalışmalarının kendi döneminde yeterince duyulmadığını göstermektedir. Öte yandan, modern araştırmacılardan De Lacy O’Leary, İslâm’dan önce İran’da mevcut rasathâneler arasında yeri bilinen tek rasathânenin Cündişâpûr’daki olduğunu, ancak bunun Nihâvendî’nin zamanına kadar işlerliğini sürdürüp sürdürmediği hususunda şüpheler bulunduğunu, N. Ahmed ise Nihâvendî’nin Cündişâpûr Rasathânesi’nde çalıştığını ve kullandığı aletlerin de çok hassas olduğunu yazmaktadırlar.

Eserleri

  • ez-Zîcü’l-müştemil (Şümullü rasat cetveli);
  • el-Müdhal ilâ ʿilmi’l-heyʾe (Ptolemaios’un kitaplarının muhtevası üzerine yazdığı otuz bölümden oluşan bir eser).
  • Kitâbü’l-Müdhal ilâ ʿilmi’n-nücûm;
  • Kitâbü’l-Cemʿ ve’t-tefrîk;
  • Kitâb ilâ Muhammed b. Mûsâ fi’n-Nîl (Nil hakkında Muhammed b. Mûsâ’ya gönderdiği risâle).

Ancak ikinci ile üçüncü eserin aynı kitap olması kuvvetle muhtemeldir. Öte yandan beşinci eserin adı da ortaya iki problem çıkarmaktadır.

  • Birincisi Nihâvendî ile aynı dönemde yaşamış Muhammed b. Mûsâ isimli bir yazarın varlığının bilinmemesi,
  • ikincisi de bazı araştırmacıların İranlı bir astronomun Mısır’daki Nil nehriyle ilgilenmesini pek mantıklı görmemeleridir.

Ancak daha milâttan önce IV. yüzyılda Aristo’nun Nil hakkında bir kitap yazdığı ve Helenistik dönemde de birçok müellifin aynı konuda eser kaleme aldıkları bilinmektedir ve dolayısıyla Nihâvendî de böyle bir eser yazmış olabilir. Eğer nîlin Arapça neyl “nâil olma, murada erme, isteğe kavuşma” kelimesi olduğu ihtimali (bk. Suter, s. 10) kabul edilirse o takdirde bu eserin şans, talih üzerine yazılmış bir yıldız falı kitabı ve Muhammed b. Mûsâ’nın da tanınmamış bir müneccim olduğu düşünülebilir.


Kaynak ve ileri okuma için;