aba (1)is.

  1. Yünden, dövülme veya bastırılma suretiyle yapılan kalın ve kaba kumaş.
  2.  Bu kumaştan yapılan yakasız, uzun üstlük.
  • Aba da bir kebe de bir giyene / Güzel de bir çirkin de bir sevene Türkü.
  1.  sf. Bu kumaştan yapılmış olan.
  2.  Eskiden dervişlerin giydikleri abadan yapılmış önü açık ve geniş kollu hırka

Aba altından değnek göstermek: Yumuşak başlı ve sakin göründüğü hâlde, gizliden gizliye karşıdakini korkutmak.

Aba bulamaz etine atlas yamar götüne: Esasen fakir ve yoksul olduğu halde, bu durumuna bakmadan lüks içindeymiş gibi yaşamaya çalışır.

Aba gibi: Kalın ve kaba.

Abası kırk yamalı: Çok yoksul

Abayı sermek: Bir yerde gereğinden fazla kalmak.

Abayı yakmak: Aşık olmak, çok sevmek, tutulmak.

Aba (2) is. çoc.

  1.  Abla, büyük kız kardeş.
  2.  Anne.

Abacı is.

  1. Aba yapan abadan yapılmış giyecek, terlik, heybe ve benzeri şeyler satan veya diken kimse.
  2. mec. Beleşçi, bedavacı.

Abacı kebeci; (ya) sen neci: İlgililerin bu işle uğraşmaları normaldir. Sana ne oluyor?

Abacılık is. Aba yapma mesleği